SON DAKİKA

İhanet Her Yerde

Bu haber 30 Kasım 2013 - 10:01 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

İhanet apaçık, ihanet orta yerde, sokak ortasında, ihanet ekranlarda, ihanet manşetlerde, ihanet şarkılarda… İhanet can evimizde… Kimi zaman çok yakınımızdan biri, kimi zaman profesör kılığında, kimi zaman gazeteci, kimi zaman sanatçı bozması kılığında, kimi zamanda sahte aydın. Ancak hep yanı başımızda, burnumuzun dibinde, okullarımızda, apartmanımızda, kamuda… İhanet kitaplarda, dizilerde, sinemada…

İnsanın, ‘yok olsaydım da, bu günleri yaşamasaydım’ diyesi geliyor. Rezalet, kepazelik, müptezellik kendini aşmış durumda. Sadece bakan gözlerin göremediği, gerçeklerin bilinmediği bir ülke haline geldik. Gördüklerinden, duyduklarından dolayı ıstırap çeken insanların ülkesi olduk. İhanet kol geziyor, oltasını atmış hainleri hizmetine almak için avlıyor. İhanet sendikalarda, afişlerde, kürsülerde…

Bundan 35 yıl önce, Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde, Kasım 1978’de yapılan bir toplantıda kuruluşu tamamlanıp ilan edilen, Maksist-Leninist temellere dayalı bir Kürdistan devletini silahlı mücadele yoluyla kurmayı hedefleyen kanlı çete PKK adı altında kuruldu.

XXXXXXX

Dün o toplantının yapıldığı, PKK’nın kurulduğu o ev, bu gün bölücü çetenin mensupları ve siyasi uzantılarınca müze yapılmak istenmekte. Habere göre; “Lice’de PKK katliamlarının başlamasını törenle kutlayan hainler, örgütün kuruluşunun ilan edildiği evi AKP ortaklığının tam sonuç vermesinden sonra müzeye çevireceklerini ilan ettiler. BDP’li Nursel Aydoğan’ın ihaneti müzeleştireceklerini açıkladığı konuşmasından sonra, sahneye çıkan yüzleri poşularla kapalı bir grup PKK paçavraları ile birlikte, dağdaki katillerin ellerine tutuşturduğu bir kahpelik açıklaması okudular.”

Böylece ihanetin meşrulaştırılacağı bir girişimi nasıl olurda apaçık bir şekilde dillendirebilirler? Bu devletin polisi, askeri ne iş yapmaktadır? Bölücüler, AKP iktidarının bu günkü yönetimi altında bitmek üzereyken palazlanıp, büyüdüler, şimdi de her istediklerini yaptıracak düzeye geldiler. İstedikleri şekilde at oynatan bu bölücü güruh kanunları çiğnemekte, hiçbir güçten çekinmemektedir. Bunun başka bir açıklaması olamaz.

XXXXXXX

İstanbul’da BDP’nin siyaset akademisinde bir milletvekili, bebekkatilinin posteri altında, terörist kıyafetli bir kıza sertifikasını veriyor. İnsanların yatak odalarını izleyenler, telefonlarını dinleyenlerde çıt yok. Görüntülere bakarak, haberleri okuyarak suç duyurusunda bulunan savcı yok. Bu nasıl bir iştir? Adalet mülkün temeli olmaktan çıkmış, teröristlere hak tanımakla yükümlü kurum haline gelmiştir.

İhanet üniversitelerimizdedir. Bayrak görünce salyalarını saçarak dolaşan bu serseri güruh, Türkiye Cumhuriyetinin varlığından rahatsızdır. Unuttukları, vatanını karşılıksız sevenlerin de bu tip insan müsveddelerinden, onların azmalarını sağlayanlardan rahatsızdır. Sabırları zorlamanın alemi yok. Tahammül derecesinde olan ülkesini seven bu insanlar günü geldiğinde ya sefer diyeceklerdir. O nedenle kimse haddini aşmamalıdır. Buna hükümet edenlerde dahildir.

XXXXXXX

Barzani’yi Diyarbakır’a getirip, mazot anlaşmaları yapan zihniyet, şerefsizlerle coşmuş, Türkiye’ye ‘şerefsizlerin ülkesi’ diyen bir adamın mezarını tapınak haline getirmişlerdir. Bu bölücünün mezarı başında poz verme yarışına girenlere takılacak olan sıfat nedir? Bu ihanete çanak tutmak değildir de nedir? Ülkenin iktidar ve ana muhalefet partilerinin kelli felli isimleri bu PKK’lının mezarını ziyaret etmekte, içleri gibi kırmızı karanfille süslemektedir.

İktidar partisi Kürtlere sempatik görüneyim oy çalayım diye keşke Ahmet Kaya burada olsaydı diyor; ana muhalefet aynı hesap ve marjinal soldan da bir parça oy alabilme umuduyla aynı şeyi yaparken; Cumhurbaşkanı da, herhalde 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimini düşünerek bu PKK’lının ölüsüne devlet ödülü veriyor.

Yakında bu zevatın kemiklerini Türkiye’ye getirme girişiminde bile bulunabilirler. Hatta bunu yapmak isteyenler birer kemiğini alıp evlerine koyabilirler. Acı olan bölücüler bu kadar cesaretlenmiş, her yerde devlete isyan bayrağını çekmiş, Cumhuriyete savaş açmışken, PKK’lı sanatçı bozuntusunu o gece protesto edenler bu gün ‘ben tuvaletteydim’ ‘çok pişmanım’ diyerek, nerdeyse ağlayarak alçalmanın ötesinde çukurlaşmaktadırlar.

İhanet toplumun hücrelerine nüfuz ediyor. Ey bütün bunlara seyirci kalanlar, yarın çok geç olabilir, bir de bakmışsınız ülke içinde sınırlar, oturduğunuz bölgede kurtarılmış mahalleler ve paramparça bir ülke… Allah korusun bu duruma düşmek istemiyorsanız dününüze ve bu gününüze sahip çıkın ki yarınınız sizin eseriniz olsun.

Bu kepazeliğe bir son verin, ülkeyi daha fazla rezil rüsva etmeyin.

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.