SON DAKİKA

Ahhhh Fırat’ım !

Gündem Yazıları

İran’ dan Sonra Hedef Neresidir?

Bu haber 03 Ocak 2018 - 20:51 'de eklendi ve 2.058 kez görüntülendi.

İran’da halkın ekonomik gerekçeler ile sokağa çıkmasıyla başlayan gösterilerin siyasal bir “değişim rüzgârına” dönüştürülmek istendiği görülüyor.

İran’ın maşhat kentinde başlayan gösterilerin ses hızıyla diğer şehirlerine yayılması orada bir projenin işlediği şüphesini doğurdu…

***

Aradan çok geçmedi…

ABD Başkanı Trump Twiter’den; “Mükemmel İran halkı yıllardır baskı altında bulunuyor. onlar özgürlüğe açlar. İran’da değişim vakti geldi” şeklindeki açıklamasıyla İran’da yaşananlara destek verdi…

***

Artık mesele anlaşılmıştır.

İran’da “özgürleştirme” kodlu Amerikan planı artık sahnededir…

Tıpkı Irak ve Afrika’da olduğu gibi…

***

2017’nin son gününde İran’da baş gösteren olayların tesadüf olması ve ardından ABD’nin “arkanızdayız” mealli açıklaması ve rejimi hedef alması başka türlü yorumlanamaz…

Trump’ın açıklamalarını daha da ilginç hale getiren; İran halkı “yiyecek ve özgürlüğe” açtır. “İran halkının varlıkları çalınıyor” cümleleridir…

Başkan’ın bu hamlesi, 1953 yılında CIA ve M16 istihbarat örgütlerinin çalışmasıyla “İran’ın petrol zenginliği İran halkının olmalıdır” diyen Başbakan musadık’ın devriliş hikâyesini hatırlatıyor…

O dönemde de sokak olayları yaşanmıştı…

***

Yıl 2018…

İran yeniden karıştırılmak istenmektedir…

Başkan Trump İranlı yetkililerin bu bir “Amerikan oyunu” filan demesine gerek bırakmayacak netliktedir…

Bizzat kendisi direk olarak göstericilere hitaben “arkanızdayız” mesajı vererek Bölgede kartlarını açıkça oynuyor…

***

İran’da göstericilerin argüman olarak kullanılan sloganlara bakınca “Ameri-kan kokan” sözde özgürlük nakaratı olayları körüklüyor.

Mesela; “kadın hakları, devrim muhafızlarının bütçesi” gibi konular kaşınarak “Özgürleştirme ve yoksulluk” kavramlarının sloganlaşması kitlelere yayılması hedefleniyor…

***

Özgürleşme denen sihirli iksir sadece İran’da ortaya çıkmadı. Bu sabıkalı slogan Saddam’ın Irak’ında, Kaddafi’nin Libya’sında, Mübarek’in Mısır’ın da ve Afrika da, birçok ülkede yönetimleri hizaya getirmek için kullanılan bir silaha dönüştü…

Halklar bu silaha karşı koyamıyor.

Çünkü özgürlük denen masum kavramın arkasına saklanan zehri kimse fark edemiyor.

Burada suçlu kim?

Bana göre suçlu sadece Emperyalistler değildir..

Ülkesinde “yerli ve Millilik kavramını toplum bilinci olarak halkının yüreğine kazıyamayan yönetimler de suçludur…

***

Amerika-İran ilişkilerindeki çatlak yeni değil, geçmişe dayanan ve biraz karışık bir denklemdir…

Nükleer silahların sınırlandırılması, İran’a uygulanan Amerikan ambargosu ve delinmesi meselesini de aşan derinlikte sorunlar var.

Bir kere Amerika İran’ın Suriye, yemen, Lübnan ve Irak ekseninde uyguladığını düşündüğü Nüfuz politikalarından rahatsızdır.

İran’ın genişlemesinden ve Rusya ile yakınlaşmasından huzursuzdur…

İran’ın rejim yapısı çok farklıdır. bu farklılık Dini liderin daha güçlü bir konumda olmasından kaynaklanıyor.

İran’da yönetimsel güç dağılımı haliyle ABD, İngiltere, İsrail gibi bölgesel politikalar kurgulayan ülkelerin oyun kurmasını zorlaştırıyor.

***

Dolayısıyla İran’da halkın ekonomi ve demokrasi taleplerini öne sürerek yaygınlaşan gösterilere Amerika’nın açık destek vermesi aslında “Dini lider, Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasındaki kritik güç dengesini bozmak” bozmaktır…

Farklı çatlak seslerin ortaya çıkması İran’ın kırılma noktası olabilir…

***

Kısa bir örnek verelim;

Bu noktada Ruhani sürpriz bir hamle yaptı.

Ruhani: “İran halkının protesto hakkı vardır” dedi. “Şiddete izin vermeyiz” dedi..

Sonuçta Kontrolündeki İran Devlet televizyonu protesto haber yaparak yayınına devam ediyor.

***

Hamaney ise sosyal medyayı yasakladı.

***

İşte bu iki farklı güçler dengesi şimdi birbirine karşıt gibi bir görüntü veriyor.

İran’da dini lider ile Cumhurbaşkanın farklı görüşler ortaya koyması haliyle Trump’ın planına uyuyor.

İran Şah dönemindeki ikilemi yaşıyor…

***

ABD’nin bölgesel hukuku ve Trump’ın durumuna gelince;

Amerika durumdan vazife çıkaran, makro ölçekli ekonomik ve yönetimsel işgal planlarına yenisini ekleme peşindedir.

Afganistan’dan başlayıp Irak, Afrika ve Suriye’de devam ettirdiği “kuşak” projesinin İran kesitinde gösteriye soyunmaktadır.

***

Garip olan, Trump ve Hamaney’in “ekonomik ve demokratik” talepler öne çıkarılarak sürdürülen göstericilerin değirmenine birlikte su taşımalarıdır…

***

Amerika bölgede ne istemektedir?

Dünyaya gönüllü jandarmalığa soyunana ve tüm dünyada durumdan vazife çıkarak ABD buradan sonra nereye koşacak acaba?

***

Türkiye’nin yakından izlemesi ve kesinlikle müdahil olmaması gereken önemli bir durum var ortada…

Bu endişeyi sadece biz değil Milli düşünen siyasetçiler de duyuyor.

MHP İstanbul Milletvekili sayın İzzet Ulvi Yönter twiter üzerinden önemli bir uyarıda bulundu.

Yönter, Trump’ın “İran’da değişim zamanı” mesajına şu yanıtı verdi;

“Bu twit sorumsuzluk, cahillik, düşmanlıktır. İran’dan sonraki hedef neresidir? Değişim zamanının geldiğine kim, nasıl, hangi hakla hükmetmektedir? Emperyalizm yeni kurbanlar peşindedir. Trump ise mahıv, aynı zamanda muzmahil bir ruhla felakete hizmet etmektedir”…

Sayın Yönter son derece haklı ve hassas bir konuyu gündeme getirdi…

Yerli ve milli düşünen zihinler bu hassas uyarıya kulak vermelidir..

***

Gerçekten İran’dan sonraki hedef neresidir?

Mustafa ERTEKİN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.