Asikurtlar©

İkinci El Gaflet Uykusu!

İkinci El Gaflet Uykusu!
18 Mayıs 2016 - 11:56 'de eklendi ve 4263 kez görüntülendi.

 

 

Bundan bir ay kadar önce “AKP’nin Olağanüstü MHP Planı” başlıklı yazı dizisinde, MHP’deki Olağanüstü Kurultay talebinin “Cemaatin MHP’ye yönelik bir tezgâhı olmasından çok, AKP’nin MHP’yi paralele bağlayarak bitirme planı olduğundan” bahsetmiştim.

“Olağanüstü Kurultay”a, başından beri karşıydım. Düşünülmüş ve sağlam analizlerden sonra başlatılmış bir süreç değildi. Hepimiz bazı değişik kokular alıyorduk, bunu o zaman da ifade etmiştik.

Sayın Genel Başkanın “paralel” sözünü etmesinden ve muhaliflerin bu sebeple kendisine uzun uzun hücum etmesinden aylar sonra dün “deneyimli” genel başkan adayı Koray Aydın, NTV’de Erhan Ertürk’ün sorularını cevapladı:
“Bu şimdi, yani bir söylem olmaktan çıkmış… İller düzeyinde özellikle bu hareketi temsil eden arkadaşlarımız nezdinde bir takım destek verme operasyonlarına dönüştüğünü biz de görüyoruz. MHP’ye oy veren tabanımız da görüyor.

Oradan kendisine bir destek olduğu kesindir. Ha!.. Bu destek ne tür bir ilişkiye dayanır; onu bilmem. Ha denebilir ki; “siyasiler her yerden destek alabilirler; bu da o türden bir destektir” denecekse, bu soruların cevabını konuya ilgili tutulan arkadaşımız, ümit ediyorum; kendi durduğu yer itibariyle gerekli izahatları yapacaktır diye düşünüyorum.”

Bunları dinlerken, yanılmamış ve kimseye iftira atmamış olmaktan dolayı, buruk bir gurur duydum.
Çünkü hala pek çok arkadaşımız taşrada esen bu rüzgârın esbabını asla sorgulamak istemiyordu.
Yılların kırgınlıkları, küskünlükleri, seçim sonuçlarından kaynaklanan değişim arzusu, aklın, mantığın, felsefenin, hatta geçen Pazar, hukukun önüne geçmişti.

Millet, kendi ocağının dışındaki kaynaklara kulak vere vere, sonunda kulağını kaptırmış olmalı ki: “Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete” misali, kimseyi dinlemiyordu!
Aynı gün akşam CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın programında “cemaatin anketçisi” olarak şöhret bulmuş olan Metropoll patronu Özer Sencar, “MHP’nin Meral Akşener’le % 20’lere geleceğini ve Erdoğan’ın başkanlık planlarını bozacağını” iddia ediyordu.

Bu iddia, başta Akşener’in stüdyodaki avukatı olmak üzere muhalifler için büyük bir nimet olarak algılandı.
Öyle ya!.. Kendi söylediklerini işte “istatistikler” de doğruluyordu!
Oysa ortaya konulan rakam, spekülatif bir tahminden ileri gitmiyordu.
Aynı Sencar, daha çok cemaatin tezi olan “barış süreci” bitti diye kızmış olmalı ki; 5 Eylül 2015’te:
“AKP’nin oylarının bir milim bile oynamadığını ve 1 Kasım’dan sonra ülkenin yeni bir seçime daha gideceğini” savunmuştu.

Ona göre: “Çatışma süreci AK Parti ve MHP’ye puan getirmemiş, HDP’ye oy kazandırmıştı!..”
Tabii ki yapmaya çalıştığı, yine bir algı operasyonuydu. AKP, 9 puan farkla iktidara geliyordu.
Ocaklı kardeşimiz Metehan Özkan, dün akşam, Sencar’ın MHP’yle ilgili yeni oyununu bozmaya çalıştı: “Kazın ayağı öyle değil” diyecek oldu.

Ne var ki bütün mantıklı ifadeler, muhalif izleyici kitlesi tarafından “MHP’nin iktidar umudu taşımadığı” şeklinde algılandı.
Çünkü ne kimse Özer Sencar’ı tanıyordu, ne de oynanan oyundan haberdardı.
Ben Ahmet Hakan’ın da Özer Sencar’ın da AKP’nin “iki partili başkanlık sistemi” için misyon yüklenmiş olduklarına ve MHP’siz bir Türkiye için çalıştıklarına inanıyorum.

Ahmet Hakan’ın, MHP’li değerli konuşmacıları da oraya sırf Özer Sencar’daki “Akşener yüzde 20″sini daha fazla MHP’liye aktarabilmek için çağırdığını iddia ediyorum.
Sonra da MHP’liler ekran başına toplandığı anda, bu rakam bombasını patlatıp, siyaset felsefesinin, bakkal aritmetiği karşısındaki zaafından yararlandığını düşünüyorum.

Metehan başkanın, bu “peşin yüzde yirmi”(!) ye karşı bütün MHP tarihini anlatıp, yanında bir de 9 Işık semineri verse, kimseyi tatmin edemeyeceğini biliyorum.
Taşradaki partili kaygılar: “Cemaatin teşkilata sızıp sızamayacağı, listelere etki edip edemeyeceği” noktasında yoğunlaşıyor.
Tabii bu kaygı, Ülkücünün “hesapsız” özgüveniyle hemencecik aşılıyor.

Oysa ben, “90’lardaki faili meçhullerle, 2000’lerdeki kumpasların, yani memleketteki bütün sivil siyasi suç birikiminin tek celsede MHP’ye pompalama tezgâhı” karşısındaki bu duyarsızlığa şaşırıyorum.
Ve kendime şu soruları soruyorum:
Kardeşim, yiğidiz, merdiz, adamız…
Herkesi de kendimiz gibi algılıyoruz, tamam da!..
Bunca emek ve çileyle bugünlere gelmiş partinin sırtından macera mı arıyoruz?
Beyaz kadife eldivenlerimizle, el âlemin asit kuyusunda ne arıyoruz?

AKP’yle nikâh kıyıp, bize kumpas atanlara niye el uzatıyoruz?
Bozkurtlar, güneydoğuda destan yazarken…
AKP’liler, evine üç hilal asıp, arabasına tuğra çekerken…
Milliyetçiliğin siyasi kaymağı, saraya doğru akarken…
Hoca efendinin “Maşallah!” dediği üç gün yaşarken!..

Heybemizde 47 yılın helal birikimi varken…
“Yüzde yirmi” peşinle!..
İkinci el gaflet uykusu mu aldık?
Uyuyor muyuz?..

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER