SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

İLK KURŞUN

Bu haber 26 Mart 2017 - 13:29 'de eklendi ve 42 kez görüntülendi.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, geçen hafta Elazığ’da, iki gün önce Bursa’da, dün de Kayseri’de “Bu Ülke İçin Yeminimiz Var, VAZGEÇİLMEZ” dedi.
Dün Kayseri’de her bakımdan her şey çok güzeldi.
Hava günlük güneşlikti.
O büyük Kayseri Cumhuriyet Meydanı, hem fizik hem de ruh olarak dopdoluydu.
Erciyes, bembeyaz gelinliği ile Kayseri’nin onur konuğu, Türk- İslam anlayışının yegâne umudu, Sayın Devlet Bahçeli’ye “Hoş Geldiniz” selamlaması yapıyordu.
Ve meydan, Lider’in ağzından çıkacak her söze, O’nun her hareketine, parmağının işaretine kilitlenmişti.
Onca kafa karıştıranlara, fitne ile fesadı bir yapıp, Milliyetçi- Ülkücü Hareketin üzerine salanlara;
Avrupa’dan, Amerika’dan uzattıkları hain kolları ile dünyanın en güzel ülkesi olan Türkiye’mizi karıştırmak isteyenlere inat, Kayseri’de sadece Kayseri değil, Anadolu değil, bütün dünya Türklüğü nefesi, besmelesi ve duasıyla bir bütün olmuştu…
Sayın Bahçeli, yıllar önce ABD’ye inanmanın yanlış olduğunu, “Model Ülke” dedikleri Türkiye’yi birkaç yıl sonra “Hedef Ülke” ilan edecekleri konusunda hükümeti ilk ve tek uyaran liderdi.
Şimdi Türkiye o hakikati yaşıyor.
AKP iktidarı da o acı gerçekle yüz yüze geldi.
Ülkemiz, ABD- RUSYA- ALMANYA- HOLLANDA- FRANSA gibi ülkeler tarafından sinsice kuşatılmak isteniyor.
İktidarın, Irak, Suriye, Mısır gibi ülkelerde yürüttüğü Sünni İslam politikası, Küçük Osmanlı stratejisi, maalesef batıya kolladığı fırsatı ziyadesiyle yarattı!
Geldiğimiz nokta, neredeyse yüz yıl öncesi duruma benzemektedir.
Yine ülkemiz üzerindeki karanlık emeller gerçek sıfatlarıyla bir bir ortaya çıkmaya başlamıştır.
Karadeniz’de NATO- Rusya gerginliğine rağmen, Suriye’de ABD ve Rusya PYD/YPG/PKK seviciliğinde birleşmişlerdir.
Fransa ve Almanya, Rakka operasyonu üzerinden Ortadoğu’da biz de varız duruşu göstermişlerdir.
Türkiye, Fırat Kalkanı Operasyonundan vazgeçmesi baskısıyla karşı karşıyadır.
İran, bir köşede sinsice beklemekte, kümesin kapısındaki kurnaz tilki politikasını devam ettirmektedir.
Onca görüşmeye, esen ılıman rüzgârlara rağmen, Rusya, omzuna YPG arması takmaktan vazgeçmemiştir.
Ve en önemlisi Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde bir kalkışma teşebbüsü ile karşı karşıya gelmiştir.
TBM Meclisi Türkiye’nin kalbidir. Ve ülkemizin kalbine bombalar yağdırılmıştır.
Nereden talimat aldığı apaçık belli olan FETÖ kalkışması ile Türk Milleti, Türk Devleti, Türk Vatanı ve Cumhuriyet hedef alınmıştır.
Tarihte olduğu gibi Türk Milleti bu saldırıyı da püskürtmesini bilmiştir.
Sıra şimdi, yedi düvelin yedi cephe açarak oluşturmaya çalıştığı şeytani kuşatmayı kırmaya gelmiştir.
16 Nisan’da yapılacak olan 18 maddelik Anayasa değişikliği referandumu, aslında bu hain kuşatmaya karşı, yüz yıl önce İzmir’de atılan “İlk kurşun” anlamı kazanmıştır.
Çünkü Türkiye’deki Anayasa değişikliği aslında Türk Milleti’nin meselesidir. Evet de Hayır da kendi insanımızın hür iradesinin tecellisi ve tercihidir.
Ama maalesef, ABD ve Avrupa, referandum üzerinden niyetlerini açık ederek, HAYIR neticesi için olağanüstü gayret sarf etmeye başlamışlardır.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, Anayasamızın ilk dört maddesi ile devletimizi, vatanımızın bölünmez bütünlüğünü güvence altına alan bu değişikliğin millet önüne getirilmesini sağlamasının nedeni budur.
CHP Lideri Sayın Kılıçdaroğlu’nun arkası kesilmeyen gaflarına, onca sorumsuz laflarına;
Başbakan Sayın Yıldırım’ın gerçekten de Erzurumlu Tao pehlivanvari çıkışlarına, bölgesel istismar tavırlarına ve istikrarsızlığına rağmen, vaziyet göstermiştir ki milletin yegâne umudu Sayın Devlet Bahçeli’dir.
16 Nisan’da sandıklardan çıkacak EVET oylarının gerçek mimarı ve sahibi şüphesiz ki MHP Lideri olacaktır.
Çünkü MHP ve Sayın Bahçeli, bu referandumu, yedi düvelin emperyalist kuşatmasını kırmaya yönelik İLK KURŞUN olarak halka algılatmayı başarmıştır.
Kayseri, Türkiye ve bütün dünya bunu böyle anlamıştır.

Mazhar Gündoğ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.