SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

İhanet Hız Kazandı

Bu haber 30 Nisan 2014 - 10:07 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Terör bitecek, PKK silah bırakacak, teröristler teslim olacak ve Türkiye’de terör namına bir şey kalmayacak.

Bu sözler AKP’nin İmralı-Kandil-Oslo hattında başlattığı “terörle müzakere” sürecinin ahenkli laflarıydı.

Herşeyi güllük gülistanlık olarak gösteriyorlar, PKK’nın elinin mecbur olduğunu ima ederek, ihaneti çözüm kılıfında sunmaya kalkıyorlardı.

Gel gelelim süreç denilen ihanet devam ettikçe buz dağının görünmeyen kısmı da kendisini göstermeye başlamıştı.

* * *

Peki, millete gösterilmeyenlerin esasında ne vardı ve neler oluyordu?

Çözülecek, eriyecek, tükenecek, teslim olacak denilen PKK terör örgütünün militan sayısının, örgüt tarihinde hiç görülmemiş bir seviyeye fırladığı görüldü.

Silah bırakacağı ifade edilen PKK’nın yeni nesil bazı silahlar edindiği, mevcut silah sayısını da artırdığı anlaşıldı.

PKK’nın artık sadece dağlık kesimlerde değil, oluşturduğu şehir yapılanmalarıyla il ve ilçe merkezlerinde cirit attığı, bu elemanları vasıtasıyla sözde asayiş faaliyetleri yürüttüğü, kimlik kontrolleri yapıp, bölge insanını vergi adı altında haraca bağladığı ortaya çıktı.

Çözüme mecbur kalacağı ifade edilen örgüt, “paralel yapılanma” ile sözde yargı makamları kurdu ve bölge insanını adli olaylarda kendine müracaat etmeye silah zoruyla mahkûm kıldı.

Eylemlerini bitireceği söylenirken, karakollara, devriye gezen askerlere taciz ateşinde bulundu, yollara mayınlar döşemeyi sürdürdü, bölgede inşa edilen karakolları hedef seçerek bu alanlarda iş makinelerini yaktı, işçileri kaçırdı.

Daha vahim tarafı, sonlanacağı ifade edilen terör eylemleri durmadı, düzenlenen saldırılar sonucunda birçok askerimiz yaralandı, farklı zaman ve yerlerde de pek çok askerlerimiz kaçırıldı.

* * *

Şimdi sormak lazım çözüm bunun neresinde?

Adına barış denilen şey bu mudur?

Teröre, terör örgütüne ve terörist başına verilen bunca tavizden sonra;

Terör örgütü bünyesine kattığı eleman sayısını artırmışsa,

Şehir içi yapılanmalarıyla kendisine yeni eylem alanları yaratmışsa,

Sınırımızın hemen yanı başında bulunan Suriye’nin kuzeyinde sözde özerklik ilanında bulunmuşsa,

Kurduğu yapılanmalarla devlete “paralel” oluşumlar ortaya çıkarmışsa,

Yakıp yıkmaya devam etmişse,

Askerlerimize yönelik saldırılarını sürdürmüşse,

AKP’nin terörü bitirmek iddiasıyla çıktığı yola “barış mı” yoksa “ihanet mi” demek daha doğru olacaktır?

* * *

Sorgulanması gereken bir başka soru ise 2012 yılının Aralık ayında başladığı ifade edilen müzakere sürecinden bu yana hedefine yaklaşanın kim olduğudur?

Görülüyor ki kuruluşunun ana felsefesi olan dört parçalı sözde Kürt devletini kurma adına çok büyük mesafeler kat eden PKK ‘dır.

İmralı canisi, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarını adeta avucunun içine almış ve ne isterse onu yaptırmaktadır.

Geride bıraktığımız gün, İmralı’ya giderek kendisi ile görüşen BDP’liler aracılığı ile verdiği mesajında söylediği “Her an derinlikli çözüm imkânları da, çatışma olasılıkları da devrededir” ifadeleriyle AKP’yi adeta tehdit etmesi de bunun bir yansımasıdır.

Çünkü terörist başı biliyor ki, Recep Tayyip Erdoğan ile giriştiği yolda, hele ki önümüzde bulunan ve Erdoğan’ın da istekli olduğu gözlemlenen Cumhurbaşkanlığı seçimleri varken, ne derse desin, tüm taleplerini uygulayacak bir profil karşısında bulunmaktadır.

* * *

İhanetin boyutu çoktan artmış ve asıl zuhuruna bürünmüştür.

Binlerce yıllık mirası bünyesinde taşıyan Türk devleti, AKP eliyle çapulcular karşısında boyun eğdirilmeye zorlanmaktadır.

Terörist başının BDP’liler aracılığı ile verdiği mesajın hemen akabinde Diyarbakır’da iki uzman jandarmanın PKK’lılar tarafından kaçırılması zamanlama bakımından tesadüf değildir!

Böylesi bir zilleti AKP kabul etse, hatta uğruna hizmet etse de Türk Milleti’nin kabul edip onay vereceği bir durum asla söz konu değildir, olamaz da.

* * *

Terörist başının mesajında yer alan ve bir an evvel AKP iktidarınca hayata geçirilmesini talep ettiği diğer konular ise “Yerel Yönetimler Özerklik Yasası ve Demokratik Sivil Toplum Yasası” başlıkları altında sunulmuştur.

Mutlak suretle bölünmeye yol açacak bu konuların artık fütursuzca dillendiriliyor oluşu, Türkiye’nin AKP’nin teslimiyeti ile sürüklendiği uçurumu gözler önüne sermektedir.

Bu mesajın hemen ardından, Diyarbakır’da 2 askerimizin kaçırılmasına paralel olarak, BDP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’nın söylediği sözler AKP’nin teslimiyetteki ustalığını ve devlet yönetmedeki kepazeliğini gözler önüne sermektedir.

Bu zata göre Doğu ve Güneydoğu’yu içerisine alan bölgede özerklik ilan edilecek ve buranın “kendine has bayrağı, parlamentosu, başkenti ve polis teşkilatı” olacakmış.

Bakın siz şu işe!

Kimin vatanında, kime rağmen, kimlerle işbirliği yapılıp Türkiye’nin AKP tarafından nereye götürülmek istendiğinin özetidir bu gelişmeler.

Türk Milleti bin yıllık kardeşlikte karar kılarak verdiği İstiklal Mücadelesinde dize getirdiği şer odaklarının uzantıları şimdi bir ihanet koalisyonu kurmuşlar, vatanı paramparça etmek için fırsat kollar hale gelmişler.

* * *

Bunca yaşanılan zillete Türk Milleti’nin olur vermeyeceği bilinmelidir.

Hele ki Türk’ün son devletini kuran iradenin yaşatıcıları olan Türk Milliyetçileri var olduğu müddetçe, bölünme rüyalarına dalanlar mutlaka rüyalarından azapla uyanacaklardır.

Barış ve çözüm adı altında ihanetin esasını oluşturan her söz ve eylem çoktan tarihe geçmişken, bunun muhatapları vakti geldiğinde mutlaka adaletin önüne çıkıp yaptıklarının hesabını bu yüce millete vereceklerdir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.