Asikurtlar©

İnsanlıktan istifamı arz ederim!..

İnsanlıktan istifamı arz ederim!..
18 Aralık 2016 - 16:49 'de eklendi ve 3655 kez görüntülendi.

Dün sabah Kayseri’de hain teröristlerin saldırısı sonucunda 14 Mehmetçiğin şehit düştüğü, 56 evladımızın da yaralandığı patlama haberi geldiğinde yıllar öncesine gittim. Çünkü şehit jandarma eri ağabeyinin tabutuna sarılarak “Bana ağabeyimi geri verebilir misiniz” diye bağıran, hıçkırdıkça ekran başındaki herkesi ağlatan küçük bir çocuğun haykırışını duyar gibi oldum.
Bir de, Beşiktaş’ta 37’si polis 44 canımızı kaybettiğimiz canlı bomba eyleminden sonra minik Duru’nun, şehit polis babasının tabutuna yaşlı gözlerle bakarken, anneciğine yönelttiği cevabı çok zor o soruyu hatırladım:
“Babam niçin onun içinde?..”

* * *

Yıl 1998, Kasım ayı, Gaziantep…
Tepemizde yazdan kalma, insanı avareliğe çağıran, sımsıcak bir güneş… İki yanı ulu serviler ve asırlık çamlarla çevrili, daracık bir yolda ilerliyoruz… Etrafta mis gibi çam kokusu, yanımda ortaokul ikinci sınıf öğrencisi küçük Serkan var.
Hani bir şehit cenazesinde, bayrağa sarılı tabuta adeta yapışarak ‘‘Bana ağabeyimi verin!.. Ağabeyimi geri verebilir misiniz?..” diye ağlayan, kavruk tenli, zayıf bir çocuk vardı ya, şimdi birlikte yürüdüğümüz Serkan, işte o çocuk…
Hıçkırırken hepimizi ağlatan, en katı kalplimize bile iç geçirten Serkan’la, uzun ince yolda yürüyoruz, gözlerine bakamadan…
Çünkü baktığım anda, görsel hafızama yaşadıkça silinmeyecek bir kayıt olarak yerleşen görüntülerin, durmaksızın gözlerimin önünden geçeceğini ve kulaklarımda hep o yakarışın çınlayacağını biliyorum.
‘‘Ağabeyimi geri verebilir misiniz?..”

* * *

Servilerin ardına kayan güneşin önümüze düşürdüğü gölgelerimizi izleyerek, çiçek kokuları arasında yaz bahçesi gibi rengârenk bir yere geliyoruz! Burası Gaziantep Şehitliği…
Günlerden cuma olduğu için şehitlik, analar, babalar, bacılar, eşler ve belki de kahraman babaları şehit düştüğünde ana karnında olduklarından onları artık hiç göremeyecek minicik bebelerle dopdolu.
Serkan’ın terzilik yapan babası Kadir Kayalı, annesi Teslime Hanım, kız kardeşi Özlem de şehitlikte… Teslime Hanım, Sivas’ın Karayün Jandarma Karakolu’nda nöbet tutarken bölücü teröristlerin 8 kurşunuyla şehit düşen evladı Salman’ın mermer mezarını öpüyor, kokluyor ve gözyaşlarıyla mezar taşının üzerindeki toz zerreciklerini bile yıkıyor.
Şehitlik, insanın yüreğini yakan öykülerle dolu. Aslan gibi evladını toprağa verdikten sonra aklını yitiren analar mı istersiniz, yiğitlerin acısına dayanamayıp tez zamanda bu dünyadan göçüp giden babalar mı?..

* * *

Ailenin kentin arka semtlerinden biri olan Çamlıca Mahallesi’ndeki gecekondu bozması evlerine de gidiyoruz…
Şehit anası Teslime Hanım, yavrusunun çocukluğunu anlatıyor, şehit düştükten sonra evine gönderilen giysilerini, çamaşırlarını gösteriyor… Yüreği yanık anne yiğidinden kalan her şeyi, hatta kullanılmış tıraş bıçaklarını bile saklamış. Onları her sabah sandığından çıkarıp, okşadığını ve sonra ertesi gün yeniden koklayarak sevmek üzere, özenle yerlerine koyduğunu söylüyor…

* * *

Edirne’den Ardahan’a tüm şehit ailelerinin öyküleri birbirine benziyor. Türkiye ekonomisinin kötü yönetilmesinden kaynaklanan yükü de onlar sırtlıyor, vatan savunmasına da onlar koşuyor, vatan için yaşıyor, vatan için ölüyorlar. Hem de seve seve… Şehitlikte oğlunun mezar taşındaki fotoğrafını öpen bir ananın ardımdan bağırdığı gibi:
‘‘Bir evlat verdim, geride yedi tane var. Onlar da vatana feda olsun. Yeter ki bu Apo denilen insan kanıyla beslenen canavarı devlet bize teslim etsin!..”
Peki ya küçük Serkan? O da bebek katili Abdullah Öcalan’ın sığınmaya çalıştığı İtalya’ya sesleniyor:
‘‘Ağabeyimi geri veremezsiniz, ama terörist başı Apo’yu verebilirsiniz!..”

* **

Bu yazıdan bir süre sonra Öcalan Türkiye’ye getirildi, İmralı’ya götürüldü, ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi.
Aradan yıllar, yıllar geçti, iktidarlar, teröre ve terörist başına yönelik bakışlar, terörle mücadelede kullanılan yöntemler değişti…
Ne yazık ki yanlışlar, yanılgılar, ihmaller ve uluslararası koşullar nedeniyle terör örgütü yok edilemediği gibi daha da gelişti!..
Hainler sadece bu yıl boyunca, ülke içinde ve Suriye’de, siviller hariç askeri, polisi, korucusu ve kamu görevlisiyle 302 canımızı hedef seçti!..

* * *

Dünkü alçakça saldırıdan sonra, bugün genç bir adam olan şehit kardeşi Serkan’la, babasının o tabuta niçin konulduğunu anlayamayan minik Duru “Sorumlusu kim, bunları niye yapıyorlar?” diye sorarlarsa onlara ne diyeceğiz?
Değerli meslektaşım Müyesser Yıldız’ın beni çok etkileyen şu cevabını mı vereceğiz:
“Benim çocuklar!.. Ve ‘beni affet’ falan demeden, tüm sorumluluğu üstleniyorum.
Bakmayın siz, “Hepimiz birer şehit namzediyiz. Allah nasip ederse ben de şehit olayım inşallah, sizler de olun” diye böbürlenmeme!..
Şehit olmadan önce istifa edeceğim de, istifamı vereceğim bir makam, mevkim yok!..
O yüzden insanlıktan istifamın kabulünü saygılarımla arz eder, Serkan’ın gözlerinden, talihsiz Duru’nun da minicik ellerinden öperim!..”

UĞUR DÜNDAR

Yazının Devamı

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER