SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR?

Gündem Yazıları

İhanetin yol haritası

Bu haber 11 Mayıs 2013 - 14:17 'de eklendi ve 34 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

İmralı canisi ile AKP bir elmanın iki yarısı gibidir. Ancak bir araya gelerek tam bir bütünü oluşturuyor ve anlam kazanıyorlar. Bu tespitin itiraz edilecek, değiştirilecek tek bir harfi yoktur. Fazlası vardır, ama eksiği bulunmamaktadır. AKP’nin bütün siyaseti ve hatta geleceği bunun üzerine kurulmuştur. Gündem de, gelişmeler de buna göre şekillenmektedir. İmralı canisi ile bu yakınlaşmanın altında yatan şey ileri sürüldüğü gibi terörü bitirmek, huzuru getirmek değildir. Çok daha eski, çok daha köklü ve çok daha kapsamlı bir işbirliği kurulmuştur.

1991 RAPORUNDA VARDI

Başbakan Erdoğan’ın terör ve bölücülük konusunda da, Türkiye’ye öngördüğü akıbette de mihenk noktası, 1991 yılında Refah Partisi İl Başkanı iken hazırladığı ve yayınladığı rapordur. Daha önce de belirttiğimiz gibi, o rapor da ne varsa, bugün kelimesi kelimesine o yapılmaktadır. Erdoğan, 18 Aralık 1991 tarihinde hazırladığı raporda yer alan görüşleri, bugün başbakan olarak çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda tekrarlamakta ve yol haritası olarak masasının üzerinde tutmaktadır. O raporda da Türk Milliyetçiliğini karalama ve MHP’yi aslı astarı olmayan şeylerle itham etme var, bugün yaptığı konuşmaların tamamında da aynı şeyler tekrarlanıyor. O raporda Türkiye’nin resmi ideolojisinin ırkçı olduğu belirtilmiş, devletin meşru güçlerinin PKK terörüyle mücadelesi, “Devletin geleneksel zora ve silaha başvurma” yöntemi olarak tanımlamıştır. Başbakan bugün de aynı şeyleri söylüyor, söylemekle de kalmıyor gereğini yapıyor. Devlet ile PKK’nın çatışmasında kendilerinin devletçi bir safta görünmemesinin isabetli olacağı, PKK terörü konusunda devletin kullandığı bölücü, terörist ve ayrılıkçı gibi söylemlere dayanan resmi üsluptan uzak durulması, PKK terörü kadar, devlet terörünün de kınanması gerektiği o raporun ayrıntılarını oluşturuyor. Bugün AKP sözcüleri, 63 aklı karışık adam, yanaşma ve besleme medya neredeyse aynı cümleleri tekrarlayarak, bu yıkımı anlatmaya ve haklı çıkarmaya uğraşıyor.

HER ŞEY PLANLI

O raporda devlet ile bölücü terör örgütü PKK, terazinin iki kefesine konulmuş ve aralarında hiçbir farkın olmadığı anlatılmıştır. Erdoğan eline geçen ilk fırsatta bu raporun gereğini yerine getirmek için harekete geçmiş ve bugünlere öyle gelinmiştir. Ne şehide “kelle” denmesi tesadüftür, ne de İmralı canisine “sayın” diye hitap edilmesi bir dil sürçmesidir. Ne Türkiyelilik nutukları boşunadır, ne de 36 etnik kimlik ayrıştırması rast geledir. İktidar olduktan sonra sıfırlanmış terörü yeniden canlandırmanın, ülkeyi kan gölüne döndürmenin, siyasi uzantılarına hareket alanı açarak meclise sokmanın, o raporun gereklerinin yerine getirilmesi için bilinçli biçimde tezgahlandığı şimdi çok daha iyi anlaşılıyor. Beseleme ve yanaşmalar da bütün bu sürecin işlemesinde ve millete hazmettirilmesinde üzerlerine düşeni fazlasıyla yapmışlardır.

KARA SAYFALAR

Önce anaları ağlatarak ortamı hazırladılar, şimdi de “analar ağlamasın” diyerek, İmralı canisi ile kurdukları koalisyonu resmi ve legal hale getiriyorlar. Dağdaki katilleri de, meclisteki uzantıları da, İmralı’daki bebek katilin de son derece memnun, son derece keyifli ve son derece aktif. Habur rezillikleri, Oslo pazarlıkları, şerefli müzakereler tarihin unutmayacağı ve bir gün mutlaka hesabının sorulacağı kara sayfaları oluşturmuştur. İmralı canisi bugün bir parti genel başkanı, yattığı ada bir parti genel merkezine dönüştürülmüş durumdadır. Bebek katilinin her türlü imkan ve konforu sağlanmış, ve tek ve değişmez muhatap haline getirilmiştir. Bebek katilinin adadan çıkarıldığı, yatlarda gezdirildiği, 5 yıldızlı otellerde misafir edildiği dahi gazete sayfalarında yer almıştır. Yıllardır dağlarda yaşayarak, kan dökerek, ağır bedel ödeyerek yapamadıklarını masa başında kolayca elde ettiklerini görmeleri, başta bebek katili olmak üzere bölücü hainlerin heves ve iştahlarını daha da arttırmıştır. Üzerinde anlaştıkları anayasayı kimin yazacağına bile bu cani karar vermekte ve ayrıntılarını dikte ettirmektedir.

NEREDE UZLAŞTILAR?

Ne kadar inkar etseler de, ne kadar pazarlık yapmadıklarını söyleseler de, karşılıklı açıklamalar her şeyi net şekilde ortaya koyuyor. Gelinen noktada üzerinde uzlaştıkları şey, Türkiye’yi önce federasyona dönüştürmek, hain güruhuna rahat hareket edecekleri bir alan açmak, Türkü ve Türklüğü yok etmek, etnik gruplara ayırarak içinden çökertmek ve böylece parçalanmayı tamamlamaktır. Buna, İmralı canisini zaman içinde dışarı salıp, siyaset yapmasına izin vermeyi de eklemek gerekiyor. Başka türlü İmralı canisini ikna etmenin imkansız olduğunu zerre kadar beyni olan herkes görüyor ve biliyor. Silah zoruyla yıllardır yapamadıklarını ve asla yapamayacaklarını gören ve artık neredeyse vazgeçme noktasına gelen bölücü güruh, şimdi çok mutlu ve çok heyecanlıdır. Onun için “bu fırsat kaçmasın” nutukları atıyorlar. Onun için ihanet güruhu bir seferberlik yürütüyor. Onun için her ağzını açaün BDP’li “artık sıra hükümette” diyor. Rüyalarında görseler inanmazlardı. İstedikleri ve hedefledikleri ne varsa fazlasıyla elde ediyorlar.

TEK ENGEL MHP

Buraya kadar olanlar tamam da, gelip çattıkları bir yer var ki, kimyaları bozuluyor. MHP’yi ve milliyetçi direnci bir türlü aşamıyorlar. Ne dedilerse, hangi planı dendilerse, hangi oyunu oynadılarsa, hangi iftirayı, fitneyi devreye soktularsa sonuç alamadılar. Ne beslemelerin gayreti fayda etti, ne 63 aklı karışığın çabaları sonucu değiştirdi.

Onun için bu kadar kızgın, onun için bu kadar saldırganlar. MHP bu ihanet güruhunun ortak hedefidir. Biri bırakıyor, diğeri başlıyor. Kimi milliyetçiliği ayaklar altına alıyor, kimi her türlü karalama ile devreye giriyor. Artık saflar netleşmiş ve kimin ne olduğu, nerede durduğu ve ne istediği ortaya çıkmıştır. Şimdi bütün mesele milletin bu ihanete ne diyeceğindedir…

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.