Asikurtlar©

İş Takviminin Son Sayfası

İş Takviminin Son Sayfası
29 Ağustos 2016 - 19:13 'de eklendi ve 3970 kez görüntülendi.

 

 

Bugün işimiz biraz takvimle…
Darbeyi “reise yönelik bir demokrasi suikastı” zannedenlerden “beynimize yönelik bir saraykomplosu” olarak görenlere kadar herkesindikkat etmesi gereken bazı kronolojikhususlar var:
15 Temmuz saldırısında darbeye benzemeyen olayların vuku bulması, Darbenin biraz da “Tuğgeneral” yaşındayapılmasından kaynaklanıyor.

Darbeyi yapan örgütün elinde yeterince Orgeneral veya Korgeneral bulunmaması, olayın alışılmışın dışında gerçekleşmesine sebep oluyor. Bu yüzden de zaman zaman kafalar karışıyor!
15 Temmuz 2016 itibariyle TSK’daki Orgenerallerin yaş ortalaması 60’ın üzerindedir.
Yani 1952’de dünyaya gelmiş birHulusi Akar’ın1972’de Teğmen çıktığındaFetullahçı Terör örgütünün pençesine düşme ihtimali yoktur.

70’lerde ve 80’lerin ilk yarısında tek tük Fetullahçı subay yetişse de 80’lerin ikinci yarısında ışık evlerinden gelerek sızma yoluyla Askeri Liselere ve Harp okullarına giren Fethullahçı subayların bugünkü yaşları 50’nin altındadır.
Mesela adları ekranlarda sıkça duyulan darbeci Generallerden Semih Terzi ve Mehmet Partigöç1989 yılında Teğmen olmuşlardır.

Örgütün elinde az bulunan Mehmet Dişli, Mustafa İlter gibi Tümgenerallerin de Harp Okulu1985 mezunu olup 2015’te Tümgeneralliğe terfi ettikleri anlaşılmaktadır.
Zaman gazetesinin kuruluş tarihi de 1986’dır.

Yani 80’lerin ikinci yarısı,Fethullah Gülen’in işine abandığı yıllarıdır.
Örgütün 1983’te başlayansivil dönemde yoğun bir şekilde orduya sızdığı, vesayeti kendi eline almak üzere subay yetiştirme işine hız verdiği anlaşılmaktadır.
15 Temmuz Darbesinin garip ve anlaşılmaz olmasının sebeplerinden birincisi, işte bu darbecilerin “yaşının tutmaması” olayıdır!

Sağlam bir darbe için en az 10 tane Orgeneraleihtiyacı olan darbecilerin elinde damat, gelin kontenjanından iki tane Orgeneral vardır.

Gelelim 30-35 yıl yatırım yapılan yüzlerce subayın bir 10 yıl daha beklemeleri halinde TSK’nın bütün Kuvvet ve Ordu komutanlıklarını ele geçirme imkânları olduğu halde darbenin 15 Temmuz’da gerçekleşmesine…
Bunun iç ve dış politik sebepleri vardır: Sebeplerin merkezi “Türk – Amerikan ilişkileri”dir.
Sadece bildiğimiz kadarıylaABD, Gülen Cemaatini:

1- Orduya atılan Ergenekon-Balyoz-Askeri casusluk kumpaslarında,
2-Yargıya yönelik 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumunda
3- Türkiye’nin bütünlüğüne yönelik Barış Süreci-Çözüm süreciihanetinde
4- Milliyetçi unsurların dinleme ve izlemelerle bertaraf edilmesinde,
5-Gezi’de Occupy-Canvas tipi turuncudevrim girişiminde,
6- PKK’nınazdırılması veHDP’ningüç kazanmasında,
7-IŞİD üzerinden Hakan Fidan’a ve MİT TIR’larına yapılan saldırılarda,
8- Yolsuzluk üzerinden 17-25 Aralık saldırılarındakullanmıştır.
Türkiye’nin bunlarla geldiği nokta ABD’nin istediği yer olmayınca da…
15 Temmuz darbe girişiminde TSK’yı felç ederek Türkiye’yi Suriyeleştirmek istemiştir.
1999’da Gülen’in ABD’ye sığınmasından itibaren kamu diplomasisinde, Sorosçu Açık Toplum operasyonlarında ve 2014’e kadar olanbütün seçimlerde sürekli kullandığı da bellidir.

ABD’nin bu örgütü kendisinin mi kurduğu yoksa keşif mi ettiği o kadar da önemli değildir.
Ancak Gülen “dünyada ABD’ye rağmen hiç bir şey yapılamayacağına” inandığına göre ordu içindeki sızıntı faaliyetini de ABD’nin bilgisi, onayı ve hatta desteği dâhilinde yaptığıaçıkça bellidir.
Hiç kimse “bir Müslüman Türk vatanına bu kadar kolay ihanet edemez” ön kabulüne sığınmamalıdır.
Geçmişte Marksist ideoloji, “milliyet”in geleneksel etkilerini nasıl elimizden alabildiyse itikâdi bir inkılap da

Müslümanlığın bilinen etkilerini o şekilde ortadan kaldırabilecektir.
“Seccademizi koyduğumuz yer vatanımızdır” sözü, bize göre “çok gezen imam”larda görülen bir meslek hastalığıdır!
Çünkü dünyada milletler arası mücadeleyi önleyebilecek bir seccade henüz dokunmamıştır.
“Dost ve müttefik” ülkeler arasında bile derin bir mücadele ve hatta işte bugün ABD’yle aramızda olduğu gibi gizli savaşlar vardır.
Tartışılan bir başka nokta: “ABD’nin mi Erdoğan’dan kurtulmak için Gülen’in 40 yıllık emeklerini heba ettiği” yoksa “Gülen’in mi Erdoğan’dan kurtulmak için Türk-Amerikan ilişkilerini riske ettiği”dir!..
Artık ikisi de o kadar önemli değildir.

Amerikan vakıfları, Vatikan, Zaman, Agos,Hrant, Mahçupyan, Taraf, Kriptolar, Boğaziçi, Şişli, “Hepimiz Ermeniyiz” lakırdısı,PKK, HDP,Rus Uçakları,Yezidiler, Alman Milan füzeleri,PYD’ye Amerikan hava desteği…
Hepsi sarmaş dolaş bir arada!..Bir IŞİD çıkmış ortaya, onu da salmışlar bizim tarafa!..
Allah, ordumuza güç kuvvet versin;bu işin sonuhiçhayırlı görünmüyor!
Çünkü önsezilerim beni yanıltmıyorsa bu iştakvimininson sayfasında”Kürtlerinvaftiz edilmesi”yazıyor!
Vatikan’daki Papa’dan,Şengal’dekiTavus’a kadar bunca alakasız adam bunun için bir araya geliyor!
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER