Asikurtlar©

İmam Anayasayı Çiğnerse…

İmam Anayasayı Çiğnerse…
08 Ağustos 2015 - 16:03 'de eklendi ve 4280 kez görüntülendi.

Edebiyat estetiktir, şiir ilham doludur, Türkü yanıktır; ama kaleme sorarsanız en çetin cümleler, hiç şüphesiz,kanunlar yapılırken kurulur.
Çünkü kanunlar, hayatları tanzim eden, ucunda zulüm olan “ucunda ölüm olan” cümlelerdir.
Kanunlar ve Anayasa, keyif için hazırlanmaz. Bu yüzden de onları iyi hazırlamak kadar, onlara iyi itaat etmek de her vatandaşın ayrıcalık tanımaz görevidir.

 
Cumhurbaşkanı mı, başkan mı, parti genel başkanı mı, imparator mu yoksa sultan mı olduğuna henüz tam olarak karar verememiş olan Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları, bir süredir kendilerine yeni bir alan bulmuş görünüyorlar.
Ahmet Necdet Sezer gibi “aman devletin tuzluğu piknik sepetine karışıp da eve gitmesin” havasında olan bir Cumhurbaşkanı zamanında çıkmış güzel bir yasa var TCK 299…
Bu yasa ardından gelen 300 ve 301’le birliktedevletin haysiyetinin korumasına yönelik tedbirlerden oluşuyor.
Buraya kadar her şey güzel… Biz de destekliyoruz. Ancak şimdiki Cumhurbaşkanı, bir A. Necdet Sezer değil… Abdullah Gül bile değil.
“Ben seçilmiş Cumhurbaşkanıyım, zaten başkan da olacağım, partinin başına da kimseyi koyamadım… Öyleyse AKP sözcüsü gibi diyar diyar dolaşırım.” Diyor.
Yani bir cumhurbaşkanı gibi değil, partili gibi davranıyor.Bir gazeteci de çıkıp, onun meydanlarda AKP mitingi havasındaki açılışlarda yaptığı konuşmaya biraz da sertmuhalefetyapınca, hemen TCK Madde 299 devreye giriyor.Erdoğan’ın Avukatlarına iş çıkıyor.

 
Cumhurbaşkanının sanki “ben buradan yükleneyim, cevap verirken terbiyesini bozan olursa dava açın çocuklara harçlık çıksın” demiş gibi bir hava var ortada…
Orta dedim de aklıma geldi. Ortadoğu’ya açılan dava sayısı Emniyetin söylediğine göre Sözcü gazetesini geride bırakarak ilk sıraya yerleşmiş bulunuyor. Buradan çıkacak siyasi mesajlar var!..
Ya biz “çok sert” yazıyoruz ya da saray, MHP’nin sesini çapraz ateşle kısmaya çalışıyor.
4 Haziran 2015 Tarihli “Ahlaksız Söylemlerin Ünlü Hatibi” başlıklı yazımız hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan yargılama başvurusu karşısındaki savcılık ifademizde özetle dedik ki:
“Müşteki Recep Tayyip Erdoğan tarafından bulunulan, hakkımda kamu davası açılması talebi, hukuksal açıdan geçersiz sayılmalıdır.

 
Çünkü Recep Tayyip Erdoğan, bu seçim döneminde Anayasa’nın 103. maddesine aykırı hareket ederek; Cumhurbaşkanlığı görevini tanımlayan, muteber kılan ve yasal koruma altına alan “tarafsızlık” hükmünü çiğnemiş olduğu halde kendisini tarafsız olduğu ve devleti temsil ettiği için koruyan TCK Madde 299’dan yararlanmak istemektedir.

 

“Beni halk seçti” diyerek tarafsız olamayacağını ifade eden bir Cumhurbaşkanının, parlamenter sistemi zorladığı bir siyasi ortamda, TCK’nin devletin korunmasıyla ilgili 3. Bölümünde yer alan 299. Madde ile korunmak istemesi haklı bir talep olmamaktadır.

 
Trafiğe farları olmayan bir araçla çıkan ve gece yolculuk yapan yani “trafiğin anayasasını çiğneyen” bir sürücünün kendisine arkadan çarpan bir sürücüden şikâyetçi olması ne kadar haklı bir tutumsa Anayasa Madde 103’ü çiğneyen bir Cumhurbaşkanının TCK 299’la korunmak istemesi de o kadar haklı bir taleptir.

 

 

Bu sebeple öncelikle yüce makamınızın, hakaret ve karalama kastı bulunmayan siyasi bir yazıyı, steril laboratuvar şartlarında değil, 7 Haziran 2015 seçimlerinin siyasi atmosferi çerçevesinde değerlendirmesini talep ederim.

 
MHP Irkçı, kafatasçı veya etnik milliyetçi bir parti değildir. Bu yalanı kim söylerse söylesin kendisine her ortamda ve her zaman bunun “yalan ve iftira” olduğunu söylerim.
Anayasa çerçevesinde siyaset yapan bir kuruma karşı sık sık iftiraya ve yalana başvuran bir şahsın “ahlaki durumunu” ise hukuk değil, siyasetin muhatabı olan kamuoyu takdir edilmelidir.
Bize göre hakaret davalarına konu olan bu sorunların yaşanmaması için:
– Ya Anayasa Madde 103’teki yemin metni değişmeli ve Cumhurbaşkanının tarafsızlığı ortadan kalkmalıdır. Madde şu anda fiilen geçersizdir.

 

 
– Ya TCK 299 değişmelidir ve şimdiki “Muhalefet partiler aleyhine siyasi konuşmalar yapan Cumhurbaşkanı” kavramına göre tadil edilmelidir.
– Ya da Sayın Cumhurbaşkanı, üslubunu değiştirmeli ve tarafsızlık ilkesine riayet etmelidir.”

 

 

İfadem uzayıp gidiyor ama sanırım ben meramımı özetleyebildim. Ülkücülükte taviz yoktur. Biz kalemimizin arkasındayız.

 
Bakalım Anayasasıçiğnenmiş Cumhuriyetin başsavcıları, 103’ncü maddenin katilini, TCK 299’la korumayı başarabilecekler mi?

 
“İmam anayasayı çiğnerse…” Cemaatin ne yapacağı izahtan varestedir!..
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER