SON DAKİKA

İhanet Eden Kim?

Bu haber 30 Eylül 2013 - 11:45 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Başbakan Erdoğan hasbelkader siyasete atılmasaydı eminim muhteşem bir komedyen olabilirdi. Bu anlamda söyledikleri ve yaptıklarıyla da eminim “usta” sıfatını komedyenlik alanında layıkıyla taşır, aradan yıllar geçse dahi kimse eline su dökemezdi. Kaderin cilvesine bakın ki gele gele Türkiye Cumhuriyeti’nde Başbakan oluverdi. Elbet ki bundan çıkarılacak derslerin olması lazım…

Bilenler neden böyle bir girizgah yaptığımı anlayabilirler, bilmeyenler için nedenini yeni bir örnekle beraber açıklayayım.

Hafta sonu Başbakan Erdoğan Kırşehir’de Ahilik töreninde bir konuşma yaptı. Konuşmasında öyle şeyler söyledi ki dünü hatırlayıp, bugün ne dediğine baktığınızda konuşanın ya şizofren olduğu yada komedyenlik alanında kimsenin yanına dahi yaklaşamaz bir beceri kazandığını anlarsınız. Biz sahip olduğumuz terbiyeden ötürü Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı yapan bir isme “şizofren” demeyeceğimiz ve bunu uygun bulmadığımız için ikincisini tercih ediyoruz.

“İkinci bir bayrak isteyenler ihanet içerisindeler… Bizim birliğimize tahammül edemeyenler var. Bizi bölerek yutmak isteyenler var. Biz öyle iri olalım ki onların midelerine oturalım.” diyen birisine başka bir tanımlama yapacak olan varsa buyursun söylesin. Zira bu sözler Başbakan Erdoğan’ın kendisine ait.

Düne kadar “Türk Bayrağının adı değişsin” diyenleri “akil adam” yapıp ülkeyi karış karış dolaştıran kendisiyken, Diyarbakır’da PKK tarafından yapılan Kuzey Kürdistan (yani Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgeleri kast ediliyor) Birlik ve Çözüm Konferansı’nın düzenlenmesi için her türlü desteği veren kendisiyken, PKK’lılarla ve terörist başı ile kurulan pazarlık masalarında Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğünü “pazarlık” meselesi yapıp yine Türk Milleti’nin birliği ve bütünlüğünü yok sayan kendisiyken, “Türk Milleti 36 etnik yapıdan oluşan bir mozaiktir” diyerek milleti etnik parçalara ayırıp liğme liğme etmek isteyen kendisiyken, Türk Milleti’nin birliğinin teminatı olan anayasanın ilk üç maddesini kaldırmak isteyen kendisiyken, yerel yönetimler yasasını değiştirip Türkiye’yi eyaletlere ayırmanın planlarını yapan kendisiyken, şimdi kalkmış birilerinin Türk Bayrağı’ndan rahatsız olduğunu, birlik ve bütünlüğümüzü bozmak isteyenlerin olduğunu ve bunu yapanların da “ihanet” içerisinde olduğunu söylüyor.

Allah aşkına si söyleyin, Başbakan Erdoğan’ın kendi söylediği ve “ihanet” olarak nitelendirdiği her ne varsa hepsini yapan bizzat başında bulunduğu AKP iktidarı değil mi? Bundan daha vahim, daha komik ne olabilir?

Sayın Başbakan’a “geçti bu elin pazarı, sür eşeğini Kandil’e” demekten başka daha uygun ne söylenebilir ki? Zira AKP kurmayları ve Başbakan Erdoğan’ın sözlerinin Türk Milleti nezdinde bir karşılığı kalmamıştır. Millet tüm gerçekleri AKP’nin “ustalık” dönemi olarak adlandırdığı son iktidar yıllarında çok net bir şekilde görmüştür.

AKP’lilerin yaptıkları açıklamanın artık sadece Kandil’de veya İmralı’da bir karşılığı olabilir, onun haricinde başka bir beklenti içerisine giriyorlarsa, ektiklerini biçecekleri ve bu zamana kadar yaptıklarının mahsulünü alacakları önümüzdeki yerel seçimleri beklemelidirler.

Anlaşılıyor ki AKP de seçim atmosferine iyice girmeye başlamış. Yoksa Başbakan Erdoğan’ın bu türden açıklamalar yapıp, bizzat Türk Milleti’nin hislerinin tercümanı olan cümleler kurmaya başlaması mümkün olamazdı. MHP’ye karşı artan ilgi ve yönelimin önünü kesebilmek, iktidarlarını koruyabilmenin baş koşulu çünkü. İktidarları için en büyük tehdidin MHP olduğunu çok iyi kavramış durumdalar.

“Asıllarında” olmayan davranışlar sergileyip, komik hale düşmeleri de bu sebepten. Yakın bir zaman sonra bu kez konuşmalarının dozunu artırarak, Başbakan Erdoğan ve kimi AKP’li kurmayları terörist başı ve PKK ile görüşmeyi “şerefsizlik, namussuzluk, ahlaksızlık” olarak adlandırır ama fırsatını buldukları ilk anda da İmralı’nın, Kandil’in yada Oslo’nun yolunu tutmaktan geri durmazlar. Atalarımız ne güzel söylemiş; herkes aslına çekermiş. Ne yapsınlar, kim ne derse desin, mayasında ne varsa, kanı nasılsa insanın karakteri de o yönde şekilleniyor.

Seçim için üç beş ay dişlerini sıktıktan sonra yine aslına dönenin hesabını bugünlerden yapıyorlardır. Tecrübeyle sabit bir durum, inanmayanlar varsa çok değil birkaç seçim öncesi neler söyledi, sonra neler dendi ve yapıldı bakılsın, anlaşılır.

MHP Yerel Seçimlerin En Başarılı Partisi Olacak

Dün MHP Yerel Seçimlerde yarışacak adaylarını tanıttı. Hepsi birbirinden değerli ve kendi bölgelerinde tabir yerindeyse marka olmuş, halkın gönlünde taht kurmuş çok kıymetli isimler. Şimdiden söyleyebilirim ki MHP, 2014 yerel seçimlerinde en çok başarılı olan parti olacaktır.

Ama özellikle Ankara’ya dikkat edin! MHP Ankara’yı bu seçimlerde kazanacaktır. Mevlüt Karakaya hem akademik, hemde bürokratik zemini iyi tanıyan, konusunda uzman, halka iletişimi güçlü, “önce ülkem ve milletim, sonra partim, sonra ben” düsturunu kendisine ilke edinmiş inançlı ve mücadeleci bir isim.

Seçim yarışının Ankara’da MHP ve AKP arasında geçeceği kesin. Nihayetindeyse Ankaralıların tercihi MHP olacaktır, şüphem yok. Zira isimler de, kalite de ,fark da, adamlık da ortada. Mevlüt Karakaya her anlamda Melih Gökçek’i ezer… Ülkücü Hareket isterse ve kendi adayına layıkıyla sahip çıkarsa Ankaralıların yıllardır çektiği zulüm artık sona erer.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.