Asikurtlar©

İktidar ve İntikam!..

İktidar ve İntikam!..
20 Mayıs 2016 - 9:11 'de eklendi ve 4267 kez görüntülendi.

 

 

Önce şu bilinen sözle başlayalım: “İktidar” olmakla “muktedir” olmak farklı şeylerdir. Neden böyle bir berber salonu cümlesi kurduk?
Çünkü: MHP’deki “İktidar olduk, olamadık, olacağız, olmak gibi bir derdiniz yok” kabilinden sözlerle ve “Ali Şen Başkan Fenerbahçe Şampiyon” sloganı kadar bile referans derinliği bulunmayan “Başbakan olacağım” iddialarıyla çıkarılan gürültünün merkezinde haklı bir “iktidar” arayışı vardır.
Peki bu iddianın peşinden giden ve giderken de gözü hiçbir şey görmeyen arkadaşların Türkiye’de 10 yıldır sürmekte olan derin iktidar mücadelesinden habeleri var mıdır?
Arkadaşlar her konuda uzman mıdır?
Hiçbir camiada böyle ağır bir sorumluluk yoktur.
İnsanlar enformasyon güvenliklerini genellikle resmi kaynaklara ve uzmanlara itibar ederek sağlarlar. Ülkücüler de bilginin doğrusunu kendi kaynaklarından alırlar.
Lafa gelince “vur” deyince vuruyor; “öl” deyince ölüryoruz!.. Ama gerçekte bir “dur” sözü bile ağır geliyor; durmuyor, dinlemiyoruz!..
İktidar şu anda kaf dağının ardındadır!
Bu basit bilginin uzman gözündeki açılımı ise şudur:
Devletin damarlarının ve bağırsaklarının önce başını kimin ne zaman nereye çevireceği belli olmayan, kendi kozmik bürosuna kumpas atan, kendi istihbarat örgütüne savaş açan, kendi generallerini tutuklayan, MHP’lilerin de harem kameralarından tanıdığı bir derin yapıdan temizlenmesi gerekiyor.
Bu derin yapının, devlete sızmasının 50 yıllık bir mazisi var ise de eylem kabiliyeti ve derin iktidar gücü kazandığı hükümetler, 58., 59. ve 60. Hükümet dönemleridir.
61., 62. ve 63. ve 64. hükümetlerin bu yapıyla mücadelesi ise devam etmektedir.
Ve şimdilik sadece birkaç arpa boyu yol gidilmiştir.
AKP Hükümetleri, son beş yıldır iz sürüyor, önlem alıyor. Elindeki medya gücüyle “sokaklarda başörtülü kadınların sürüklenmesi”ne rağmen kendi kamuoyunu bu derin yapıya karşı bilinçlendiriyor.
17 Aralık 2013’te kılıçların çekilmesinden sonra ise MİT’i ayrı, askeri ayrı, polisi ayrı, yargısı ayrı üniversitesi ayrı yoğun bir izleme, fişleme ve “iktidarı teke düşürme ve seçilmişlerin sorumluluk dairesi içine alma ” çalışmaları yürütülüyor.
Bu kavganın arasına girip de, belki iktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız!
Devletin içini – dışını, hangi icra makamı, hangi kirli ilişkiler ağıyla kirlettiyse kendi bağışıklık sistemiyle temizlemeden icraat yapamazsınız!..
Üstelik bu kavgada bize karşı da bir cephe açılmıştır ve tüm adaylar tertemiz ve samimi olsalar bile yaşanan süreci, bu saldırıdan bağımsız olarak ele alamazsınız.
Şöyle ki:
1- Cemaatin 17-25 Aralık 2013 intihar saldırısı, ilk seçimlerde RTE’den kurtulmak amacına matuftu. O seçimler de 7 Haziran 2015 seçimleriydi.
2- AKP bu seçimlerde % 40,66’ya ve 258 sayısıyla iktidardan düştü.
Yani, cemaat iktidardan intikamını almıştı.
3- Şimdi yapılması gereken AKP’siz bir iktidar temin ederek seçimin tekrarlanmasına mani olmaktı. Bunun için de “CHP-MHP-HDP koalisyonu” gerekiyordu.
4- MHP, ilkeli davrandı. HDP’yi meşru saymadığı için “% 60’lık blok siyaseti”ni reddetti.
Derin yapının, kadrolarını, şirketlerini ve medya gücünü kurtarma hevesi kursağında kalmıştı.
5- AKP’siz bir hükümet kurulamayınca da 1 Kasım faciası yaşandı.
Birden 180 derece dönerek, F 16’larla PKK’yı vuran ve MHP’den 2 milyon oy kaçıran AKP, hızlı bir şekilde derin yapıya karşı bir tutuklama ve kayyum bombardımanı başlattı.
Ve cemaat, Bahçeli’nin bu Milliyetçi inadını unutmadı…
6- Devlet beyin, MHP’nin bir “paralel operasyon”a karşı karşıya olduğunu söylemesinin sebebi, banan göre budur. Elinde mutlaka daha somut bilgiler de vardır.
“Sırtımız açıkta yan gelip yatamayız, bu kadar rahat olamayız; hasmımız var!..” demektedir.
Ülkücü, önce kendi teşkilatına, kendi haber kaynaklarına inanmalıdır.
Ergenekon tertibinin çuvalcı papazı Tuncay Güney’in yerleştiği Kanada’dan yayın yapan “Sonsaniye.ca” adlı “hizmet sitesi” bağırmaktadır:
“Bahçeli, halkın 7 Haziran kararını piç etti ve Büyük Süfyan’a iktidarı gümüş tepside sundu! Şimdi ne hukuk kaldı ne de medya… Bizi kimse dinlemiyor, halkı etkileyemiyoruz.
Bahçeli’den çoktan kurtulmalıydık!.. Geç kalınca da işte böyle oluyor!..”
50 yılda tesis ettiği gücünü, servetini ve derin iktidarını kurtarabilmek için Amerika’dan PKK’ya kadar herkesle iş tutan bu derin yapının bugünkü hedefi “Devlet Bahçeli”dir.
Cemaatin bu hedefe ateş ederken kullandığı mermilerin ışık evlerinde üretilmiş olup olmamasının bir önemi yoktur.
Velev ki paralelci olmasınlar, hatta cemaate düşman olsunlar!..
Kendi liderinin verdiği bilgiyi almayanlar, teşkilatının emrine uymayanlar, MYK kararlarına karşı ayaklananlar, işi “intikam savaşı” boyutuna taşıyanlar, kendilerini ne sanırlarsa sansınlar…
Tek tek düşünüldüğünde, Hallaç Mansur’u inciten birer küçük taş…
Hep birlikte ise hareketin kalbine doğru giden yağlı kurşundurlar!..

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER