SON DAKİKA

DAVUTOĞLU HORTLADI

Gündem Yazıları

Harcatan Harcanır!

Gündem Yazıları

KOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ

Gündem Yazıları

İman, İnanç, Fikir Ve Fetih!.

Bu haber 30 Mayıs 2017 - 20:14 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

İnanmak başarmanın yarısı ise..
Ve Allah’a olan tam teslimiyet şuurda saklı ise..
Tevekkül edilmiş gerisi Cenabı Allah’ın taktirine bırakılmış ise..
Yürekten bir Bismillah ile yola çıkmanın da vakti gelmiştir!..
Bismillah!.
Türklüğün şiarı, İslam’ın ilelebet payidar kalacağının kanıtı;
İstanbul’un fethi!. 1453
Ayasofya’nın boynunu bükerek minaresinde ezan seslerinin haykırılacağı o mübarek günü bekleyişi…
Evet; İstanbul efendimizin övgüsüne layık olacağı o anı bekliyor artık…
Küffara atılacak o Osmanlı tokadı, Türklüğün Allahu ekber diyerek salladığı güçlü yumruk ve bir Akşemsettin’in, bir Molla Güraninin Allah’a şükrederek yalvarışı…
Şüphesiz İstanbul fethinin en büyük manevî mimarı ve ilham kaynağı “İstanbul muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak kumandan ne güzel kumandan ve onun askerleri ne güzel askerlerdir” diye buyuran Resulullah sav efendimizdir.
Asırlarca pek çok İslâm devleti tarafından devam ettirilen fetihler ülkü haline getirilmiş İstanbul adeta Müslümanların kızıl elması olmuştur.
İstanbul’un fethi nasıl gerçekleşti denildiğinde, şüphesiz güçlü surları sarsan ve yıkan şahî toplar, dehşet verici yürüyen kuleler, günümüzde dahi akıllara durgunluk verecek bir şekilde karadan yürütülen gemiler, nihayet Fatih’in dehâsı ve Os­manlı askerinin sınır tanımaz cesareti hatırlanır ve ifade edilir sürekli. Ancak bir de ortada görülmeyen ve çok uzun zaman alan hazırlıklar devresi vardır ki, bu dö­nemin de iyi idrak edilmesi gerekmek­tedir. Çünkü hiçbir başarı zahmetsiz ve kolay kazanılmaz. Zafere giden bu kutlu yolda çekilen çile kutsal görülmüş, tevekkül noktasında ne gerekiyorsa yapılmıştır. Bu itibarla da, şehzade Mehmet’i 21 yaşında İstanbul’un fatihi sıfatını kazanmaya hazırlayan hocaları üzerinde önemle durmak gerekir.
Fatih Sultan Mehmet Han Hz fetih öncesi şu konuşmayı yapmıştır..!
“Bu şehir, eski Roma’nın başkenti olup, güzellik, zenginlik ve şerefin doruğuna ulaşmış ve adeta dünyanın merkezi olmuş bir şehirdir. Orada siz de servet ve saadet bulacaksınız. Fakat en büyük menfaat, dünyanın en ünlü beldesini zapt etmek, fethetmek olacaktır. Böyle bir zaferden daha ulvî bir şeref ve saadet var mıdır? Bu beldenin görünüşteki azametine, kudretine aldanarak zapt edilmesinin güç olduğunu sanmayınız. Sizin hücumunuza mukavemet edemeyecektir. Şu dolmuş hendeklere, şu delik deşik olmuş surlara bakın. Tunç topların açtığı şu üç delikten, yalnız hafif piyadelerimiz değil, en ağır süvarilerimiz bile geçebilecektir. Şimdi önümüze serilen yol, bir koşu meydanı gibi dümdüzdür.
Zafer için birbirinizi teşvik ediniz. Zafer için üç ana şart vardır:
İyi niyet, kötü hareketlerden çekinme ve tam itaat, yani sükûnetle ve disiplin içinde verilen emirlerin tam yerine getirilmesidir..!
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethedilmesiyle birlikte, Osmanlı Devleti’ ni bir Cihan İmparatorluğu haline getirme ve İslamiyet’ i bütün dünyaya yayma mücadelesine girişmiştir. İlayı kelimetullah için elinden gelenin fazlasını yapmıştır..!
Öyle bir imparatorluk ki adalet timsali, insanlık abidesi, hukuk devleti ve haktan asla ayrılmayan bir imparatorluk.
İmparatorluktan kasıt çok uluslu devletleri içine almasıdır..
O; “Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payi tahtı olmalıdır. ” diyordu. Nitekim bu gaye ile Fatih kısa zamanda Anadolu’ da İsfendiyar, Trabzon, Karaman ve Akkoyunlu memleketlerini topraklarına dahil etti. Dulkadir Beyliği ile Kırım Hanlığını tabiiyeti altına aldı. Yunanistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan (Belgrad hariç), Eflak Boğdanı fethetti. Birçok krallık, imparatorluk, hanlık ve beylik ortadan kaldırıldı ve Osmanlı toprakları Tuna’dan Fırat’a kadar yayıldı.
Anadolu’ da milli birlik tesis edildi.
Milli birlik..!
Sultan Mehmet Han’ın ömrü muazzam ülkülerini gerçekleştirilmesi yolunda büyük gayretlerle geçmiştir.
O, bizzat katıldığı 25 harbin yanında her türlü imar faaliyetlerinden ve ilmi gayretlerden de geri kalmamış, bu sahalarda da daima zirveyi yakalamıştır. Özellikle İstanbul’un imarına önem veren Mehmet Han, saray, camiler, medreseler, imaretler, su kemerleri, çarşılar, vakıflar ile hamamlardan başka, şehrin çeşitli yerlerinde dört bin dükkân yaptırarak vakfetmiştir. Büyük camilerin yanındaki medreseler haricinde 24 medrese, 12 han, 40 çeşme ve Halkalı su tesisleri ile iki gemi tersanesi ve kışla, Fatih devri eserlerindendir. Fatih Sultan Mehmet Han, bunlara ilaveten Bursa’da 37, Edirne’de 28, diğer şehirlerde de 60 cami inşa ettirmiştir.
Ve şöyle devam etmiştir Mehmet han..!
Şimdi, yüce bir azmin verdiği coşkunluk ile savaşa koşunuz ve malik olduğunuz liyakati gösteriniz.

 

GERÇEK BİR LİDER..!
Bana gelince, sizin başınızda dövüşeceğime, savaşacağıma yemin ederim. Herkesin ne suretle hareket edeceğini bizzat takip edeceğim başınızda olacağım. Şimdi herkes kendi mevkiine dönsün. Her tarafta mutlak bir sessizliğin sağlanmasını emrediniz. Sonra, tan vaktinde, kalkar kalkmaz taburlarınızı tam bir düzen içinde hazırlayınız. Hiç bir şey ile ve hiç kimsenin tesiriyle ağırbaşlılığınızı, temkininizi bozmayınız. Sakin ve rahat olunuz. Fakat savaş borusunun çalındığını işitince ve sancakların rüzgârla dalgalandığını görünce, silah elde, derhal ileriye atılınız!” Demiştir..!
Daha kuşatma hazırlıkları devresinde. Rumeli hisarının yapımını engellemek için gelen Bizans elçilerine şöyle demiştir:
“Gidiniz, efendinize söyleyiniz ki, şimdiki Osmanlı padişahı kendinden öncekilere hiç benzemez. Benim kudretimin eriştiği yerlere imparatorunuzun hayalleri bile yetişemez.”
Kuşatmanın son günlerinde ise, İnanmışlık ve adanmışlık teslimiyeti ile:
“Ya ben İstanbul’u alırım, ya İstanbul beni!..” demiştir..!
21 yaşındaki bu inanmışlık ve Allah’a adanmışlık hissi karşısında yıllarca direnen İstanbul Hz. Peygamberin övgüsü ile Fatih’in azmi karşısında teslim olmuş; ve Hak yerini bulmuş Batıl kovulmuştur..!
Hz Fatih Sultan Mehmet Handan çıkarılacak o kadar çok ders var ki; neresinden başlasak yarım kalacağı aşikardır.
İnanmak Allah var, gam yok diyebilmek inanmanın ilk adımı ve şiarıdır..!
Gerçekleştirmeyi istediğimiz hedefte yer alan her muradımız için; Niyetimiz halistir..!
Hz Fatih’in İstanbul’a bağladığı gönül bağını ilke edinerek, inanıyoruz başaracağız ve Allahüekber nidalarını rehber edinerek;
Hz Fatihçe diyoruz ki bizlerde:

” Küfrü boğacağız, küfrü yerle yeksan edip, hakkı tutarak kaldıracağız, Cenabı Allah nefes verdiği müddetçe haktan yana olacağız”

Selam ve Dua ile.!

Cafer KARDAŞ

Cafer KARDAŞcafer@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.