SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

İhanet Koalisyonu

Bu haber 22 Kasım 2012 - 10:24 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Açlık grevleri ile başlayan tartışmalar ve beraberinde gelen süreç Türkiye’nin içerisinde bulunduğu hali tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermesi bakımından oldukça anlamlı bir şekilde ilerlemiştir. Terör örgütü PKK tarafından başlatılan eylemler biranda AKP tarafından dikkate alınmış, ısrarlı bir şekilde de gündemin merkezine konulmuştur.

Açlık grevleri bir anda AKP eliyle Türkiye’nin en önemli ve sorunu haline getirilmiş, bu “suni sorun” aşılmazsa her şeyin sonunun geleceği gibi bir izlenim Türk toplumunun hafızasına işlenmiştir. Açlık grevine çıkan PKK’lıların tüm taleplerinin anlaşıldığının ve bu yönde hangi adımlar atılabileceğinin değerlendirildiğinin bizzat AKP’liler tarafından dillendirilmesi ise PKK’ya tümüyle teslim olan bir zavallı anlayışın feryatlarının yansımaları olmuştur.

Ancak bundan çok daha vahim olan gelişme ise, PKK’lıların içerisinde bulundurdukları eylemi bitirmek için İmralı canisinin adres olarak kabul görülmesi ve gelişmelerin sonunda bu yöndeki çağrısının gelmesi olmuştur. Başından beri kurgulanan bu oyun ile insanların hafızasına kazınan en vahim olay Türkiye’ye dayatılarak yaşatılan gündem kirliliği ve sözde sıkıntıların çözümünde terörist başı Öcalan’dan başka kimsenin etkili ve yetkili olmadığının gösterilmek istenmesi olmuştur.

Türkiye’de yaşanan ve İmralı Canisi Abdullah Öcalan’ın sorunların tek çözüm adresiymiş gibi gösterilme gayretleri şüphesiz ki önceden planlanan ve ihanet projesi olan Kürt açılımında sergilenecek olan yeni ve fakat daha büyük gelişmelere yol açmanın adımı olmuştur. İmralı canisi ile yürütülen görüşme trafiği öyle anlaşılıyor ki bundan sonra daha da sıklaştırılacak, PKK’yı İmralı’dan idare etme anlayışı konusunda da imkânları artırılacaktır. Açlık grevlerinin bitirilmesi ile Türkiye kamuoyunun getirildiği nokta İmralı canisinin açılım sürecine aktif bir şekilde katılmasını sağlayarak, önerilerinin tartışılması ve uygulamaya konulabilmesi meşru hale getirilmek istenmiştir.

İmralı canisinin son süreçle ilgili kendisine verilen rol ile beraber Irak’da Barzani’nin başını çektiği bölgenin merkezi hükümeti ile yaşadığı ve çatışma boyutuna ulaşan gelişmeler ile bizzat Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın “Suriye kuzeyinin kontrolü artık PYD’nin eline geçti.” demeci birlikte ele alındığında, fotoğraf tüm çerçevesi ve çıplaklığıyla ortaya çıkmaktadır. Aynı paralellikte yaşanılanlar şimdilik Irak merkezli olan ve Türkiye ile birlikte Suriye’yi de içerisine alan bir coğrafyada sözde bir Kürt devletinin kurulması çalışmalarının hızla devam ettiği gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Ne hazindir ki Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin birlik ve bütünlüğünü korumaya yemin ederek göreve gelen AKP iktidarı ise Irak ve Suriye’den toprak koparma gayreti içerisinde olan ve bunu açıkça defalarca kez ifade eden Barzani ve bölücü terör örgütü ele başı Öcalan ile son derece iyi ilişkilerde bulunmakta ve onlarla beraber hareket ederek Türkiye ve bölgeye dair planları birlikte yürütmektedir.

Suriye’de PKK’nın kolu olan PYD’nin ele geçirdiği bölgelere PKK paçavraları ve İmralı canisinin posterlerini asması, yine bebek katilinin “Suriye’de kendi öz stratejinizi uygulayın, bağımsız hareket edin” çağrılarına bu teröristlerin kulak vermeleri ve Barzani’nin de tüm bunları yapan PYD’li teröristleri eğiterek silahlandırdığını söylemesi, Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan nasıl kuşatıldığının en somut göstergesi olmaktadır.

AKP’nin ülkeye ve bölgeye dair uyguladığı politikalar işte bu sıraladığımız koşulların bütününe yol açmaktadır. Zaten aksi bir durum olsa Oslo’da PKK’lılar ile kurulan pazarlık masasında Başbakan Erdoğan’ın özel temsilcisi olduğunu ifade eden şahsın “Sizin önderiniz Öcalan ve Başbakan bölgeye ve ülkeye dair %95 aynı vizyondadır.” sözünü söyleyebilirmiydi?

AKP, Türk Milleti’nden aldığı tek başına iktidar olma vasfını bir kenara atarak adeta konumunu terör örgütü PKK ve Barzani’nin partisi KDP ile birlikte paylaşmakta, Başbakan Erdoğan’da İmralı canisi ve Barzani ile son derecede uyumlu bir “koalisyon ortaklığı” yapmaktadır. Bu koalisyonun hedefinde var olansa Irak, Suriye, İran ve Türkiye’den koparılan parçalarla bir araya getirilecek sözde devletin kurulması fikridir. Çünkü bu koalisyonu bir arada tutan ABD ve onun ortaya “yüzyılın projesi” olarak koyduğu BOP gerçeğidir.

Türk Milleti bu illete ne zaman dur diyecek bilemem! Ama bir gün bu yöndeki tavrını ortaya koyduğunda ihanet sevinciyle naralar atıp hayaller kuranların daha önce emsali görülmemiş bir azapla karşılaşacağından da eminim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.