Asikurtlar©

Hukukçu Olmayan Haşim Kılıç’ın Komik Açıklamaları

Hukukçu Olmayan Haşim Kılıç’ın Komik Açıklamaları
03 Mayıs 2016 - 10:12 'de eklendi ve 4471 kez görüntülendi.

Cumhuriyet Gazetesin’nde 22 Ekim 2015 tarihinde “Ankara kulisleri bu iddiayı konuşuyor” başlıklı şu şekilde bir haber vardı:

“MHP kulislerinde, Bahçeli- Akşener geriliminin nedeninin, Akşener’in 1 Kasım milletvekili aday listelerinin açıklanmasına bir hafta kala eski Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener ile eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın da aralarında yer aldığı oluşumla görüşmesinden kaynaklandığı ileri sürüldü.

Bahçeli’nin, 1 Kasım seçimleri için de Akşener’i aday gösterdiği ancak “Sapanca yakınlarında gerçekleşen görüşmeden” haberdar olduktan sonra liste dışı bıraktığı belirtildi.

Cumhuriyet’in görüştüğü Abdüllatif Şener ise söz konusu iddiaları ne yalanladı, ne doğruladı. Şener, “Böyle bir görüşme olup olmadığıyla ilgili bir yorumda bulunmak istemiyorum” demekle yetindi.”

***

Bu haberi yapan HDP’nin yayın organı Cumhuriyet Gazetesi şimdi bu oluşumu destekliyor olmalı ki, “Meral Akşener gelirse MHP %25 oy alır” anketlerini manşetlere çekerek imaj çalışması yapıyor. Demek ki, siyasetin yeniden dizayn edilmesi noktasında medya ayağının bir mensubu da Cumhuriyet gazetesi olmuştur.

Şimdi ki konumuz Cumhuriyet Gazetesi değil, Cumhuriyet gazetesi içindeki “Yeni Oluşum’da” adı geçen Anayasa Mahkemesi eski başkanı Haşim Kılıç’ın MHP kongresi hakkında yapmış olduğu açıklamalarıdır.

Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi eski Başkanı olan Haşim Kılıç bir hukukçu değil, iktisatçıdır… Haşim Kılıç, Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden 1972 yılında mezun olmuş ve 1990’da Turgut Özal tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanmıştır.

“Özal’ın misyonunu sürdürüyoruz” diyen AKP’nin Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürünü TÜBİTAK-ULAKBİM Müdür Yardımcılığı görevine getirmesi Türkiye’de aynı sistemin devam ettiğini göstermektedir. İktisatçıdan hukukçu, Hayvanat Bahçesi müdüründen Tübitakçı…

Aslen iktisatçı olan çakma Hukukçu Haşim Kılıç MHP kongresi hakkında mahkemenin tedbir kararını “Kongrenin durdurulma kararı hukuksuzdur. Ücradaki bir mahkeme böyle karar alamaz. Hukuk siyasallaşmıştır. Bu, mahkeme kararlarının çok komik düştüğünü gösteriyor” şeklinde yorumlamış…

Bu basit ve rezil açıklamayı gerçekten kendisi mi yaptı bilmiyorum ama çok kötü yakalandı.

Çünkü kendisi Anayasa Mahkemesi Başkanı iken CHP’de de Olağanüstü Tüzük Kurultayı için 348 imza toplanmıştı. Kendi Başkanı olduğu dönem Anayasa Mahkemesi 2005 yılında CHP’ye sadece ihtar vermişti. Haşim Kılıç ise “Kongre çağrısı yapılmamasının Yasa’ya aykırı bir yönü bulunmadığından, ihtar kararı verilmesine karşıyım.” Demişti.

Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi kararında “Açıklanan nedenlerle, Yasa’da aranan koşullar gerçekleştiği halde tüzük değişikliği için olağanüstü kongre çağrısını yapmayan Parti’ye 2820 sayılı Yasa’nın 104. maddesi uyarınca ihtar kararı verilmesi gerekmektedir.” derken, “Haşim KILIÇ, Sacit ADALI ve Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşlerin tümüne katılmamışlardır.” cümleleri de yer almıştı.

CHP’ye ihtar verilmesine bile karşı çık, ama MHP kongresi hakkında karar veren mahkeme kararını “Bu, mahkeme kararlarının çok komik düştüğünü gösteriyor” şeklinde değerlendir. Ne diyelim Haşim Kılıç, seni Anayasa Mahkemesi Başkanı yapanı rahmetle anıyoruz!

Yeni parti çalışmalarında Meral Akşener ile birlikte olduğu iddia edilen Haşim Kılıç’ın bu tür açıklamalar yapması doğaldır ama geçmişte Resmi Gazete’de çıkan CHP kararı varken MHP hakkında bu tür açıklamalar yapması rezalettir.

Geçmişte İBDA-C’nin yayın organlarında yöneticilik yapan, şimdi de Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı konuşulan Haşim Kılıç’ın bu çakma hukukçu görüşleri bize göre aslında normaldir.

Fethullah Gülen’in isteği ile DYP’de Bakan olmasına Nurettin Veren’in “aracı oldum” dediği birisi için MHP’nin kongresi hakkında yorumlar yapan Haşim Kılıç’a niye şaşıralım ki?

Haşim Kılıç, 5.parti oluşumlarında yerin neresidir?

Abdüllatif Şener’in inkâr etmediği görüşmelerde neler konuştunuz?

Haşim Kılıç, yargıda kumpas kurarak MHP’ye hukuksuz bir şekilde “Kayyım” atayan Hâkim ve bunun için aracı olan CHP eski milletvekili Yakup Kepenek hakkında da bir açıklamanız olacak mı? Kendileri 11. Gün oldu hala sessizler, belki senin bildiklerin vardır? MHP’ye yargı kumpası kurulduğunda sesin çıkmıyor da, mahkemenin Yargıtay kararı beklenmesi adına tedbir kararı vermesi mi komik?

Bu açıklamaları kim adına, kimin zoruyla yaptın kamuoyuna bunu açıklarsın artık…

AKŞENER’İN UĞUR BÖCEĞİ VE OPERASYON GAZETESİ SÖZCÜ!

Uğur Dündar’ın geçtiğimiz hafta Sözcü Gazetesi’nden sunulan Meral Akşener röportajını görünce yazı başlığım kendiliğinden bu şekilde oldu. Hakaret etmek için söylemedim. Uğur getirdiğine inanılan “Uğur böceği” var ya ondan esinlendim. Hani Oğuz Yılmaz’ın oyun havası var ya…

“Gönül bağım aşk çiçeğim uğur böceğim

Sana güller menevşeler morlar saçayım

İste yavrum senin için zehir içeyim

Bir tebessüm yeter bana gönül çiçeğim”

Böyle bir şey yani..

Uğur Dündar bile Meral Akşener için “Senin için zehir içerim” noktasına geldiyse gerçekten Cumhuriyet gibi Sözcü gazetesi de MHP üzerinde bir proje olarak kullanılmaktadır. Bundan hiç şüphem kalmadı!

Uğur Dündar eli yandığı halde hala röportaj peşinde koşuyorsa ve bunu da “Sev­gi­li okur­la­rım, MHP Ge­nel Baş­kan aday­la­rın­dan Sa­yın Me­ral Ak­şe­ne­r’­le İs­tan­bu­l’­da bu­lu­şup bir rö­por­taj ya­pa­cak­tım. Ha­zır­lık­la­rı ta­mam­la­yıp yo­la çık­mak üze­rey­ken, gö­rün­mez bir ka­za so­nu­cu eli­me kay­nar su dö­kül­dü!.. 2. de­re­ce­de ya­nık olu­şan yer­le­re ban­daj­lı te­da­vi uy­gu­lan­ma­ya baş­lan­dı­ğın­dan İs­tan­bu­l’­a gi­de­me­dim.” Şeklinde röportajında vurguluyor ve sonuca ulaşıp “Oku­ya­ca­ğı­nız rö­por­ta­jı ise ga­ze­te­mi­zin de­ğer­li yö­ne­ti­ci­le­rin­den Fer­da Ön­gü­n’­ün yar­dı­mıy­la in­ter­net ara­cı­lı­ğıy­la ger­çek­leş­tir­dim” bilgisini vererek röportajı gerçekleşiyorsa burada inanın Uğur Dündar’a bir baskı vardır. Ya da Uğur Dündar’da ikiyüzlü bir insan sonucu çıkıyor…

Çünkü Uğur Dündar’ın geçmişte Meral Akşener hakkında yazdıkları, Meral Akşener’i insan içine çıkarmaz noktadaydı. Şimdi ne değişti de böyle cilalama noktasına gelindi?

Bir yazısında “Sayın Meral Akşener’e gelince… Onun inandırıcılık ve demokratlık sicili bizim arşivimizdeki kayıtlara göre hiç de parlak değil! Okurlarımızın dikkatinden kaçmamıştır sanırım. Dört yıl kadar önceydi. Tansu-Özer Çiller çiftinin Antalya’nın en güzel kıyılarından biri olan Beldibi’nde, Hazine arazisine kondurdukları otelle ilgili haberler yapıyorduk. Meral Akşener o sırada, Tansu Çiller’in ebedi başkanı olduğu Zübeyde Hanım Şehit Analarını Koruma Vakfı’nın maaşlı müdürüydü. Çiller çifti, haberlerimizin kamuoyundaki etkisini görünce, ilginç bir karar aldı. Meral Akşener bu kararı, ARENA programında milyonlarca TV seyircisine şöyle duyurdu:

”Antalya Beldibi’nde, Çiller Ailesi’nce inşa edilmekte olan pansiyonun geliri, Zübeyde Hanım Şehit Anaları Vakfı’na bırakılacak, aile bu işten hiçbir gelir sağlamayacaktır!..”

Pansiyon dedikleri lüks otelin inşası hızla tamamlandı ve şehit anaları avuçlarını yaladı! Çünkü tesisin işletmesi, çoktan Bursalı bir işadamına verilmişti. Biz de Meral Akşener’in sözlerine inanmakla, seyircimize karşı çok zor bir durumda kalmıştık.

Aynı Meral Akşener, milletvekili seçilip DYP Genel Başkan Yardımcısı olunca, Tansu Çiller’i eleştiren gazetecileri, Çiller fanatiklerine hedef göstermekten çekinmemişti. Bu işaretin verilmesinden kısa bir süre sonra, medya kuruluşlarına peş peşe saldırılar başlamıştı.” (26 Eylül 1998/Hürriyet ) Cümlelerini yazan Uğur Dündar şimdi Meral Akşener’e sorusu ne biliyor musunuz?

“- Genel Başkan adaylığınızı açıklar açıklamaz bir iftira ve saldırı yağmuruyla karşılaştınız. Bunun devam edeceği anlaşılıyor. Korktuğunuz, çekindiğiniz, “Şunu bulurlarsa…” diye endişe ettiğiniz bir konu var mı?”

Uğur Dündar’ın sorusu aynı bu şekilde!

Tansu Çiller ve Meral Akşener’i Zübeyde Hanım Şehit Anaları Vakfı’nı dolandırmakla suçlayan Uğur Dündar şimdi böyle bir soru sorarak ikiyüzlü duruma düşmüyor mu?

Bu Sözcü Gazetesi’nin Meral Akşener aşkı nedir?

Uğur Dündar, Bekir Coşkun, Rahmi Turan MHP’li olmadığı halde, bu MHP aşkı nasıl depreşti?

Dün Meral Akşener ile “Suna Abla” diye dalga geçen ve “Dün İçişleri Bakanlığına Özer Çiller’in ikinci bir “Suna Abla’sının getirilmesi ile anlaşıldı ki, işin ucu kaçıktır.” Diye yazılar yazan Bekir Coşkun bugün “Asena Meral ” diye bir yazılar yazıyor onu öve öve bitiremiyor.

Rahmi Turan ise kurucusu olduğu Gözcü Gazetesinde “Meral Akşener kim? Çiller’in aile dostu. Tansu Hanım’ın ve Özer beyin emrinden çıkmayan bir kadın. İçişlerinden, polis örgütünden, güvenlikten ne anlar? Hiç. Tüm bu işlerde bilgisi sıfır. Peki, böyle biri nasıl İçişleri Bakanlığı yapar. Birşey yapamaz elbette. İşler daha da berbat hale gelir. Kadıncağızın tek özelliği Çiller ailesine yakın olmak. Bu da İçişleri Bakanı olmasına yetiyor” şeklinde yazılar yazdırıyordu.

Arşivlerde Uğur Dündar, Bekir Coşkun ve Rahmi Turan’ın Meral Akşener hakkında yazdığı neler var neler… Önümüzdeki günlerde hepsini yazacağım.

Ama Uğur Dündar gibi birisi bile bu hale düştüyse medyanın gerçekten çivisi çıkmıştır. Rahmi Turan’la aynı seviyeye düşmüş Uğur Dündar artık hükümsüzdür.

MHP üzerindeki operasyonda kendi kullandırması onun inanırlığını bitirmiş ve maskesini düşürmüştür. Uç Uğur böceğim uç, Meral Abla’na doğru…

YILDIRAY ÇİÇEK

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER