SON DAKİKA

İhanet serbest, “ihanet ediliyor” demek suç

Bu haber 05 Mart 2013 - 10:35 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP-PKK koalisyonunu her şeyi göze alarak, bu yıkım sürecinde mutlak sonuç alma hedefine ulaşmaya çalışıyor. Bu maksat uğruna ayaklar altına alınan sadece milliyetçilik değildir. Kanun, Anayasa, vicdan, ahlak, milli ve manevi değerlerin tamamı paspas olmuş durumdadır.

Tam AKP mantığı

İmralı’daki cani ile BDP heyeti arasındaki görüşmenin tutanaklarının basına yansımasının üzerinden 6 gün geçti. Tutanaklarda çok ciddi, çok vahim hiçbir ölçüye, hiçbir kurala, hiçbir değere sığmayan ifadeler var. Türkiye’ye biçilen akıbetin bütün ayrıntıları mevcut. Tehdit, şantaj, ihanet, ne ararsanız bulabilirsiniz. Beklenir ki, ülkeyi yönetenler çıksın muhtevayla ilgili bir şey söylesinler. “Bu ne cüret. Bu ne terbiyesizlik. Söylenenlerin aslı astarı yoktur. İmalı canisinin sözleri kepazeliktir ve suçtur. Gereği mutlaka yapılacaktır” desinler. Oysa tam tersi oluyor. Bebek katilinin bütün söyledikleri yutuluyor. Bunu gündeme getirenler, bu ihanete karşı çıkanlar, bu kepazeliğe itiraz edenler suçlanıyor. Tam AKP mantığı. 10 yıldır bunu yapıyorlar. Yapmak değil yazmak suç. İhanet değil, karşı çıkmak suç. Çalmak değil, “çaldılar” demek suç. Bölmek değil, sahip çıkmak suç. BOP Eşbaşkanı olmak değil, milli olmak suç.

Cani kafasından uydurmuyor

Bu tavrın sebebi gayet açıktır. Anlaşılan o ki, İmralı canisi söylediklerini kafasından uydurmuyor. Masada görüşülenleri, üzerinde anlaşılanları açıklıyor. Kendisine verilen taahhütlere göre konuşuyor. Bir takım tehditler savurarak da bu taahhütlere mutlaka uyulmasını sağlamaya çalışıyor. Aksi olsaydı, masanın karşı tarafında oturanlar çıkar işin doğrusunu söylerlerdi ve ne olup bittiğini bu millet birinci elden öğrenirdi. Kaldı ki, söz konusu AKP olunca söylenenin doğruluğunu ve ciddiyetini anlamak da çok kolay değildir. Söylenin tam tersinin yapıldığına, bugün söylenin ertesi gün inkar edildiğine o kadar çok şahit olduk ki, burada hangi birini sayalım?

Hangi birini sayalım?

Başbakanın bir soru üzerine bebek katilini de içine alan bir genel af olmayacağını söylemesi ve bunun bir iftira olduğunu ilan etmesi bir şeyi değiştirmiyor. Biz bu tür sözlerin arkasından nelerin geldiğini defalarca gördük. İmralı canisi ile müzakerelerin ilk ortaya çıktığı zaman söylenen namus ve şeref sözlerini unutmadık. Daha iki ay önce bebek katili için idamı gündeme getirenlerin, bugün kendisine hangi imkanları sunduklarını ibretle izlemiyor muyuz? Dağdan inen PKK’lılarla Şemdinli’de kucaklaşan BDP milletvekillerinin ihanet ettiklerini, dokunulmazlıklarının kaldırılacağını söyleyen sayın başbakan değil miydi? Peki, sonra ne oldu? Bu sözün arkası nasıl geldi? Bırakın dokunulmazlığın kaldırılmasını, bunu yapan milletvekilleri için yeni bir yol açıldı. Başbakanın dokunulmazlığın kaldırılmasıyla ilgili söylediklerinin, bu yolun açılması için hazmettirme maksatlı olduğu ortaya çıktı. Nitekim, bugün çok daha ileri, çok daha acı, çok daha büyük ihanetler yapılıyor ve en küçük bir itiraz olmuyor.

Her söyledikleri doğru çıktı

Bunun böyle olacağı belliydi. Aksi olsaydı, Kandil’den inen katillerle Oslo’da aynı masada oturulmasına müsaade edilmezdi. Hadi onu da geçtik. İmralı’ya giden BDP heyetinin bebek katili ile kucaklaşmadığını söyleyebilir misiniz? Bu yazının yazıldığı saatlerde bazı BDP milletvekilleri Erbil’de Kandil’den inen eli kanlı katillerle görüşüyorlardı. İmralı canisinin mesajını götürmüşlerdi. BDP milletvekilleri ile dağdan inen PKK elebaşları Murat Karayılan’ın Sabri Ok’un, Duran Kalkan’ın kucaklaşmadıklarını kim söyleyebilir? Bütün bunlar kanunlarımıza, Anayasamıza göre suç değil midir? Kanunu, Anayasayı bir kenara bıraktık, hangi vicdana, hangi ahlaka, hangi imana sığıyor? Hadi buyurun söylediğinizin gereğini yapın. Kaldırın dokunulmazlıkları. Nasıl da hazmettirmişler ve bu ağır ihanetler nasıl da sıradan hale gelmiş? Sicilinde bütün bunlar olacak, sonra da bebek katilini de içine alan bir genel affın mümkün olmadığına inanmamızı bekleyeceksiniz? Siz ne söylerseniz söyleyin, masanın karşı tarafında oturanlar, vardığınız uzlaşmanın sonucunu çoktan duyurdular. Sizin gaziyi azarladığınız saatlerde, Gültan Kışanak İmralı canisinin bir süre sonra Diyarbakır meydanında nutuk atacağını ilan ediyordu. Ve ne acıdır ki, bugüne kadar her söyledikleri doğru çıktı.

İstismarın dünya çapında örneği

Şehide “kelle”, katile “sayın” diye yola çıkanların, anaların artık dinmiş gözyaşını niye tekrar akıttıkları bütün vahametiyle ortadır. Böyle olduğu içindir ki, gazinin isyanı istismar sayılıyor. “Bebek katiliyle masaya oturuyorsunuz. Bu ne demek oluyor” diyen gaziyi istismarla suçlayan sayın başbakana, “eğer her istedikleri verilecekse ben ayağımı, gözümü, kolumu niye kaybettim?” diye bir itiraz gelseydi, acaba ne cevap verirdi. Anaların gözyaşının bu ülkenin bölünmesine malzeme edilmesi çok acı, çok ibret vericidir. Önce gözyaşlarını sel ettiler, şimdi de bunu ihanete malzeme yapıyorlar. İstismarın dünyada bundan daha çarpıcı, daha beter bir örneği olabilir mi? Bizim anlayamadığımız ve hiçbir şekilde kabul edemediğimiz şey, bütün bunları Türk milletinin hazmedeceğinin zannedilmesidir. Bizim bildiğimiz Türk milleti sabırlıdır. Ancak o sabır bir taşarsa önünde ne ihanet kalır, ne AKP.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.