SON DAKİKA

Huzursuzluğun Nedeni Aldatıldık Diyen AKP’dir

Bu haber 03 Nisan 2015 - 19:51 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

Kaç gündür yazılarımızın en başına MHP’nin yükselişini yazarak başlıyoruz. Çünkü gerçek bu… MHP yükseldikçe bazı mihraklar kahroluyor, bazıları kıvranıyor, MHP yükseliyor. Bu durum en çok Türk düşmanlarını sıkıntıya sokuyor. Böylece MHP bazılarının korkulu rüyası, bazılarının da saldırı odağı oluyor. Soldan, sağdan her önüne gelen MHP’ye saldırıyor.
Anlaşılan sorunu Türklük olanlar, MHP’yi düşman bellemişlerdir. Bazıları da sureti haktan gözüküp, eleştiri adı altında MHP’ye saldırmaktadır? Ulusalcılık altında olanlar, milliyetçiliği yok saymaktadırlar. Bu da çok ciddi bir kıskançlıktan kaynaklanmaktadır. Buna dayanarak birileri Soner Yalçın gibi yazılar yazarak MHP’yi, AKP ortağı bile yapmaktalar.
Birilerinin çıkıp Yurt gazetesinde CHP-AKP ortaklığından söz edince bundan rahatsızlık duyan birileri de hemen oylar kaymasın diye, MHP’yi de bu yalanlarının içine dahil ettiler. İşin ilginci bunlar kendi söylediklerine, kendileri de inanan cinsinden. Halbuki onlarda çok iyi biliyor ki bu ülkede tahterevalli siyaseti AKP ve CHP üzerine kurulmuştur.
XXX
HDP’yi de ara çubuğu yapmışlar, bir sağ tarafa, bir sol tarafa çekmekle dengeyi sağlamaya çalışacaklar. Bu görünen tabloyu, sadece bakmakla yetinenlerin farkına varmasını beklememeliyiz. Çünkü bakmak başka, görmek başka bir olaydır. Şu an Türkiye’de birçok kurum bakarkör vaziyetindedir. Askerde komutanımız bizi dizer, komut verirdi sağa bak, sola bak, arkana bak. Bu işlem çok hızlı yapılırdı. Sonra da sorardı; sağda ne var, solda ne var, arkada ne var? İyi de bugün böyle eğitimler yaptıran asker çevresine bakıyor ve ne olup bittiğini görebiliyor mu? Bırakın çevreyi önünü görebiliyor mu?
Bugün savaş terennümleri, sahiden bu tehlikeyi gördükleri için mi, yoksa birilerini kurtarmak için mi çıkarılmaktadır? Türkiye aciz bir duruma düşürülmüştür. Şalterin nasıl indirildiği, kimler tarafından indirildiği, ne olduğu hala tespit edilememiştir.
Rehin alınan Savcımızı kurtarmak için yapılan operasyonda Savcıyı da kaybettiğimiz halde operasyondan başarıyla söz edilmektedir. Başarı bu işin neresinde? Olaylar oluyor, Erdoğan açıklama yapıyor… Başbakanı ara ki bulasın. Acaba bazı bakanlara ve vekillere getirilen konuşmama yasağı, olaylar hakkında konuşacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan olacak diye değiştirildi mi? Ara sırada olsa ‘Serok Ahmet’ diye anılan Başbakan Davutoğlu, ‘bundan sonra’ diye başlayan cümleler kurmakta, iç güvenlik yasasıyla olayların son bulacağını söylemektedir.
XXX
AKP, hatırlarsınız PKK’ya önce kamu düzeni diye diretiyordu, bu kamu düzenini, PKK’nın eylemlerinde değil de, vatandaşların baskı altına alınmasını, makul şüpheli sayılmasını, AKP’yi muhaberat devleti yapacak olan iç güvenlik yasasıyla sağlayacağını sanıyorsa çok yanılıyor demektir. Bu çaba onları, çok eleştirdikleri, devirmek için ona karşı olanlara her türlü yardımı yaptıkları, Esed yapmaktan başka bir işe yaramaz.
Bugün adliyeler basılıyor, emniyet binalarına saldırılıyor, düzmece senaryolarla AKP parti binaları basılıyorsa, bu durum, toplumun huzurunu bozanların başkaları olduğunu göstermez. Aksine bu durum toplumun huzurunu bozarın bizzat AKP olduğunu gösterir. Bunu söylememizdeki en büyük neden, ülkenin bu hale gelmesindeki en birinci sebep, bütün bu olayların olmasına, yaşanmasına izin veren, bazen de içinde olan AKP’dir.
Huzursuzluğu, huzur, güvensizliği güven, istikrarsızlığı istikrar, yolsuzluğu yol, hırsızlığı meşru, yokluğu varlık, yoksulluğu zenginlik olarak gösterip, 13 yıldır Türk milletini bunlara inandıran AKP ve başları; askerin ve Türk milletinin önünde ‘aldatıldık’ diye günah çıkardıkları andan itibaren, Türk milletinde bir uyanış, bir kıpırdama başlamıştır.
Türk milleti, 12 yıldır AKP ve yancıları tarafından, üzerine serpilmek ne kelime tonlarca atılan ölü toprağını atmaya başladı. Allahın izniyle silkindiği gün AKP vesayetine, muhaberat yönetimine son verecek, bayrağa saygı nasıl olur, dost, düşman herkese gösterecektir.
Sağlıcakla kalın!

Not: Dünkü yazımda 31 Mart 2015 yerine, 30 Mart 2015 diye çıkmıştır. Bilgilerinize sunar, özür dilerim. Ayrıca bu olay da göstermektedir ki, bu iktidar insanda kafa bırakmamıştır.

Fikri Atılbaz

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.