Asikurtlar©

Hüzünlerle Örülen Simsiyah Bir Kefensin Eylül

Hüzünlerle Örülen Simsiyah Bir Kefensin Eylül
13 Eylül 2015 - 7:22 'de eklendi ve 4022 kez görüntülendi.

Yine aylardan Eylül..!

İçimize oturup, bağdaş kurup, birde demli çay koyup; acıyı, hüznü ciğerlerimize kadar yaşatan;

son baharın hüznünü içselleştirip, şehit haberlerini de peşinen getiren, iliklerimize kadar öfkeyi acıyı özümseten, biriktiren zifiri karanlıkların adete tarifidir: Eylül..!

Sevdası yüreklerinde gizli, hakikat onları özü, hak davanın; Milliyetçi Türkiye’nin savunucuları, Eylül de dökülen yaprak misali birer birer şahadet şerbetini içmişlerdi..!

Senelerdir devletin varlığı milletin birliği vatanın bölünmez bütünlüğü uğrunda, bu mukaddesleri yıkmak için uğraşanlarla yaptıkları mücadelelerde yüzlerce vatan evladı kara toprağa düştü ve şehit oldu..!

Hayatlarının baharında, en güzel günlerinde, kimi arkasında anasını babasını; kimi karısını, nişanlısını gözü yaşlı bırakarak göçüp gitti..!

Bir tek günahları, suçları vardı..

Türk milletini seviyordular. Türk olmanın gururu ile doluydular. Türk gibi düşünüyorlardı. Allaha inanıyorlardı. Devletlerini yaşatmak, ona uzanan ellerle mücadele hayatlarının manasıydı. Milleti böldürtmemek, vatanlarını parçalatmamak yegane gayeleriydi.

Hayatları boyunca imkansızlıklarla mücadele ettiler..

İftiraların yalanların hedefi oldular.

Yılmadılar, yıkılmadılar..

Dimdik ayakta durdular..

Konjonktürmüş, siyasi denklemmiş, siyasetmiş hiç oralı bile olmadılar…

Her defasında Muhammedî ahlak dediler haktan hakikatten geri durmadılar..!

Milli hisleri maddi hislerinden her daim büyük oldu..

Onun içindir ki maddiyatçı değil milliyetçi oldular..!

İdealleri vardı…

Onların başkaydı, bakışları gördükleri hayatı anlamlandırmaları…

Yürekleri her daim Allah diye çarptı..!

Gösterişten uzaktı sevdaları..!

Kabadayılıkları, kendini beğenmiş tavırları, burnu havada gezmeleri yoktu asla..!

Nerde bir mazlum masum görseler, başlarını okşar derdini sorarlardı..!

İşte dünyanın halları..

İyi olan asil insanların acı ama asil sonları..

‘’Şehitlik’’ idi hüzün dolu muratları..!

Bugün mü?

Bugünde Eylül tıpkı geçmişteki gibi karanlık..!

Her taraf kan, her taraf şehit yası; ya bir dul, ya yetim ağlaması; işte bu Türkiye’nin bugünkü içler acısı manzarası..!

Eşlerinin çocuklarının yanlarında askerimin, polisimin canlarına kıyılması; haince ve kalleşçe..!

Veballer çok büyük…

Uyarılara aldırmayan, hala da bildikleri yoldan şaşmayanlar..!

Can giderken, kan giderken hala siyasi konjonktür hesabı yapanlar..

Şehitlerin vebali, analarının, bacılarının, eşlerinin çoluk ve çocuklarının yanan yürekleri bırakmayacak sizi..!

Hem bu dünya da hem ahirette yakanız da olacak şehitlerin iki eli..!

İşte yine bir Eylül hali..

Sevilecek gurur elde edilecek yok hiçbir yanı..!

Hep bi kalleşlik, menfaatperestlik, düşmanlık, egoistlik hayali..!

Üzülüyor insan; kahroluyor hem vallahi hem billahi..!

Sevmiyorum seni Eylül sevemiyorum…

Canımı sıkıyor, yoruyor, kahrediyor hatta içim içimi yiyor,

Sonbaharın dökülen yaprakları misali;

Hiç haz etmiyor, hiç hoşuma gitmiyor; dünyanın bu boş ve kalleş hali..!

Eylül her zamanki Eylüllüğünü yapsa da; biz, Ya Allah diyerek yeniden doğrulsak…

Yeniden Tanrı dağına çıksak ..

Yeniden fethetsek Anadolu’yu; Yeniden tanışsak İslam’la..

Ama bu kez daha sıkı sarılsak daha bir imanlı olsak…

Turan coğrafyasından hiç kopmasak… Tekbirler getirsek; Ya Allah Bismillah diyerek haykırsak;

Yürüsek daima yorulmadan, yılmadan, yıkılmadan..

Tekbirler arşı sarsa yeniden; Cenabı Allah’ın yardımıyla Türk milliyetçileri iktidar olsa…

İktidar olmak vay be; hem; Allah katında da…

Selam ve dua ile..!

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER