SON DAKİKA

İhanet, Yalan ve Talan

Bu haber 31 Aralık 2013 - 12:40 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Bir yılın daha sonuna geldik. Geride ne kaldığına bakıyoruz ve AKP’nin 11 yılında hiç değişmeyen şu 3 şeyi, çok daha ileri boyutlarıyla görüyoruz: Yalan, talan ve ihanet.

AKP ile geçen 11 yılın ülkeyi getirdiği büyük yıkımın artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını, akıl ve mantık sahibi herkes görüyor ve söylüyor. 2013 yılını yalanın talanın ve ihanetin zirve yaptığı, artık gizlenemez hale gelip ortalığa saçıldığı ve Türkiye’nin hem içerde, hem dışarıda tarihinin en zor ve karanlık günlerini yaşamak zorunda kaldığı bir dönem olarak geride bıraktık. Büyük bir devlet krizi ile birlikte istisnasız her alanda derin bir çöküş yaşanıyor. Kurumlar, kurallar işlemez haldedir. Yargı tartışmaların odağına yerleşmiş, hükümet duruma göre vaziyet alıp, kendi oluşturduğu hayali düşmanlara saldırarak gündemi değiştirmenin derdine düşmüştür. Hükümet ve başbakan suçlu aramaya çalışırken, yetersizliğin, çaresizliğin ve teslimiyetin itiraflarında bulunuyor. Ülkenin çetelere, karanlık odaklara, dış güçlere teslim edildiğini, ordumuza kumpas kurulduğunu iktidar mensuplarının açıklamalarından öğreniyoruz.

İHANET

2013’ün sonunu her ne kadar talanın vahim tablosuyla kapatmış olsak da, asıl büyük mesele ihanettir. Zira, bu yolda katedilen mesafe ülkeyi bölünmenin eşiğine kadar getirmiştir. İktidarının ilk gününden itibaren bölücü terörü planlı biçimde büyütüp ülkenin başına bela eden AKP, 11 yılın sonunda İmralı’daki bebek katilini tek ve değişmez muhatap olarak karşısına almış, onun istek ve taleplerini her şeyin üzerinde tutarak ülkeyi fiili olarak ikiye bölmekte bir sakınca görmemiştir. 21 Mart Nevruz rezillikleri tarihe bir kara sayfa olarak eklenmiş, Barzani’li Diyarbakır toplantısı bunu tamamlamıştır. İmralı bugün bir siyasi parti genel merkezi gibi çalışmakta, oradaki bebek katili, dağdaki eşkıyaya çok rahatlıkla ve devlet korumasında talimatlar gönderebilmektedir. Türkiye’nin belli bir bölgesinde ayrı paçavralar dalgalanıp, ayrı bir dil konuşuluyor. Bölgede devlet tamamen geri çekilirken, inisiyatif eli silahlı katillere bırakıldı. Teröristler şehir merkezlerinde yol kesip vergi topluyor. İstedikleri anında karşılanmazsa yakıp yıkıyor ve tehditlerde bulunuyorlar. Hükümet bütün bunları seyretmekle kalmıyor, bir de “terörü bitirdik” gibi bir övünme ile Türk milletinin aklıyla alay ediyor.

YALAN

2013 yılının son döneminde, AKP’nin kurduğu yalan düzeninin hangi boyutlara ulaştığının ibret veren sonuçlarıyla da karşılaştık. Duruma göre vaziyet alma, dün söylediğini bugün inkar etme, kendi düzenlerine uymayan ve onaylamayan herkesi düşman görme her ne kadar AKP’nin artık alıştığımız anlayışı olsa da, ortaya çıkan belgeler, çifte standardın ve yalanın dünya çapındaki örneklerini oluşturmuştur. Milletin önünde “vesayeti yok ediyoruz” nutukları atan hükümetin, Milli Güvenlik Kurulu toplantısında irtica ile mücadele planına en küçük bir itirazı olmadan imza atıldığını hayretle öğrendik. Bu durumdan utanıp milletten özür dilemeleri gerekirken, bir de kahramanlığa dönüştürmeye çabaladılar. İnkar etmenin faydasız olduğunu görüp, “imzaladık, ama gereğini yapmadık” gibi bir garabetle kendilerini savundular. Aradan çok geçmeden bunun da bir yalan olduğu, gereğini de yaptıkları ve milleti fişledikleri yine belgeleriyle ortaya çıktı. Buna karşılık kendi imzaladıkları belgede yer alan düzenlemeleri, bırakın hayata geçirmeyi kendi aralarında konuşmuş olabilecekleri iddiasıyla ülkenin Genelkurmay Başkanı dahil bir çok komutanını tutuklayıp içeri attıldı. Kahraman komutanların İmralı’daki bebek katiliyle bir tutulup müebbet hapisle cezalandırılmasını, “demokrasi ve hukuk” diye bu millete anlattılar. Kurdukları dehşet düzeninin bozulmasıyla birlikte çok vahim itiraflar duyuyoruz. Şimdi de hiç sıkılmadan bütün bunların bir kumpas olduğunu söyleyip, pişmanlık beyanları ile üste çıkmaya çalışıyorlar.

TALAN

AKP’nin kurduğu talan düzeninin hangi boyutlara ulaştığı 2013 yılının son ayında ortalığa saçıldı. Türkiye, tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile dünyanın gündemine yerleşti. Ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarlarla birlikte, bakan çocuklarından üst seviye bürokratlara kadar devletin zirvesiyle ilgili ağır iddialara paralel olarak 4 bakan istifa etmek zorunda kaldı. Medeni ülkelerde çok daha ağır sonuçları olacak bu gelişmeler karşısında AKP hükümetinin yaptığı şey, yargının işlemesini engelleyip, talanı ortaya çıkaranları hedefe koymak oldu. Bu durum bir büyük krizini de beraberinde getirdi ve zaten AKP ile birlikte sarsılmış olan yargıya ve devlete olan güven hepten tartışmalı bir hal aldı. 2010 referandumunda, “yargı reformu yapıyoruz” diyerek millete dayattıkları düzenlemeleri, şimdi kendi yolsuzluklarını ortaya çıkardı diye, ayakbağı olarak görüyor ve şikayet ediyorlar.

DIŞ POLİTİKA VE GEZİ

2013 çözülmenin, itibarsızlaşmanın, vatan millet düşmanlarını sevindirmenin zirve yaptığı bir yıl olarak tarihe geçmiştir. Çöküş sadece içeriyle sınırlı kalmamış dış politikada da ağır biçimde kendini göstermiştir. Suriye ve Mısır politikaları iflas etmiş ve Türkiye’ye ağır bedeller yüklemiştir. Savaşın eşiğine gelmediğimiz komşumuz neredeyse kalmadı. Kaybeden, geri adım atmak zorunda kalan ve dışlanan bir konumda olmanın derin acısını bu millet yaşamak zorunda kaldı. Gezi olayları bütün bu yıkımın sonunda ortaya çıktı ve hükümetin yetersizlerine, yanlışlarına, teslimiyetine ve kendi yandaşlarından başka herkesi düşman görme zihniyetine bir tepki olarak çığ gibi büyüdü. Devlet gücünü kullanarak bastırdıklarını zannettiler, ancak temellerinden sarsılan hükümet bir daha belini doğrultamadı.

2014 ÜMİT YILI

Her şeye rağmen 2014’e ümitle bakıyoruz. Milletin önüne 2 sandık birden konulacak olması ve arkasından da genel seçimlerin gelmesi ümitlerimizi daha da arttırıyor. Türk milletinin bu karanlığa daha fazla izin vermeyeceğine ve yalan, talan ve ihanete “yeter” diyeceğine olan inancımızı hiçbir zaman yitirmedik. Toplama bir menfaat ortaklığı olarak şekillenen, duruma göre vaziyet alan ve bir dehşet dengesi üzerine oturanların gidişleri de gelişleri gibi hızlı ve kesin olacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.