SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

İhanete dikkat

Bu haber 28 Aralık 2013 - 10:25 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Türkiye ortalığa saçılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla sarsılırken, ihanet yolcuları bu sarsıntının tozunu dumanını fırsata çevirmek için tam bir seferlik başlatmış durumdadırlar. Asıl dikkat edilmesi ve gözden kaçırılmaması gereken nokta burasıdır.

En önemli sorun

Yolsuzluk ve rüşvet, siyaseten de, dinen de, vicdanen de büyük suçtur. AKP’nin bu suça hücrelerine kadar battığını sağır sultan bile biliyor ve söylüyor. Ancak ülkenin en acil meselesi bu değildir. Hırsızlık hangi boyutta olursun milli ve kararlı bir hükümet gelir, bütün talanı ortaya çıkarır hesabını sorar. Bu operasyon öncesinde bilinenler bile bu hükümetin bütün bakanlarıyla yüce divana gitmesi için fazlasıyla yeterliydi. Ortalığa saçılanlar nasıl bir düzen kurulduğunu ve talanın boyutlarının nerelere kadar ulaşabileceğini açık ve kesin biçimde ortaya koyuyor. Yine de, asıl büyük dosyaların AKP gittikten sonra kim gelirse gelsin yapılacak inceleme ve soruşturmalarla ortaya çıkacağı kesindir. Neler olabileceğini, nelerin ortaya çıkacağını varın siz hesap edin. Ancak ihanet başka bir şey. Ülke elde elden giderse hırsızlığın ne önemi kalır? Dolayısı ile ülkenin en önemli ve kritik sorunu ihanettir ve AKP’nun bu yolda yaptıklarıdır.

Telaş mı plan mı?

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna bağlı olarak yargı düzeninin tartışmalı hale gelmesi çok tehlikelidir ve sonu kestirilemeyen noktalara kadar gidebilir. AKP’nin sonunu ve varacağı yeri düşünmeden kendini kurtarmak için yargı üzerinde kurduğu baskı, daha şimdiden bir yol açmıştır. Sayın başbakanın ve danışmanı Yalçın Akdoğan’ın söyledikleri ve yazdıkları bütün dünya tarafından dikkatle ve ibretle takip edilmiştir. Yargıda çetelerden bahsedilmekte, orduya kumpas kurulduğu yazılmaktadır. Bu beyanlar eğer bir telaşın ürünü değilse, bir planın parçasıdır. Önce hiçbir vicdanın, hukukun zerresinden haberi olan hiç kimsenin kabul etmeyeceği bir sistem kurup, insanları bu sistem içinde yargılayıp cezalandıracaksınız, sonra da dengeler değişip kurduğunuz sistemin sizi de içine alabileceği görünce bütün bu yaşananlarda hiç etkiniz ve katkınız yokmuş gibi ağlayıp, şikayet edeceksiniz. Bu durum AKP’nin siciline ve varlığına uygun düşse de, mülkün temeli olan adaleti yok ediyor. Sonra bir gün geliyor yok ettikleri adalet kendilerine de lazım oluyor.

AKP’nin maliyeti

Ergenekon ve Balyoz tutuklularının iktidarın zirvelerinden gelen beyanları emsal göstererek yargılama sürecinde itirazlarda bulunacakları anlaşılıyor. Gazetelerde daha şimdiden bu yönde haberler yer almaya başlamıştır. Ayı şeyin KCK ve PKK tutukluları tarafından da yapılacağı düşünülürse, meselenin nerelere kadar varacağı ve ne tür sonuçlar doğurabileceği kendiliğinden ortaya çıkar. Buna bir de İmralı canisinin AKP ile birlikte elele vererek bir çıkış yolu aramasını ve özellikle meseleyi uluslar arası alana taşıma gayretini ekleyin. Bütün bunlar, AKP’nin bu millete ve bu ülkeye neye mal olduğunu acı şekilde belgeleyen ve şimdilik ortaya çıkan gelişmelerdir.

Oyun içinde oyun

Yargı boyutuna ilave olarak siyasi alanda da çok tehlikeli bir yol açmak için bazı çevrelerin özel bir gayret içinde oldukları görülüyor. AKP’nin ne olduğunu bizim kadar irdeleyen ve eleştiren hiç kimse yoktur. Ancak, her şeyi kendi mecrası içinde değerlendirmek gerekiyor. AKP’den ümidini kesen bir takım çevrelerin şimdiden ve bugünkü meclis yapısı içinde yeni hükümet arayışlarına yönelmesinin iyi niyetle izahı mümkün değildir. Bunu söyleyenler bugünkü meclisten AKP dışında çıkabilecek bir hükümetin kimin işine yarayacağını bu milletin fark etmediğini mi düşünüyorlar? Oyun içinde oyun oynanıyor. Bu yaklaşım PKK’nın siyasi uzantılarını iktidara taşıyarak, AKP’yi bile çok geride bırakacak ihanetleri hayata geçirmenin yolunu açma gayretlerinden başka bir şey değildir.

Hesap millete verilmeli

Bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar, ülkenin içinde bulunduğu kaos ortamı ve buna bağlı olarak başlatılan demokrasi dışı arayışlar AKP’nin bu ülkeye ve bu millete maliyetlerinin faturasıdır. “Benden sonrası tufan” zihniyetinin bedelidir. Kalan zamanda bu vahametin çok daha ileri götürüleceği anlaşılıyor. Ancak her ne olursa olsun hesabın millete verilmesi bir mecburiyettir. Bu ülkeyi ancak millet iradesine dayanan güçlü ve kararlı bir hükümet düze çıkarabilir. Demokrasiyi işletmek, kurumları yerli yerine oturtmak, bütün bu rezilliklerin hesabını sormak, bütün bu ihanetleri ortadan kaldırmak için milletten yetki almak gerekiyor. 30 Mart bunun yolunu açacaktır. Sonrasında zaten genel seçimler için geri sayım başlayacak ve Türk milleti gereğini yapacaktır.

Çözüm ve çare üreten tek parti

MHP bugün yaşananları çok önceden görmüş ve uyarmıştır. Bütün söyledikleri haklı çıkmış, bütün tespitleri yerli yerine oturmuş ve haklılık kazanmıştır. Çözüm ve çare üreten tek partidir. Duruşu ve kararlığı ile, lideri ve kadroları ile ülkeyi içine düştüğü bu hazin durumdan çıkarmaya hazır olduğunu ispatlamıştır. Bütün mesele bunun millet iradesiyle tescil edilmesi ve yetkilendirilmesidir. İlk seçimlerde bu da olacak ve bu karanlık dönem sona erecektir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.