İMZA ATARKEN İZİN ALDINIZ MI? |
|
|
|
| Yildiray Çicek tarafından yazıldı |
| Cumartesi, 06 Mart 2010 22:03 |
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hiçbir dönemde görülmemiş bir şekilde Türk medyası üzerinde baskı kurmakta, tehdit etmekte, basını dizayn etmeye çalışmaktadır.Kimi gazeteciyi çalıştığı yerden kovdurmuş, beğenmediği kimi programı ve filmi yayından kaldırtmış, devletin televizyonu TRT’yi AKP bülteni haline dönüştürmüş, kimi medyayı eleştiri yapamaz hale getirmiş, kimi medyanın üzerine maliyeyi salmıştır. Kimi medyayı devleti yönetmenin imkânlarını kullanarak yandaş haline getirmiş, kimi medya patronunu siyasi gölgesi düşen davalarla cezaevine göndertmiş, yani anlayacağınız Recep Tayyip Erdoğan medya üzerinde böyle bir sicil sahibidir. Medya üzerindeki bu sicili yetmiyormuş gibi hala bazı zorlamalara devam etmektedir. Geçtiğimiz hafta yaptığı bir konuşmasında beğenmediği ve aleyhinde yazı yazan yazarları medya patronlarına şikâyet ederek,”İşten kovun” çağrısı yapmış ve patronlara gözdağı vererek daha sonra gelip ‘feryat etmeyin’ Başbakanın bu demişti. “medya faşistliği” tepki alınca sonradan her zaman yaptığı gibi “ben öyle demedim, ben şunu demek istedim” gibi söylediklerini düzeltme yoluna gitmiştir. Ama Başbakanın medya üzerinde bugüne kadar gerçekleştirdiklerini bilenler için bu sonradan inkâr etmenin bir manası yoktur. Recep Tayyip Erdoğan’ın medya patronlarına yaptığı adeta ‘bizi eleştiren yazarları kovun’ çağrısı sonrası AKP yandaşı medyada 4-5 köşe yazarı cılız bir tepki göstermişti. Bunlar da AKP muhaliflerini bol bol demokrasi nutukları ile eleştirdiği için bir nevi mecbur kaldılar. Daha sonra kendi aralarında toplanıp herhalde “Arkadaşlar göstermelik bir şeyler yapmamız lazım, yoksa AKP yalakalığımız bundan sonra çok etkisiz kalır” şeklinde bir anlaşma yapmış olmalılar ki, başbakanı protesto eden imza protestosu başlattılar. İmza atanların neredeyse tamamı yandaş ve yalaka yazarlardan oluşmaktadır. Muhalefetin kralını yapan bizim gazeteden hiçbir yazara imza atar mısınız diye arayıp soran olmadı. Kendi aralarında ‘sahte demokrat’ pozları veriyorlar. Tek amaçları bundan sonra AKP’yi daha çok koruma ve kollama olan bu yazarlar, halkın gözünde demokrat gözükebilmek için, bu imza protestosunu suya yazı yazmak, havaya yumruk atmak gibi sergilemektedirler. Hiçbir inandırıcılıkları yoktur. Hepsi iktidar tarafından kontrollü olan bu yazarların zaten, kontrolsüz köşe yazarlarına sahip çıkma misyonu olamaz. Sahibinin sesi olanlar, sahibinin hedefindeki köşe yazarlarına düşmandır. Bu imza protestosunda bulunan yazarların tamamının patronu zaten iktidarın yandaşlığında yarışanlar olunca ve bu imza atanlar içinde hiçbir muhalif köşe yazarının olmayışı da net görülünce, bunlar kimi kandırdıklarını sanmaktadır. Madem ortada bir protesto imzası var, o halde her yazımıza tazminat davası açan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto etmek bizim de hakkımız değil midir? AKP iktidarı Türkiye’yi babalarının çiftliği gibi kullanıyor, Türkiye’nin her manada dengesini bozdular, işte bu yandaş köşe yazarları da çiftlik figüranı gibi davranmaktadır. Bunlar AKP’ye zarar verecek hiçbir adım atamazlar, bu protesto mavrası da dostlar alış verişte görsün hesabıdır. Her devrin adamı olan bunların bir de AKP iktidarı sonrası gelen iktidarlara bu sözde protesto ile açık kapı bırakma cinlikleri de bu hesaba dâhildir. Ama şuan için her açıdan ipleri Recep Tayyip Erdoğan’ın elindedir. Sahte demokrat rolleri bile onun kontrolündedir. Muhakkak bunlardan birisi “Efendim izniniz olursa, toplumu kandırmak için sahte demokrat rolü oynayacağız” demiştir, ondan alanı ve sınırları çizmesini istemişlerdir, Recep Tayyip Erdoğan da ona göre izin vermiştir. Yoksa bugüne kadar yazdıklarına-çizdiklerine baktığımızda Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto edebilme imkânları var mıdır, böyle bir şeyin izinsiz olması mümkün müdür? Recep Tayyip Erdoğan medya faşistliğine, bunlar da AKP’nin medya içinde kulları olmaya devam edecektir. Çünkü AKP’nin kurduğu düzen budur. Bu düzen devam ettikçe medyanın hali bu şekilde olacaktır. Ama düzeni Türk milleti elbette bozacaktır. AKP’nin faşist imparatorluğu çatırdamış, ilk seçimlerde de çökecektir. Bakalım o zaman medya içindeki sahte demokratlar yeni gelecek iktidarlara nasıl yalakalık yapacaklardır? Çünkü bunların asıl mesleği budur. Değil mi sahte demokrat yazarlarımız? |
| Dev Yolcu OzanCeyhunu Adanaya kim danışman yaptı |
Dev Yol davası sanığı ordu düşmanı Kıbrıs Rumlarının AB üyeliğine evet oyu veren eski Avrupa Parlementosu milletvekili Ozan Ceyhun Adana Büyükşehir Belediyesinin danışmanı olmuş |
| Devamını oku... |
Bu Sitenin Tum Haklari Yuce Turk Milletine Aittir.
2009 AsiKurtlar.CoM