SON DAKİKA

İddiaların Hepsi AKP’yi Kapsıyor

Bu haber 16 Aralık 2014 - 10:26 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

Bugün suçlamalara sebep teşkil eden gelişmelerin büyük bölümü, seçim meydanlarında kullanmış ve bunun üzerinden oy devşirmiştir. Dolayısıyla hem vebal altındadırlar, hem de suç ortağıdırlar. Yargının bu durumu dikkate almadan vereceği kararlar kitabına uydurulsa da, vicdanlara uymayacaktır.

AKP’nin 17-25 Aralık’da ortalığa saçılan dünyanın en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddialarını unutturmak için yaptıkları, kendi sicilini itiraf etmekten, nasıl bir düzen kurulduğunu ibret verecek biçimde ifşadan ileri gidemiyor.

Kararların altına AKP’nin imzası var

Ne olup bittiğini anlayabilmek için şu gerçeği mutlaka hesaba katmak gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün ağır hakaretlerle hedefe koyduğu cemaatle ilgili bütün suçlamaların kaynağında, bizzat bu hükümet vardır. Görevden alınanların o görevlere atanmalarının altında sayın Erdoğan imzası bulunmaktadır. Suç olarak ortalığa saçılan şeylerin birçoğunun talimatını bizzat bu hükümet vermiş veya sessiz kalarak göz yummuştur. Bugün suçlamalara sebep teşkil eden gelişmelerin büyük bölümü, seçim meydanlarında kullanmış ve bunun üzerinden oy devşirmiştir. Dolayısıyla hem vebal altındadırlar, hem de suç ortağıdırlar. Yargının bu durumu dikkate almadan vereceği kararlar kitabına uydurulsa da, vicdanlara uymayacaktır.

Ne istedilerse verdik!

Bu bir iddia değildir. Herkesin şahit olduğu gelişmelerin ve sayın Erdoğan’ın, “ne istediler de vermedik” sözlerinin onayladığı bir tespittir. Cemaatle bir ortaklık kurmuş ve bunu 11 yıl devam ettirmişlerdir. Şimdi çıkıp, “aldatıldık, bilemedik” demeleri, ne siyasi, ne de hukuki olarak sorumluluktan kurtulmalarına yetmez. Nitekim, özellikle gözaltına alınanlardan emniyet menşeili olanlar, her şeyi başbakanın bilgisi ve talimatı doğrultusunda yaptıklarını söylemektedirler. Daha da ileri giderek, yaptığı görüşmelerin sayısını, yerini, içeriğini ve sonuçlarını açıklayan polis müdürleri olmuştur. Bütün bu gelişmeler kamuoyu önünde yaşanmıştır. Eğer ortada bir suç varsa, bunun bütün taraflarıyla ortaya çıkarılması ve sonuçlandırılması gerekir.

Asırlar geçse de unutulmaz

Meselenin bir başka boyutu, hükümet ve cemaat arasındaki kavganın ortalığa saçtıklarıdır. Birbirleri hakkında yaptıkları suçlamaların sonucu ne olursa olsun; ortalığa saçılanların mutlaka hesabının sorulması gerekmektedir. İddia edildiği gibi eğer bir paralel yapı kurulmuşsa, bunun hesabı iki taraflı olarak sorulmalıdır. Paralelin bir kenarını alıp, diğerini görmezden gelmekle haklı ve doğru bir sonuç almak mümkün değildir. Ortada çok ciddi, çok net ve çok dehşet verici iddialar vardır. Tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ortalığa saçılmıştır. 4 Bakan görevini bırakmak zorunda kalmıştır. Adli Tıp, ses kayıtlarının montaj olmadığını ve gerçek kişilere ait olduğunu kanıtlamıştır. Hükümet gücünü kullanarak bunun üzerini örtmeye çabalamak boşunadır. Ne yapılarsa yapılsın, 17-25 Aralık dünya tarihine geçmiştir ve üzerinden asırlar da geçse unutulmayacaktır.

Yargı bağımsızlığı

Sayın Cumhurbaşkanının Kocaeli’deki konuşması, nasıl bir panik yaşandığını bir defa daha ortaya koymuştur. Bağımsız savcılar tarafından yürütülen ve hukuk içinde kalan operasyonlar yapıldığından, eski Türkiye taraflarının bu durumdan rahatsız olarak bir baskı uygulamaya çalıştıklarından bahsetmiştir. Oysa, günler öncesinden bu operasyonların yapılacağını ilan eden yine kendisidir. Bu kadarla da kalmamış, operasyonlar ve kimlerin gözaltına alınacağı günler öncesinden internet sitelerine düşmüştür. Aynı şeyleri Ergenekon ve Balyoz davalarında da görmüştük. Bu durumda yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ne kadar inandırıcı olabilir? Eski Türkiye söylemlerinin altını AKP’nin 12 yıllık sicilinin doldurması ayrı bir itiraftır.

Avrupa Birliği çelişkileri

Sayın Cumhurbaşkanı Avrupa Birliği’nden özellikle basın özgürlüğü konusunda gelen itirazları da gündemine almış ve eleştiriler yöneltmiştir. Ancak, Avrupa Birliği’ni bir cennet projesi olarak bu millete sunan ve yılladır kapısında bekleyen yine kendi hükümetidir. Ulusal güvenliğin tehdidi konusunda söylediklerinin bir önem ve anlam bulabilmesi için yukarıda anlatmaya çalıştığımız ortak sorumluluğun da hesaba katılması gerekmektedir. Eğer ulusal güvenliği bir tehdit varsa, hesabı önce o tehdidi yapanlarla 11 yıldır ortaklık kuranlar vermelidir.

Sayın Cumhurbaşkanı Avrupa Birliğine PKK ile ilgili dosyaların verilip hiçbir netice alınmadığını söyleyerek, sözlerine haklılık kazandırmak istemiştir. Ancak, burada iki yönlü bir çelişki vardır. Birincisi, AKP’nin ciddiye ve dikkate alınmadığının itirafıdır. İkincisi de, ortada PKK ile masa kurup, bebek katilinin hazırladığı yol haritasını hayata geçirmek için gece gündüz çalışan bir hükümet varken, Avrupa Birliği’nden bir adım atmasını beklemek ne kadar gerçekçi olabilir?

Hukuk ve demokrasi

Sayın Cumhurbaşkanı, “Hakim ve savcılarımızın korkutulmasına, etki altına alınmasına fırsat vermeyiz. Atılacak her adım hukuk içinde atılacak, karar da hukuk ve demokrasi içinde, yasalar ve vicdan çerçevesinde verilecektir.” Diyor. Türkiye’nin meselesi tam da budur. Bugün en çok aranan şey hukuk ve demokrasidir. Hakim ve savcıların Ergenekon ve Balyoz davalarında ne yaptıklarını ve arkalarındaki gücü bütün dünya ibretle izlemiştir. O hakim ve savcıların görev yaptıkları dönem bir başka hükümete ait değildi, yine AKP’nin dönemiydi. Basın özgürlüğü ile ilgili söylenenlere hiç girmeyelim. Zira, medyayı ele geçirmek için havuz oluşturanların, “Alo Fatih” düzeni kuranların basın özgürlüğünden bahsetmesi, bir şakadan öteye geçemez.

Eski Türkiye

“Türkiye artık eski Türkiye değil, adalet hakim olacaktır.” Sözü, 12 yılın nasıl kaybedildiğinin ilanıdır. Zira, aksi olsaydı, 12 yıl tek başına iktidarda kaldıktan sonra çıkıp söyleyecekleri söz, “Türkiye artık eski Türkiye değil, artık adalet ve hukuk hakim olacak” demek olmazdı. Kendi dönemlerine kendileri sahip çıkamıyor, ama Türk milletinden sahip çıkması isteniyor. Yeni Türkiye’den, hukuktan ve demokrasiden söz edebilmek için önce 11 yılın ve ortalığa saçılanların hesabının verilmesi gerekir. Aksi halde, bu vahim durumu Türk milletine dünyada alay konusu olmaya devam edersiniz.

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.