Asikurtlar©

İletişim Çağının İnteraktif Müşrikleri!

İletişim Çağının İnteraktif Müşrikleri!
23 Haziran 2016 - 13:51 'de eklendi ve 4086 kez görüntülendi.

 

 

Son günlerde milli ahlakı ve bilhassa Ülkücü ahlakı zedeleyen gergin süreçlerin üst üste gelmesiyle “iletişim teknolojisindeki gelişmelerin bireyin davranışı üzerindeki etkisi” konusuna kafa yoruyorum.

Eskiden sadece maçlar ve tiyatrolarseyirci baskısı altında oynanırdı. Bir süredir”hayatlar” seyirci baskısı altında yaşanıyor.

Siyasette, sanatta, futbolda ve bürokraside nice haysiyetli insan, sosyal statüsü,zekâ ve eğitim seviyesi belli olmayan insanların eleştirisi, tacizi vepsikolojik baskısı altında görev yapıyor.
Çoğu meşhurlar olmak üzere her konum ve karakterde insan, kendisi hakkında atılan ani bir tweetin veya yapılan bir yorumun cehennem sıcağını üzerinde hissediyor!
Dün Twitter’a girdiğimde nedenini tam olarak anlayamadığım, ama benim tweetime cevap olarak atılmış bir tweet:
“Bir de Avşar’ım diyorsun derin yapıların adamı!..Şöyle ol böyle ol!..” diyordu.
Derin yapılar diyerek hakaretine derinlik kazandıracağını zanneden bu zebani,aklınca beni ihanet cehennemine doğru itekliyordu…

Belli ki kulis yemiş, bir yerlerde sefil bir dedikoduya kulağını vermiş; beynini kaptırmıştı.
Şimdi siz, kırk yıl tertemiz bir sicille, gençliğinizde ettiğiniz yemine sadık kalıyor, davanızdan ve teşkilatınızdan başka kimseyle en ufak bir temas kurmadan bir ömür tüketiyor, sonra önemli bir göreve geliyor ve diyelim ki ölmeden bir süre önce de böyle bir tweet alıyorsunuz.

Üstelik entelektüel dervişlerin değil, dedikodu severcahillerin çoğunlukta olduğu bir dünyada yaşıyorsunuz.
Çoluk çocuk var, dava var, adalet var tarih var… Olayı ahirete bırakmakla yetinebilir misiniz?
Yine de art arda gelen iki yenilgiden sonraArda’nın annesini ağlatan, Fatih Terim’in doğmamış torununa küfreden insanların bulunduğu bir ortamda, başıma gelenleri o kadar dabüyütmüyorum.

Biz de göreceli olarak en naif konuşmaları, en sakin paylaşımları yaptığımız haldezaman zaman böyle küfürler yedik.
Hiçbir Ülküdaşımı itham etmiyorum. Araya girmiş troller, gerilimi artırmak isteyenprovokatörlervar biliyorum. Ama iletişim çağında ahlakideğerlerikorumanın yeniden yorumlanması gerektiğineinanıyorum.
Dün baktım, Fatih Terim, 2-0’lık Çek Cumhuriyeti galibiyetinden sonra TRT’ye röportaj vermeyi reddediyor. Demek ki insan, bırakın küfrü, zamansız eleştiriden bile etkileniyor.

Burak Yılmaz: “Millilerin de insanlığına ve duygusallığına” dikkat çekiyor.
Arda Turan: “Annemi ağlatanları affetmeyeceğim” diyor.
Devlet Bey de kim bilir, yalnız kalıp da vakit bulduğunda içinden neler geçiriyor?
İnternetin etkin kullanıldığı son zamanlarda Sporda ve Sanatta olduğu gibi Siyasette de tezahüratın biçimi değişiyor, etki kabiliyetiartıyor.

Eskiden sadece “sanat dünyası”na ve bulvar gazetelerine yakışan “paparazzi kültürü” yurt sathına yayılıyor. Asparagas vetehditlemevzi kazanma kitleselleşiyor.
İsteyen herkes, gözüne kestirdiği biri hakkında bir haber üreterek bunu elinin uzandığı her yere yayabiliyor.
Teknik ve hukuksal alt yapı da buna izin veriyor. Haklı şikâyet savcıyı bulana kadar yalan haber Avustralya’dan dolaşıp,size geri geliyor.

Bu durum, toplumu, eşi benzeri görülmemiş bir ahlaksızlıkla birlikte “şirke” doğru götürüyor.
Kriminal dinleme ve gözetleme katsayısının yükseldiği cemaatli yılların sonlarına doğru “herkesin izlendiği” kaygısı, dinleme merkezlerini “gölge tanrı” havasına sokmuştu.

Hani “Allah’ın sopası yok” derler ya… Bun “gölge tanrı”ların sopası yoksa “tape”si vardı!
İnsanlar “dinlenme” ihtimalinden,Tanrı’dan korkar gibi korkmaya başlamışlardı.
“Elinde tapesi olan, günahları adamın yüzüne vuran bir Tanrı”dan…
Şimdi bu, el koymak için güç gösterme, gazap edip,ceza verme şeklinde özetlenebilecek “harami kültürü” toplumun tüm kesimlerine,hızla yayılıyor.

Etrafta, kusurlara ceza kesen, sevmediği adamı bir Tweet’terecm eden “Tanrıcıklar” dolaşıyor.
Düşmanlar arasında nispeten bir “senin dinin sana benim dinim bana”mesafesi varken, aynı tarafta olanlar arasında adeta bir mezhep fanatizmi yaşanıyor.

“Benim gibi düşüneceksin, benim istediğim gibi olacaksın, benim hoşuma gideni yapacaksın, yoksa seni cayır cayır yakar; sana dünyayı cehennem ederim!..”
Haklı ve seviyeli eleştirileri tenzih edersek…
Olay bu!..

İletişim çağının gelişmesi ve internetin yaygın kullanılmasıyla birlikte son zamanlarda,seçim kaybeden Devlet Bahçeli’nin de Maç kaybeden Fatih Terim’in de başına gelenler aynı şeyler aslında…
Tekfir ve tenzil…
Recm ve linç…

45derece zekâsıyla Allah’ın itikat sopasındansıyrılmış,pozitivizmin bu interaktif müşriklerinin kendisini Tanrı yerine koyması, kusurlara, günahlara ceza kesmesi.
Bir tür şirk vetanrılaşma bu…

Ama bir farkla…Pozitivizm çağının bu yeni “tanrı”sı”rahman ve rahim” değil…
Tabii bir de: “kaba, cahil veahlaksız!..”
“Allahsız” yani…

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER