SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

BARAJ…

Gündem Yazıları

İmralı Tutanakları İçin Ağlatılan 80 Yaşındaki Medya Patronu!

Bu haber 11 Mart 2014 - 9:37 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

Başbakan Erdoğan yayınlanan ses kayıtlarından sadece oğlu ile 17 Aralık operasyon sabahına ait olan telefon görüşmelerini tam olarak kabul etmiyor. Ama ‘Kriptolu telefonlarımızı dahi dinlemişler” diyerek de gerçekliğini kendi kendine ele veriyor. Onun dışında yayınlanan tüm ses kayıtlarını kıyısından, köşesinden kabul ediyor. “Yaptım” diyor, “Görüştüm” diyor , “Müdahale ettim” diyor. Kasetlerin neresi hoşuna gitmezse orasına “montaj” diyor. Ama montaj dediği kısımları ise bir başka AKP’li yetkili “doğrulayarak” Recep Tayyip Erdoğan’ı ters köşe yapıyor. “Alevi Hakim” konusunda Sadullah Ergin’le yaşadıkları buna en büyük örnek olmuştur.

Ama bazı insanlar var “Montaj” diyor onu alkışlıyor. “Dublaj” diyor onu alkışlıyor, “Kriptolu telefonumuzu dinlemişler” diyor onu da alkışlıyor. Hiç “Yahu bunların hepsi birbirinden ayrı konular ,bu durum aynı zamanda ses kayıtlarını kabullenmedir” şeklinde düşünmüyorlar.

Gerçi Başbakan Erdoğan’ın miting meydanlarından “Benim evlatlarıma helal lokma yedirmediğim halde” şeklinde kurduğu cümleyi ve “Biz rahmet için geldik gazap için değil. Bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır inşallah…” şeklinde (tövbe haşa) kendini Allah gören konuşmayı hiç şaşkınlık yaşamadan, hayrete düşmeden çılgınlar gibi alkışlayanlar için yolsuzluğun, hırsızlığın ve rüşvetin yarattığı kokuşmuşluğun bir önemi zaten olamaz. AKP’yi ayakta tutan bu cahillik ve şuursuzluktur. Akıl ve ahlakın birleştiği yerde AKP’ye destek çıkması mümkün değildir.

Neyse tekrar dünyanın konuştuğu Recep Tayyip Erdoğan’ın ses kayıtlarına dönelim. Türkiye şu an Recep Tayyip Erdoğan’ın ses kayıtları yüzünden dünyada alay konusu olmuş durumdadır. Yayınlanan ses kayıtları, Türkiye’de AKP tarafından nasıl bir hukuksuzluk, adaletsizlik, hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluk sisteminin kurulduğunu gözler önüne seriyor. Yayınlanan her telefon görüşmesi Türkiye’de iktidar eliyle yaşanan çürümeyi göstermektedir. Türkiye’de ne hukuk, ne adalet bırakılmıştır. Recep Tayyip Erdoğan ülkeyi bugüne kadar babasının çiftliği gibi yönetmiştir. Ses kayıtlarının tek özeti budur. Ses kayıtlarından anlaşılan Recep Tayyip Erdoğan’ın en çok para, yargı ve medya üzerinde bir çalışma alanı kurduğudur. Hiçbirinde Türkiye’nin menfaati yok, sadece kendisi, ailesi ve partisinin menfaatleri ön plandadır.

Ses kayıtlarından hangi birini değerlendireceğimizi inanın şaşırdık. Hepsi birbirinden büyük rezaleti barındırıyor.

Geçtiğimiz hafta yayınlanan en ilginç ses kayıtlarından birisi de Recep Tayyip Erdoğan’ın 80 yaşındaki Milliyet Gazetesi’nin sahibi Erdoğan Demirören’i telefonda ettiği hakaretlerle ağlatması olmuştur. Her televizyonun, her gazetenin haberine karışmayı bir vazife edinmiş Başbakan Erdoğan Milliyet’te yayınlanan sızdırılmış “İmralı Tutanakları” için Erdoğan Demirören’i adeta doğduğuna pişman etmiş…

Bu haberi Milliyet’te yayınlayanlar için ‘adi’, ‘namussuz’, ‘kepaze’ gibi hakaretler eden Recep Tayyip Erdoğan “İmralı Tutanakları” için bu tepkiyi vermesi kendi partisinin ihanet planlarını gizleme açısından elbette önemliydi… O tutanaklarda (AB)(D)ullah Öcalan neler demiyordu ki:

“Başarılı olursam, Ne KCK tutuklusu kalır ne başkası. Bu olmazsa 50 bin kişiyle halk savaşı olacak. Ölen ölecek, ben karışmıyorum.

Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz.

Peki biz ileride ne yapacağız? Kürtler kendilerini özgürce ifade edecek ve yönetecektir. Şu anda yasa dayatırsak büyük alerji yaratır. İleride olabilir.

AKP’yi 10 yıldır ayakta tutan benim. Derhal bu söylemi terk etmesi lazım. Biz AKP’yi çıkartan gücüz.

Başbakan tutuklanacaktı, bunu ben engelledim.”

Milliyet’in büyük habercilik örneği göstererek ele geçirip yayınladığı “İmralı Tutanakları’nda” geçen bu ifadelerinden rahatsız olması ve çıldırtmış bir şekilde Erdoğan Demirören’i arayıp fırçalaması çok doğaldır. Çünkü bu tutanaklar hem AKP’nin çözüm süreci maskesini düşürüyor, hem de PKK/Öcalan karşısında teslimiyetini gösteriyor.

Telefonda hüngür hüngür ağlayan Erdoğan Demirören’in hali aslında Türkiye’nin AKP eliyle içine düşürüldüğü acıklı halin bir fotoğrafıdır.

“Gizli planlarımızı, ihanet projelerimizi niye ortaya çıkarıyorsunuz?” diye fırçalanan ve ağlatılan medya patronu, olayların görünen ve duyulan kısmıdır. Ya duyulmayanlar, ya görülmeyenler!

Türkiye’nin, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı’na yaptığı “Toplumsal huzuru, barışı sağlayacak adımları atın” çağrısından rahatsız olan bir Başbakan tarafından yönetilmesi gerçekten bu ülkenin kendi yarattığı büyük ayıbıdır.

Vicdanı, aklı, ahlakı, vatan sevdası, Allah korkusu olanlar Recep Tayyip Erdoğan’ın şu ses kayıtlarını tekrar tekrar dinlesin ve böyle birinin o koltukta bir saniye oturup oturamayacağına karar versin…

Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan’la dışarıda itibar, içeride büyük bir çürüme yaşamaktadır. 30 Mart bu itibar kaybının önüne geçme ve çürümeyi durdurma adına büyük bir adım olacaktır. 30 Mart’ta kadar istifa etmiş ya da kaçmış olan Recep Tayyip Erdoğan da bu ülkenin bir gerçeği olabilir.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.