SON DAKİKA

Hırsızlık Ve İhanet At Başı Gidiyor

Bu haber 03 Mart 2014 - 9:37 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ortalığa saçılan yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık belgelerinin, İmralı’daki bebek katiliyle kurulan işbirliği masalarının TBMM’ye son bir ay içindeki yansıması, HSYK düzenlemesi, MİT kanunu, İnternet sansürü ve “demokratikleşme paketi” denilerek millete yutturulmak istenen ihanet tavizleridir. “3 Y ile mücadele ediyoruz” diyerek yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları kaldıracaklarını ilan edenlerin, 3 Y’nin dibine kadar gömülüp yolsuzluk markası, yoksulluğun bizzat sebebi ve yasağın en karanlığı olmalarını bütün dünya ibretle izlemektedir. Şu an şu saat itibariyle seçim meydanlarında, “tek devlet, tek vatan, tek bayrak, tek dil” nutukları atılırken, meclisten devleti dinamitleyen, vatanı parçalayan, çok dilli, çok bayraklı bir yapının kanunu geçirdiler. Talan ve ihanetin kılıfı ancak yalan olabilir ki, AKP’nin bir yalan, talan ve ihanet yapılanması olduğu belgelenmiştir.

Hiçbir ölçüyle izah edilemez

Bugüne kadar olanları bir kenara bıraktık. Şu son iki ay içinde yaşananların insaf, vicdan, ahlak, iman, demokrasi, hukuk ve insanlıkla ilişkisini kurabilen varsa beri gelsin. Hiçbir değerle, hiçbir ölçüyle izah etmek mümkün olamayacağı gibi, yapılan savunmalar insan aklıyla alay etmenin çok ötesine geçmiş, şirke dönüşmüştür. Böyle bir yapının zulmü, baskıyı, sansürü, yalanı, ihaneti arttırması eşyanın tabiatı icabıdır ki, onlar da bunu yapıyorlar. Meclisten geçirilen kanunlar da, söylenen sözler de bu karanlık düzenin acı ve ağır bir yansıması oluyor.

Bu düzen devam edemez

Ortalığa saçılan ve bir türlü hesabı verilemeyen milyar dolarların izahını yapmak yerine, susturmayı, yıldırmayı ve bu rezillikleri masum ve makul göstermeyi tek ve değişmez hedef haline getirmiş durumdalar. Yargının bir siyasi partinin arka bahçesine dönüştüğü, herkesin MİT üzerinden takip edilip kontrole alındığı, medya ve internet üzerindeki ağır sansürle hakkı ve doğruyu söylemenin suç sayıldığı, bölücü hainlerin her isteğinin emir sayılıp anında yerine getirildiği, millet malının gizli odalarda, ayakkabı kutularında, oluşturulan havuzlarda saklandığı bir düzenin kalıcı olması mümkün müdür? Kendilerini kurtarmaya çabalarken ülkeyi yok ediyorlar. AKP’nin 11 yıllık iktidarının ortaya çıkardığı yapı budur ve buradan hala faydalı ve doğru bir sonuç çıkması imkansızdır.

Hukuk yok edildi

Ne yaptıklarının, nasıl bir düzen kurduklarının biraz ayrıntılarına girilince, çok vahim tablolarla karşılaşıyoruz. HSYK düzenlemesi ile birlikte hukuk yok edilmiş ve AKP’nin bir dairesine dönüştürülmüştür. Hukuk olmadan devlet olmaz. AKP’nin metazori bir şekilde yumruk, tekme, kaba kuvvet, kan dökme yöntemleriyle meclisten geçirdiği, Cumhurbaşkanının da hiçbir sakınca görmeden imzaladığı HSYK düzenlemesi, Türkiye’de bağımsız ve tarafsız yargıyı rafa kaldırmıştır. Keyfe göre, menfaate göre, zihniyete göre bir yargı sistemi kurulmuştur. Bütün mesele yargı mensuplarının bu düzene ne kadar uyacakları, ne kadar bağlı kalacaklarıdır ki, tek ve son ümit vicdanın galip gelmesindedir. Hukuka sahip çıkanların, kurulan düzene itiraz edenlerin, yargının bağımsızlığına ve saygınlığına bağlı kalanların büyük baskılarla, yıldırmalarla, sürgün tehditleri ve hatta uygulamalarıyla karşılaşacakları muhakkaktır. Ümitsiz değiliz, ama hukuku üstün kılmak artık çok ciddi bir kahramanlık gerektirmektedir.

Herkes takip altında

Kurulan bu hukuk düzeni ile hedeflenen AKP’yi her durumda, her şartta dokunulmaz kılmakla sınırlı değildir. AKP’li olmayanlara, bu karanlık düzene onay ve katkı sağlamayanlara da bir gözdağı verilmektedir. Ortalığa saçılan hırsızlığa, yolsuzluğa, ihanete itiraz eden herkese, “paralel devlet” tiyatrosunun içinde bir rol biçiyorlar. MİT düzenlemesiyle birlikte artık herkes takip altındadır ve yazdığı her yazıdan, attığı her adımdan, yaptığı her konuşmadan dolayı AKP düzenine hesap vermek zorunda kalabilir. Hukukun yok edilmesi AKP patentli hırsızlık ve ihanetlerin sıradan hale gelmesiyle, buna karşılık karartma, yıldırma, susturma ve yok etmenin sıradanlaşmasıyla sonuçlanacaktır. Böyle bir düzen içinde, toplumsal kargaşanın artması ve sosyal patlamaların yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Nitekim, sokaklar kaynamaktadır ve gaz bombaları, TOMA’lar ve coplarla düzeni korumaya, huzuru sağlamaya çalışıyorlar.

İhaneti ihmal etmiyorlar

Türkiye hırsızlığın ve oluşturulan totaliter düzenin ağır ve derin sancılarıyla kıvranırken, ihaneti hiç ihmal etmiyorlar. İmralı canisiyle kurdukları masada varılan anlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi için yapılan tehditler sonuç vermiştir. AKP hırsızlığın hesabını vermek yerine ihanetin gereğini yerine getirmeyi uygun görmüştür. Adına “demokratikleşme” dedikleri, aslı “bölme” olan paketi gece yarısı baskınıyla meclisten geçirmişlerdir. Bu paketin nasıl hazırlandığı bütün milletin malumudur. Sadece Türk milleti değil, artık bütün dünya çok iyi biliyor ki, bu paket İmralı canisi ile yapılan pazarlığın ürünüdür. Bebek katilinin BDP milletvekilleriyle yaptığı görüşmenin yayınlanan tutanakları bunun ispatıdır. Pakette yer alanların tamamı orada söylenenlerin yansımasıdır. Burada ilginç olan, bunun milletle irtibatlı hale getirilmek istenmesidir. İmralı canisi ne zaman millet oldu? Eğer kast ettiğiniz Türk milletiyse, bugüne kadar her hangi bir yerde PKK ve uzantılarının dışında, “anadilde eğitim hakkı verin, ülkenin fiilen bölünmüş halini resmi hale getirin, PKK’yı memnun edin” diyen tek bir millet evladı gösteremezsiniz. AKP iktidarıyla birlikte ülkenin genleriyle oynanmış ve bölünme artık kapıya dayanmıştır.

Anayasa suçu

Anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri ülkenin bölünmez bütünlüğünün ve hukuk devletinin teminatıdır. AKP yolsuzluk ve hırsızlığın üzerini örtmek için hukuku yok ederek, PKK’nın tehditleriyle vardığı anlaşmanın gereklerini telaşla yerine getirmeye çabalarken ülkenin bölünmesine yol vererek, açık ve kesin bir Anayasa suçu işlemiştir. Yolsuzluk, hırsızlık ve ihanete Anayasa’yı hiçe saymak da eklenmiştir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.