SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

HSYK’yı ele geçirmek yetecek mi?

Bu haber 23 Ocak 2014 - 9:49 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Cumhuriyeti dönüştürmek ve devleti ele geçirmek için darbe düzeni ve paralel yapı kuranların, işin ucu kendilerine dokununca feryat etmesi hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Yapılan açıklamalar da, alınan tedbirler de, görevden alma ve yer değiştirmeler de, 11 yıldır nasıl bir yalan, talan ve ihanet düzeni kurulduğunun itirafı olmaktan ileri gidemiyor.

Bu sicili nereye koyacaksınız?

Adli kolluk üzerinden emniyeti darmadağın ettiniz. HSYK’da yapılan iki değişiklik yargıyı hallaç pamuğu gibi atmaya yetti. Görevden aldıklarınız kimler, yerlerine getirdikleriniz kimler? Bugün paralel devlet ve darbeci yaftası yapıştırarak görevden aldıklarınızın atamalarını siz yapmamış mıydınız? Onlara güvenerek Ergenekon ve Balyoz tiyatroları oynayıp devleti kayıtsız şartsız ele geçirmediniz mi? Anayasa ve yasalara göre açık ve kesin şekilde suç olan ihanet işbirliğini, bu kadrolar görmezden duymazdan gelmediler mi? Oslo rezillikleri, Habur ihanetleri, İmralı’daki bebek katilinin 21 Mart’da Diyarbakır’da gövde gösterisi yapmaya kalkışması anayasa ve yasalarımıza göre suç değil miydi? Bu suçların üzerini örten, sanki bu ülkede hiç bunlar olmuyormuş gibi hareket ederek bizzat kurgulayıp hayata geçirdiğiniz ihanete yol veren, bu savcılar değil miydi? 17 Aralık olmasaydı, Ergenekon ve Balyoz’un kurmaca olduğu, uydurma belgelerle yürütüldüğü aklınıza gelecek miydi? Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a şimdi yeşil ışık yakıp, sözde darbecilerin kendisine tuzak kurduğunu söyleyerek Fenerbahçelilere şirin görünmeye çalışıyorsunuz. Bu kadar milyon insan daha iki ay önce sizin Fenerbahçe’yi ele geçirmek için neler yaptığınızı görmedi, anlamadı mı zannediyorsunuz? Aziz Yıldırım’ın yeniden seçilmesinden duyduğunuz rahatsızlığı vaatleri üzerinden, “bunları yapmana kim izin verecek?” diyerek dile getiren kimdi? Şimdi sureti haktan görünmeye çalışmanız iyi de, bu sicili nereye koyacaksınız?

Size mi hizmet edecekler mi?

Türk siyaseti duruma göre vaziyet almanın örneklerini daha önce de yaşamıştı. Ancak bu kadarı “artık pes” dedirtiyor. Çırpındıkça batıyor, battıkça çırpınıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar 17 Aralık’ın üzerini örtemeyecek ve unutturamayacaklar. Tam tersine bu panik ve telaş kendilerini daha çok ele vermelerinin yolunu açıyor. Bu yer değiştirmelerin, görevden alınmaların paralel devlet veya darbe masallarıyla açıklanamayacağını, tamamen yeni yolsuzluk ve rüşvetlerin ortaya çıkmasını bastırmaya yönelik olduğunu herkes görüyor ve biliyor. Tam noktada şunu da belirtmek gerekiyor. Yeni atadıklarınızın vicdanlarını cüzdanlarına koyacaklarından, hukuku, adaleti, vicdanı, Allah korkusunu bir kenara bırakıp tamamen sizin düzeninize hizmet edeceklerini mi zannediyorsunuz? İçlerinden hiç mi dürüst, namuslu, imanlı insanın çıkmayacağını düşünüyorsunuz? Yarın yeni talanları, yolsuzlukları, hırsızlıkları bu savcılar, bu emniyet görevlileri ortaya çıkarırsa ne yapacaksınız? Bu defada onları görevden alıp yerlerine kimleri ve nereden bulup atayacaksınız? HSYK’yı ele geçirmek, bütün namuslu yargı görevlilerini susturmaya yetecek mi?

Bu mu saygınlık?

Masal anlatarak, elinizdeki devlet ve medya gücüyle aldatmanın her versiyonunu deneyerek, talandan bir kahramanlık çıkarıp Türk milletini yine angaje tutacağınızı varsayalım. İyi de bu kendinizi kandırmanın dışında ne işe yarıyor? İşte bir Brüksel ziyareti yaptınız. Basın toplantıları televizyon kanallarından canlı olarak yayınlandı. Soruların tamamı 17 Aralık ve sonrasında hükümetin bunu gizlemek ve bastırmak için yargıyı ve kolluk üzerinde estirdiği rüzgar üzerinden soruldu. Verilen cevaplar hiç kimseyi tatmin etmediği gibi, endişeleri daha da arttırdı. Yapılan açıklamalardan kapalı kapılar arkasında da AB yetkililerinin yargıyı ele geçirme çabalarından duydukları rahatsızlığı her şeyin önüne koydukları anlaşıldı. Türkiye’yi bu durmalara düşürmeye, herkesin kaygı duyduğu, hesap sorduğu bir pozisyona sokmaya kimin ne hakkı var? Bu mu saygınlık, bu mu itibar, bu mu büyük devlet olmak?

17 Aralık bin yıl geçse de unutulmaz

Metazori bir şekilde HSYK düzenlemesinin meclisten geçirilmesi AKP’ye beklediği faydayı sağlar mı, bilmiyorum. O düzenlemeye dayalı olarak atanacak olanların hukuku ve vicdanı bir kenara koyacaklarını söylemek haksızlık olur. Hatta talanı ve hırsızlığı kaldığı yerden çok daha etkili biçimde o savcılar ortaya çıkarırsa hiç şaşırmam. Ancak, böyle bir HSYK düzenlemesi ülkenin zaten yerlerde sürünen itibarını hepten yok edecektir. Bunun ekonomiden başlayarak, her alana olumsuz etkileri olacağını bu hükümette görüyor. Buna rağmen bu kadar ısrar edilmesi, AKP’nin iktidarda kalmak için ülkenin felaketi parasına da olsa her şeyi göze aldığının ve alacağının ispatıdır. Böyle düşünmelerinin ve hareket etmelerinin altında yatan asıl sebep, iktidarı kaybetmeleri halinde düşecekleri durumdur. Çok iyi biliyorlar ki, çözülme başlarsa bunun önüne geçemezler ve AKP geldiğinden daha hızlı gider. Ancak, orada bitmez. Bir devri sabık oluşturulacağını ve 11 yılın hesabının sorulacağını, MHP başta olmak üzere iktidar alternatifi bütün partiler ilan etmişlerdir. MHP lideri sayın Bahçeli, bu dönemi Haliç’de deterjanla yıkayacağını daha birkaç gün önce duyurdu. Kaybedecekleri şey sadece iktidar değildir. Ya kaçacaklar, ya hesap verecekler. Bu kadar telaşın, her şeyi göze alarak talan ve hırsızlığı gizlemeye çalışmanın altında yatan asıl sebep budur. Ancak, bütün bunlar boşunadır. 17 Aralık Türk siyaset tarihinde bir dönüm noktasıdır ve bin yılda geçse unutulmayacak ve hesabı sorulacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.