SON DAKİKA

İlker Başbuğ’u Ziyarete Gidenlere Söylediğin Sözleri Unuttuk Mu?

Bu haber 10 Mart 2014 - 9:38 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

YILDIRAY ÇİÇEK

Biz yazımızın başında soralım : 17 Aralık operasyonu yaşanmasa ve AKP rüşvet ve yolsuzluk olaylarından köşeye sıkışmasa idi İlker Başbuğ cezaevinden çıkabilir miydi?

Elbette mümkün değildi. İlker Başbuğ’u cezaevine götüren sürece ve cezaevine girdiğinde AKP’nin yandaş medyasının sevinç çığlıkları ile attığı manşetlere bakın kimin mutluluk içinde zafer kutladığını görürsünüz.

AKP’lilerin genel propagandası “AKP askeri vesayeti bitiren ve Genelkurmay Başkanlarından bile hesap soran bir iktidar” şeklinde olmuştur.

İlker Başbuğ’un İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göre suçu “hükümeti darbe yoluyla” düşürmekti. Sözde düşürülecek hükümet AKP olduğu için elbette İlker Başbuğ’un cezaevine girmesinin en büyük sorumlusu da AKP iktidarı olmuştur. İlker Başbuğ öyle bir süreçte cezaevine girmişti ki, Türkiye’de Öcalan’ın İmralı’dan çıkarılacağı konuşuluyor ve İmralı’ya gidilip her şey ona danışılıyordu. O dönem “GENELKURMAY BAŞKANI TERÖRİST OLDU, APO BAŞTACI YAPILDI. İYİ UYKULAR TÜRKİYE! ” başlıklı yazılarımızla bu duruma tepkimizi gösteriyorduk.

17 Aralık operasyonu ve kasetlerle iyice köşeye sıkışmış AKP, yasalar üzerinde yaptığı değişiklikle Türkiye’ye yeni tartışmalı gündem yaratıp , AKP’nin hırsızlık ,yolsuzluk ve rüşvetle muhatap olduğu gündemi değiştirme peşindedir. İlker Başbuğ’un cezaevinden tahliye edilmesinin asıl sebebi budur. İlker Başbuğ haksız yere ceza almıştı ,çıkması da zaten ona ödül değildir. Ama AKP’nin amacı haksızlığı gidermek değil , içine düştüğü gündemi değiştirmek için onu kullandı.

İlker Başbuğ cezaevine konulduğunda bu Cumhurbaşkanı , bu Başbakan bir gün olsun Silivri’ye gidip ziyaret etmiş midir? Ama bu Cumhurbaşkanı , bu Başbakan cezaevinden çıkar çıkmaz İlker Başbuğ’u telefonla arayıp “Geçmiş olsun” diyebilmektedir.

“11 yıldır ülkeyi ben yönetmiyorum, paralel devlet yönetiyordu” şeklinde kendini aklama mekanizması kuran Başbakan Erdoğan bu fırsatı elbette kaçırmayarak ,bir taraftan gündemi değiştirme , diğer taraftan da “İlker Başbuğ’u biz değil , paralel devlet cezalandırdı” demek için atmosfer yaratmaya çalışıyordu.

Oysa bu Başbakan değil miydi ,beraber mesai yaptığı İlker Başbuğ cezaevine konulunca bir gün olsun arayıp sormadığı gibi ,İlker Başbuğ’u Silivri’de ziyaret edenlere tepki gösteren ?

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli , İlker Başbuğ’u cezaevinde ziyaret ettiğinde “Ulusalcıların uzantısı olmaya aday olanlar bizden bir şey beklemesin. Biz milletin temsilcisiyiz. Bizim rotamızı siz çizdiniz, bu rotada yürümeye devam edeceğiz. Oraya gidip kendi nefislerini tatmin ediyorlar.” Şeklinde eleştiren Recep Tayyip Erdoğan değil miydi?

Evet ondan başkası değildi ! Şimdi yapmaya çalıştığı bu kurnazlık görülmüyor mu sanıyor?

Geçmişte “Sayın Başbuğ’un birilerine böyle bir konuşma yapmış olduğuna dair bir bilgi ya da belge bulunursa bunu yadırgamam.” Şeklinde olumsuzluk manasında eleştiren ve savunmasında “Hani nerede o iddialar, kim suikast yapıyormuş?” diyen İlker Başbuğ’a “Sayın Başbuğ, ‘O gözetleme emrini ben verdim.’ diyen kişiydi. Yani neyi, ne kadar doğru söylediğini bilemiyorum. Yargı, bunların hepsini değerlendirecektir.” Şeklinde hedef gösteren Bülent Arınç bugün ne diyor biliyor musunuz? : Bu tahliye kararına olumlu bulduğumu ifade etmeliyim. Esasen sayın Başbakanımız, bütün siyasetçilerde sayın Başbuğ’u arayarak geçmiş olsun dileklerinde bulundular.”

Pes yani..Biraz utanma , biraz yüz kızarması olur insanda…

Başbakan Erdoğan geçtiğimiz günlerde Erdoğan ailesine ait olduğu söylenen ATV’de bir programa çıktı ,karşısında ise AKP’nin bir numaralı yandaş/yalaka yazarları oturuyordu. Onlardan birisi İlker Başbuğ’a “İlker Başbuğ ve Zavallılık” başlıklı yazılar yazan ”Devlet adamı değilsin, devlet memurusun” diye aşağılamaya çalışan Rasim Ozan Kütahyalı ,diğeri de “İlker Başbuğ, belki de o dönemde en öne çıkan bir isimdi. Lav silahlarına ‘boru’ demesi, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’na ‘kağıt parçası’ demesi dikkat çekmişti. Dönüm noktası bir başlangıç olabilir bu soruşturma. Bir daha böyle bir şeyin olmaması açısından, Türkiye bu yargılamayı yapmalı. Umarım sağlıklı gider.” Şeklinde yazılar yazan Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür’dü

AKP’nin İlker Başbuğ düşmanlığına o kadar çok örneğimiz var ki ama şimdi ‘Paralel Yapı’ uydurmasında İlker Başbuğ’u malzeme olarak kullanmaktadır. Ortaya çıkan ses kayıtlarında Başbakan Erdoğan’ın yargı üzerindeki baskısı ,kadrolaşması,yönlendirmesi ortadadır. Buna rağmen İlker Başbuğ ve diğerleri konusunda “bizim bir parmağımız” yok demesi mümkün değildir.

AKP işine geleni “ben yaptım” ,işine gelmeyeni “ben yapmadım” diyerek cambaza bak oyunu oynamaktadır. Ama ortaya çıkan tüm gerçekler gösteriyor ki,AKP’nin yönetim anlayışı büyük bir kokuşmuşluk içindedir ve ülkenin çivisini çıkarmıştır.

Yazımı noktalarken sadece bir soru sormak istiyorum: AKP’ye Öcalan ve Barzani mi daha yakındır yoksa İlker Başbuğ mu? İşte bu soruya cevabınız her şeyin özetidir.

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.