Asikurtlar©

İHANETİN OZANI TÜRKÜCÜ ŞİRİNE YİNE SAHNEDE

İHANETİN OZANI TÜRKÜCÜ ŞİRİNE YİNE SAHNEDE
16 Kasım 2015 - 10:02 'de eklendi ve 8944 kez görüntülendi.

Her fırsatta “Başbuğ’un emaneti” olduğunu söyleyerek piyasaya çıkan, ama benim “Türkücü Şirine” olarak nitelediğim Arif Şirin, kongre telaffuzlarını duyunca yine sahneye çıkmış ve ‘nasıl fitne ve fesat yayarım’ın derdine düşmüştür.

***

Arif Şirin’e bundan önce iki defa yazı yazdım. O da çareyi yazılarıma kendine yakışır bir üslupla bel altı cevaplar vererek konuyu ana mihvalinden uzaklaştırmakta buldu. Yine ağzını bozacağından hiç şüphem yok. Çünkü villasından lokmalandığı AKP yancısı ona bu şekilde pirim yapabileceği telkininde bulunuyor.

***

Ülkücü hareketin iradesini ortaya koyduğu her ortamda ülkücülere hakaret etmeyi haysiyet haline getiren bu zat, MHP için “artık siz istesenizde istemesinizde bitti” diyerek Türk milliyetçiliğinin son kalesinin bittiğine gönderme yapıyor. Bizim için Türkücü Şirine’deki bitiş fitne kazanına su taşımaya başladığı günlerde başladı ama o esas bitişin MHP’de olduğunu zannediyor.

***

Türkücü Şirine şimdi de ülkücüler için “pavyon badigartları” benzetmesini yapıyor. Bu benzetmeyi neden yaptığına bir anlam veremedim ve kendisi herhalde pavyon badigartlarıyla oldukça içli dışlı bir münasebet halinde diye düşündüm. Artık pavyonlarda mı sahne alıyor bilemem ama pavyon kültürüne oldukça aşina olmuşa benziyor.

***

Türkücü Şirine yapmış olduğu açıklamada, “Hadi şu işi güzellikle, gardaşı gardaşa düşürmeden, ülkücüyü ülkücüye düşman etmeden halledin! Kendiniz toplayın şu kurultayı… Çünkü; bu iş bitti! Toplasanız da bitti… Toplamasanız da bitti… Çünkü; iki bitiş ihtimali ile karşı karşıyayız… Ya zat-ı Aliniz bitecek… Ya MHP bitecek…” diyor. Kendisine sormak gerek. Bugüne kadar ülkücüler “bitti” demeden bir şeyin bittiği görülmüş müdür? Ki bu davanın bittiğine nereden kanaat getiriyorsun? Dolayısıyla ben Arif Şirin’in kullanmış olduğu bu cümleyi bir tespit değil, bir temenni olarak değerlendiriyorum. Çünkü bitti dedikleri MHP için hiç bir müspet gayretine şahit olmuyoruz. Başbuğ’un vefatından bugüne kadar da ülkücü hareketin önünde takos görevi yapmaktan başka bir hamlesine de şahit olmadım.

***

ANAP ve DYP göndermesi yapan Türkücü Şirine “Sizinle olmuyor… Olmuyor… Olmuyor ve olmayacakta…” diyor. Kiminle olur peki diye sormaya bile hicap ediyorum. Çünkü Türkücü Şirine’nin olur verdikleri bir eliyle Rabia diğer eliyle bozkurt işareti yapıyor. Onun olur verdikleri AKP’nin sahnelerinde boy gösteriyor. Onun olur verdikleri AKP’ye methiyeler düzüyor. Onun olur verdiği isimler Türk milliyetçiliğini omuzlarında taşımaktan hicab edip ayaklar altına alıyor. Türkücü Şirine “olmuyor” derken heralde “MHP, neden AKP gibi olmuyor” diye yakınıyor.

***

“Ey Ülkücü… Yani Ülküdaşım… Haydi sen de vazife başına! Çünkü Başbuğumuzun size emanet ettiği dava, kişilerin hırslarına, kaprislerine ve inatlarına kurban edilecek kadar sıradan bir dava değildir. Allah rızası için kuru gürültüye pabuç bırakmayın!” diyen Türkücü Şirine utanmadan ülkücüleri göreve çağırıyor. Sen görev başından ayrılalı ve ayrık otları ekmeye başlayalı yıllar olmuşken, görev başındaki ülkücüleri göreve mi davet ediyorsun? Başbuğ’un emanetine sahip çıkın derken, sen AKP şakşakçısı bir mafya bozuntusunun villasında mı emaneti muhafaza ediyordun? Kişilerin hırslarına bu davayı kurban etmeyin diyen sen, sırf kişilik hırsların yüzünden davanı kurban etmedin mi? Kime ne masalı anlatıyorsun? Eğer bir masal merakın varsa, bu merakını ülkücü hareket üzerinden değil, gölgesine sığındığın mafya bozuntusunun villasındaki dadılardan gidermeye çalışmalısın. Çünkü, senin kendine yakıştırdığın yer orasıdır. Eğer kendini ülkücü hareketin bir mensubu olarak görseydin, “ben komutanın terketmediği orduyu terketmem” deyip ülkücü hareketin geleceği için partin tarafında saf tutardın. Ama sen MHP’ye düşman olanlarla, MHP’yi tarih sahnesinden silmeye çalışanlarla aynı yolda yürümeyi tercih ettin. Hani diyorsun ya “o gemiyi fareler terketmiyor artık” diye, işte sen o fareler kadar olamadın Arif Şirin. Onun için Türkücü Şirine olarak anılıyorsun…

***

“Bu işin şakası yok” derken sen Türk milliyetçiliğini şaka olarak mı görüyorsun? Ya da biz, “MHP’ye dışarıdan yapılan operasyonlara geçit vermeyeceğiz ve ülkücü irade kendi geleceğini kendisi tayin eder” derken şaka yaptığımızı mı sandın? Eğer öyleyse faka bastın!

***

Başbuğ döneminde yaşayan ülkücüleri aslana, şimdiki ülkücüleri de tilkiye benzeten birine daha ne söylenebilir ki! Başbuğ 4 vekilin 3’ünü Bakan yaptı diyerek ve o dönem ile AKP dönemini aynı kefeye koyarak, Yıldırım Tuğrul’un babasının davasını satmasını hoş gören bir adama daha ne yazılır ki!

***

Böyle bir adam işte ülkücü harekete görev biçmeye kalkıyor ve “görevin ne?” diye soruyor. Ülkücülerin görevi belli de, sana bu kadar bas bas bağırma, ülkücülerin arasına fitne-fesat tohumları ekme ve ülkücülere hakaret etme görevini veren kim?

Kimlerle oynaştasın?

Sen MHP’ye saldırmayı bırak da, AKP’li Sedat Peker’in ayağına gidip, villası önünde neyin pozunu verdin onu açıkla..

Kadir YILDIZ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER