SON DAKİKA

Hocalı’yı Unutmakmı!

Bu haber 04 Mart 2013 - 3:35 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Hocalı’yı unutmak mümkün değil! Vatan toprağı nasıl unutulur? Hele hele kardeşlerimiz hunharca katledilip soykırıma uğratılmışsa unutmak hiç mümkün değil! Gelin bir daha Hocalı’yı hafızalarımızda tazeleyelim!

 

Takvim yaprakları 1992 senesinin 25 Şubat’ını 26 Şubat’a bağlayan geceyi gösterirken… Yer, dünya ile irtibatı koparılmış helikopterle bile irtibat sağlanamayan Hocalı Kasabası! Ben Adana’da, sizler Türkiye’nin başka köşelerinde Hocalı’daki zifiri karanlık gecede yaşananlardan bihaber yatağımızda mışıl mışıl uyurken… Hocalı’da kardeşlerimiz, bacılarımız, abilerimiz, dedelerimiz, ninelerimiz Ermeni’nin bitmek bilmeyen, tükenmek bilmeyen ihtirası, düşmanlığı neticesinde hunharca katledildiler. Kadın – erkek, çoluk – çocuk, yaşlı – genç demeden kiminin gözleri oyularak, kiminin başı kesilerek, kimi sırtından vurularak hunharca katledildiler. Hatta öldürmenin de ötesinde çeşitli işkencelere maruz kalan cansız bedenleri yakılarak eziyet edildi. Bu öyle bir öfke olmalı ki dünyanın gözü önünde 20. Yüzyılın sonlarında bu denli katliama, soykırıma uğratıldılar. Günler sonra ortaya çıkan görüntü tüyler ürperticiydi. Acımız büyüktü. Acıya yürekler dayanmazdı. Dayanmak zorundaydık! Bu soykırıma karşı Azerbaycan Türk’ünün yalnız olmadığını göstermeliydik! Özbeöz kardeşlerimizin acısına merhem olup yanlarında yer almalıydık!

 

Ne var ki aradan geçen 21 yıla rağmen Ermeniler’in gerçekleştirdiği bu soykırımı TBMM’ye getirip “HOCALI’da yapılanlar bir soykırımdır ve biz kardeşlerimizin maruz kaldığı bu katliamı kınıyoruz!” bile diyemedik. Meksika, Pakistan ve Kolombiya bile soykırım olarak tanıyabiliyorken Türkiye’nin resmen soykırım olarak parlamentomuzdan geçirmemesi bizim ayıbımız. Oysa Azerbaycan ile Türkiye ilişkileri söz konusu olduğunda “İKİ DEVLET, BİR MİLLETİZ!” diyoruz. Elbette bir milletiz! Hepimiz TÜRK’ÜZ! İster Azer deyin, ister Azerbaycanlı deyin! Onlarda bizler kadar TÜRK’ler! Onlarda Alparslan’ın torunu bizde Alparslan’ın torunuyuz! İşte bu nedenle bizlerin bu soykırımı bir soykırım olarak sözde değil Yüce Meclisimizden geçirip dünya kamuoyunun dikkatini soykırım ile işgale çekmemiz lazım. Sonuçta kardeşiz! Tarihe bir bakın onlar Kurtuluş Savaşı’nda kardeşliklerini gösterdiler. Bugünde sıra bizde!..

 

Tarihi hep beraber bir hatırlayalım! Türkiye’nin topyekûn mücadele verdiği Kurtuluş Savaşı sırasında Azerbaycan’daki kardeşlerimiz, Türkiye’nin silah almasına yardım etmek için kulaklarındaki küpeleri ve parmaklarındaki yüzükleri bile Türkiye’ye göndermişlerdi. Nitekim Rahmetli Başbuğ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün borç talebine karşılık Rahmetli Neriman Nerimanov Rahmetli Başbuğ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e cevaben bir mektup yazarak “Kardeş Azerbaycan halkı her zaman sizin yanınızdadır. Kardeşin kardeşe borcu olmaz, kardeş kardeşin elinden tutar!” diyerek kardeşliği göstermişti. Ve TÜRK Milleti’ni bir içim suda boğmak isteyen devletlere karşı Anadolu’da TÜRK Sancağının göklerden inmemesi için kilolarca altını Anadolu’ya göndermişlerdi. Anadolu düşmanla çarpışırken Azerbaycan’daki yiğit kardeşlerimizin bir kısmı bizlerin dedeleri ile omuz omuza verip düşmana Anadolu’nun geçilmez olduğunu ve TÜRK Milleti’nin bir olduğunu göstermek için cepheye koşmuşlardı. İşte kardeşlik! Hem de sözde değil özde kardeşlik!..

 

İşte dün zor günümüzde imdadımıza yetişen Azerbaycanlı kardeşlerimizin bu vefalarına karşılık 1992 senesinde maruz kaldığı katliama bizler nasıl seyirci olup unutalım? Veya unutturalım! Bir düşünün ya! Kardeşlerimizin maruz kaldığı bu soykırımı TBMM’den geçirmememiz için bir sebep var mı? Elbette sebep olamaz! Hatta soykırımı kabul etmenin ötesinde Ankara’ya, Kars’a öyle anıtlar yaptıralım ki dünya Ermenistan’ın uyguladığı soykırımı görsün! Türk topraklarında Ermenilerin uyguladığı soykırımı anlatan bir anıtın yapılması için herhangi bir engel olabilir mi?

 

Nitekim Ermenilerin Anadolu’da kadınlarımıza – kızlarımıza, gencimize – ihtiyarımıza, çoluğumuza – çocuğumuza yaptıkları ortada… Karabağ’da, Hocalı’da yaptıkları ortada… Bu kadar her şey alenice ortada iken biz daha neyi bekliyoruz? Ankara’nın görünen bir tepesine ve Kars’ın, Iğdır’ın, Ağrı’nın tepesine Ermenistan’dan görülecek bir şekilde soykırım anıtını dikmek için kimden izin almayı bekliyoruz? Ya da daha 21 yıl evvel Hocalı’da yaşanan katliamı soykırım olarak resmen tanımak için kimden izin almamız gerekiyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim yetkisini elinde bulunduran Hükümete ve TBMM’deki partilere (BDP hariç) soruyorum: Bunları yapabilmek için kimden izin almamız gerekiyor? Eğer birinden veya bir yerlerden izin almamız gerekiyorsa Büyük TÜRK Milleti haricinde kimden izin almak gerekir? Bana kalırsa Büyük TÜRK Milleti’nin izni yeterlidir! Her şeye referandum yapmasını biliyorsunuz! Eğer TBMM’den bu kararı çıkartamıyorsanız o zaman bunun içinde referandum yapın! Büyük Türk Milleti, referandumla da size bu yetkiyi verir! Yapılmamasının bir başka nedeni varsa bunu Büyük TÜRK Milleti’nin bilmeye hakkı vardır.

 

Yok, Ermenistan’la sıfır sorun yaşayalım deniyorsa! Kimse kusura bakmasın! Bizim Ermenistan ile sıfır sorun yaşamamız imkânsız. Kardeşlerimizi katledip, üzerine vatan topraklarımızı işgal eden ve hatta Türkiye’mizin belli topraklarını kendi toprağı sanan Ermenistan ile sıfır sorun yaşamamızı düşünemiyorum! Sınır kapısını açmak mı? Asla!.. Önce Karabağ’da, Hocalı’da yaşanan katliamı soykırım olarak kabul edip özrün özrünü dileyip topraklarımızdan geri çekilecekler. Ondan sonra sınır kapısının açılmasını düşünebiliriz. Aksi halde hiçbir zaman sınır kapısı meselesinin gündeme gelmesini dahi düşünemeyiz.

 

Sonuç olarak, Hocalı’da yaşanılan bir soykırımdır! Bu soykırımın ivedilikle TBMM’de tanınmasının yanında Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde bu soykırımı anlatan anıtlar dikilmesi gerekir. Hocalı’da katledilenleri ister Azer olarak görün, ister Azerbaycanlı olarak görün! Ama özbeöz TÜRKLER ve bizlerin özbeöz kardeşleridir! Hocalı’da yapılan soykırımı ve Karabağ’ın TÜRK toprağı olduğunu ne unuttuk!.. Ne unutacağız!.. Ne de unutturacağız!.. Hocalı soykırımının 21. Yıldönümünde bir kez daha katledilen kardeşlerimizi rahmetle anıyorum! Mekânları cennet, ruhları şad olsun!

 

İnşallah Karabağ tez zamanda Azerbaycan’a kavuşur ve Karabağ’da Azerbaycan Bayrağı dalgalanırken görürüz!

reyhan iserireyhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.