Asikurtlar©

İhanet koridoruna izin verilmemeli

İhanet koridoruna izin verilmemeli
07 Eylül 2016 - 11:25 'de eklendi ve 3676 kez görüntülendi.

Türkiye’nin gerek içerde, gerek Suriye sınırımızdaki operasyonlarının bir önem ve anlam ifade edebilmesi için, hedefin doğru konulması ve bu hedefe mutlaka ulaşılması şarttır. İçeride hedef, terör örgütü unsurlarının önce şehirlerden, sonra dağlardan ve en sonunda da Kandil başta olmak üzere, her nereye kaçıyor ve nereye yuvalanıyorlarsa oradan sökülüp atılmaları olmalıdır.

 

Bu kalleşler hiçbir bir şanslarının olmadığını ve mutlaka bedel ödeyeceklerini anlamalıdırlar. Terör karşısında gösterilen zafiyet nasıl ki, bütün ihanet yuvalarını ümitlendirmiş ve harekete geçirmişse, böyle bir kararlılık ve buna bağlı yapılacak operasyonlar da bütün terör örgütleri üzerinde son derece caydırıcı olacaktır.

 

MHP YILLAR ÖNCE TEKLİF ETTİ

Burada kırmızıçizgi, Irak ve Suriye sınırımızın kesin olarak kontrole alınmasıdır. Zira, özellikle PKK’nın bu bataklıkta büyüdüğü unutulmamalıdır. Irak sınırımız sıkıntılı bir coğrafyadan geçiyor. Bu sebeple MHP’nin yıllar önce teklif ettiği sınırın daha içinden bir güvenli bölge oluşturulması, zamanında kabul edilmiş ve hayata geçirilmiş olsaydı, bugün çok şey değişmiş olurdu.

 

Ama bu fırsat şimdilik kaçmış görünüyor. Yapılacak şey Barzani peşmergesini sıkıştırmak ve bu bölgeden gelebilecek ihanetlerde hesabın kendisinden sorulacağını hissettirmektir. Kuzey Irak’daki bataklık kurutulmadan PKK kalleşliğini kesin olarak bitirmenin mümkün olamayacağı aşikardır. Başbakan Binali Yıldırım’ın, “savunmada değil, taarruzda olacağız” sözünün gereği mutlaka yerine getirilmelidir. Bu taarruzun alanı, bu kahpelerin bulunduğu her yer olmalıdır.

 

FIRAT’IN DOĞUSU DA UNUTULMAMALI

Suriye sınırı PKK-PYD kalleşliği için de, Türkiye’nin güvenliği açısından da kilit konumdadır. Irak sınırından farkı çok daha uzun ve coğrafi olarak da daha düz olmasıdır. Cerabuls-Azez hattının önemi ve şu anda yapılanlar çok isabetlidir. Ancak, PYD-YPG kontrolündeki 811 kilometrelik bölümle ilgili hiçbir girişimin olmamasını anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu sınır bölücü ihaneti için de, Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından da özel bir öneme sahip.

 

Aynel Arap için bütün dünyanın neden ayağa kaldırıldığı şimdi çok daha iyi anlaşılıyor. Burada yuvalandıktan sonra, Türkiye’deki terör eylemleri çok daha artmış ve karmaşık hale gelmiştir. Diğer taraftan gözlerini Akdeniz’e dikmişlerdir. Dolayısı ile Fırat’ın batısı temizlenip tamamen kontrole alındıktan sonra, buradaki ihanet yuvalarının da sökülmesine sıra gelmelidir. Bu Türkiye’nin güvenliği için olduğu kadar, ilan ettiğimiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması hedefinin de kaçılmaz bir gerekliliktir.

 

UZANMAZLIĞIN BU KADARI

Bu genel değerlendirmelerden sonra, şu anda süren Fırat Kalkanı operasyonuyla ilgili gelişmeleri anlamak çok daha kolay olacaktır. PKK-PYD kalleşliği, asıl hedefi olan Muz Devletini kurabilmek için ABD’nin de yardım ve desteği ile Akdeniz’e bir koridor açmayı olmazsa olmaz hedef haline getirmiştir.

 

ABD’nin bu konudaki tavrı, açıklamaları, pozisyonu ve yaptıkları bu kalleşliğin nereden cesaret bulduğunu da, ne yapmaya çalıştığını da ibret verecek biçimde ortaya koyuyor. Açık şekilde bir İsrail uydusu Kürt devleti kurabilmenin peşinde olduklarını gösteriyorlar. Bu durum aynı zamanda terörün asıl sebebinin de, üst aklın kim olduğunun da kesin ispatıdır.

 

Şu rezilliğe bakınız ki, 10 bin kilometre öteden gelerek bölgeyi kan gölüne dönüştürüp, her türlü fırıldağı çevirenler; tarihi, kültürel, coğrafi olarak da, kendi güvenliği açısından da belki de tek söz söyleme hakkı ve yetkisi olan Türkiye’ye “Suriye’de ne işiniz var?” diyorlar. Utanmazlığın da, kepazeliğin de ancak bu kadarı olur.

 

KİRLİ YAPI KIRILIYOR

 

AKP hükümetinin çok geç kalmış olunsa da, ağır bedeller ödemek zorunda bırakılsak da, yanlışlarından dönmüş olması önemli bir gelişmedir. Yeter ki, bundan sonra kararlı olsunlar ve tekrar başa dönmesinler. Suriye’nin bataklığa dönüştürülmesi ile birlikte, bir taraftan IŞİD, diğer taraftan PKK-PYD bölgeye yerleştiler ve kendilerinden olmayan hiç kimseye hayat hakkı tanımadılar.

 

 

Özellikle Türkmenler büyük zulme uğradı. Açık şekilde bir soykırım yapıldı. Bölgedeki Arapların da hedefe konulması ile birlikte Türkiye’ye milyonlarca göz bu yüzden oldu. İnsanlar canlarını kurtarabilmek için aç-çıplak yollara düşüp Türkiye’ye sığındılar. Bu sığınmaların kontrolsüzlüğünün terör örgütlerinin sızmasını kolaylaştırdığı, Türkiye’deki sosyal dengeyi sarstığı da ayrı bir gerçektir. Dolayısı ile bölgede ki bu kirli yapının kırılması bir mecburiyet haline gelmiştir ve şu anda yapılan budur.

 

 

GÜVENLİ BÖLGE

 

Cerablus-Azez hattında kontrolün sağlanmış olması çok büyük bir başarıdır ve bütün dengeleri değiştirmiştir. Ancak, hainlerin hedefi hala Akdeniz’e ulaşmaktır. Bizim sınırımızdan olmasa da daha aşağıdan, Menbiç, El Bab üzerinden ilerlemeyi ve böylece Afrin’le Aynel Arap’ı birleştirmeyi hedefledikleri anlaşılıyor.

 

 

Her ne pahasına olursa olsun buna izin verilmemelidir. Bunun için de 91 kilometrelik Cerablus-Azez hattında sağladığımız kontrolün derinleştirilmesi, Menbiç ve El Bab’ı da içine alması olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Bu derinlik sağlandıktan sonra, kontrole alınan alan “güvenli bölge” ilan edilmelidir.  Hükümetten gelen açıklamalar da bu yöndedir ve çok isabetlidir.

 

Bunu sağlamak IŞİD tehdidini de ortadan kaldıracaktır, PKK kalleşliğini de büyük sekteye uğratacaktır. Sadece bununla da kalmayacak kontrol sağlandığı için bölgenin asıl sahipleri üzerindeki baskı kalkacak, Türkiye’ye yeni göçlerin önü kesilecek, hatta geri dönüşlere zemin hazırlanmış olacaktır.

                        

BÜTÜN DÜNYA BİLMELİ

 

ABD’nin itirazlarını ciddiye almak veya onları ikna etmek gibi bir mecburiyetimiz yok. Zira, ABD’nin niyeti ile Türkiye’nin menfaatleri yüzseksen derece terstir. Bütün dünya artık şunu iyi bilmeli ve kabullenmelidir: Yürüttüğümüz Fırat Kalkanı Operasyonu kendi güvenliğimiz için olduğu kadar Suriye’nin güvenliği için de gereklidir.

 

 

Hiç kimseyle, hiçbir devletle, hiçbir etnik veya mezhep yapılanmasıyla bir sorunuz yoktur. Mücadelemiz terörledir ve kendi güvenliğimiz içindir. Bizim için komşularımızın toprak bütünlüğü esastır ve sınırlarımızda hiçbir uydu devletçiğin kurulmasına asla izin verilmeyecektir.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER