SON DAKİKA

Hırsızlığın her türlüsü var

Bu haber 10 Şubat 2014 - 10:56 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP siyasetinin özünü yalan, talan ve ihanetin oluşturduğunu zaten biliyorduk. Ancak boyutlarının bu kadar büyük ve derin olduğunu bilemiyorduk. Ortalığa saçılan gemi filoları, ayakkabı kutuları, para sayma makineleri, rüşvet havuzları, vakıf vitrinli yolsuzluk organizasyonları, villa ve çiftlik tapuları, kumpas itirafları, Milli Güvenlik Kurulu belgeleri, medyayı susturma, sindirme ve iktidar borazanı haline getirme kayıtları, Oslo ve Habur rezillikleri, İmralı masaları rezilliğin boyutunun tahminlerin çok üzerinde olduğunu en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde belgelemiştir. Devleti ve medyayı eskizsiz biçimde ele geçirdiklerini, yargıyı kontrole aldıklarını, kimsenin bir şey soramayacağını zannederek yolsuzluk ve rüşvetin, sindirme ve yıldırmanın her türlüsünü hayata geçirmekte hiçbir sakınca görmemişler.

İlahi adalet

Hepsi tamam da, ilahi adaleti unutmuşlar. Bugün yaşananlar tam olarak ilahi adaletin tecellisidir ve söyledikleri her şey, başkalarına yakıştırdıkları her söz misliyle kendilerine dönmüştür. O kadar ki, bütün bu yolsuzlukların, rüşvetin, ihanetin üzerini örtmeye çabalarken, kendi kurdukları düzeni, bu milleti 11 yıldır nasıl kandırdıklarını itiraf ediyorlar. Söyledikleri her sözün altı boş çıkıyor. Hiç kimsenin itiraz etmesine, karşı bir şey söylemesine gerek kalmıyor. Daha önce bizzat yaptıkları, bütün milletin şahit olduğu, televizyon ve gazete arşivlerinde aynıyla yer alan açıklamaları, kendilerini yalanlamaya fazlasıyla yetiyor.

Milli irade hırsızlığı

Bu çelişki, bu tutarsızlık AKP’nin malum sonunu beklenenden de önce getirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Mahalli İdareler Seçimi “MHP Seçim Kampanyası Tanıtım Toplantısı”nda konuşan MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli bu durumu veciz sözlerle ifade etmiş ve şunları söylemiştir: “AKP iktidarı öyle çirkef, öyle çelişkili ve öyle riyakardır; deyim yerindeyse, akşam kafir diye öldürdüklerinin, sabah şehit diye namazını kılacak kadar utanmayı elden avuçtan çıkarmışlardır. Başbakan için en önemli husus milli irade hırsızlığıdır. Başbakan diyor ki, milli iradeyi çalanlar her seferinde hazineyi boşaltmıştır. Yine diyor ki, milli irade hırsızları yetimin hakkına el uzatmış, Türkiye’yi yoksullaştırmıştır. Başbakan’ın hakkı vardır. Çoktan beri ilk defa doğru bir noktaya temas etmiştir. Şimdi soruyorum: Fas’tan ‘Alo Fatih’ demek milli irade hırsızlığı değil midir? Bizim görüşlerimizin ekranlardan alt yazıyla geçmesine kırmızı görmüş boğa gibi saldırmak, haberlerimizi kaldırma emri vermek milli irade soygunu değil midir? Anketlerdeki oylarımızı kasıtlı olarak düşük göstermek milli irade dolandırıcılığı, milli irade kalpazanlığı, milli iradeyi zimmete geçirme değil midir?”

Herkes cevap aramalı

Sayın başbakanın telaşla bir yerleri suçlayıp ortalığa saçılanların üzerine örtmeye çabalarken söyledikleri, AKP düzeninin ayrıntılarının itirafı olmaktan ileri gidememiştir. Bu sorular ahlak ve vicdan sahibi herkese sorulmuştur. Kurulan düzen, medyayı sindirme ve susturma telefonları bu soruları ortadan kaldırmadığı gibi daha da belgin hale getirmiştir. Bu soruların cevabını herkes mutlaka düşünmeli ve bulamadığı cevabı iktidar sahiplerinden istemelidir.

Tuz koktu

AKP iktidarının neye mal olduğunun her alanda ağır ve acı sonuçlarını sonucunu bizzat yaşıyoruz. Medyanın perişan hali bunun bir örneğidir ve ortalığa saçılan son ses kayıtları ibreti alemdir. Sayın Bahçeli, özellikle medyanın bugünkü haliyle şu tespiti yapmıştır: “Anlaşılan fatihler uşak olmuş, Başbakan’ın kurşun askerliğine gönüllüce razı gelmişlerdir. Biz Mehmet’ten Fatih çıktığını biliyorduk da, Fatih’ten fasulye, fason karakter, otomatiğe bağlanmış kukla çıkacağını hiç tahmin etmemiştik. Oylarımızı rast gele indirip şuna buna ilave eden, sonra da TÜRGEV’e çöreklenerek arazi yağmacılığı yapan evlatlar aracılığıyla Başbakan’a yağcılık yapan, taklalar atan şahsiyetsizleri milletimiz affetmeyecektir. Demek ki tuz kokmuştur. Vatansız matbuat deşifre olmuştur. Habertürk, haberteyyo ismini alarak hapı yutmuş, üç nalla bir ata mahkûm kalmış, iktidarın kapı kulluğuna boyun eğmiştir. Özgür, tarafsız ve objektif olması gereken medya organları Başbakan’ın tahakkümü altına alınmış, çok seslilik, farklı ses ve yorumlar adice bastırılmıştır. Başbakan ve yandaşlık iksiri içen fatihleri demokrasiyi katletmiştir. Medya tamamen iktidarın kontrolüne girmiştir. Cumhurbaşkanıyla ilgili haberler bile Başbakan’ı kızdırmakta, öfkelendirmektedir. Basın hürriyeti ölümcül yara almıştır.”

Yandaş anketler

Böyle bir medyanın MHP’yi sayfalarına haberlerine taşıması artık hiçbir şey kazandırmayacağı gibi, kendi yüzsüzlüklerini örtme çabasından başka bir anlama gelmeyecektir. Nitekim sayın Bahçeli MHP’nin medya karşısındaki tavrını şu sözlerle ortaya koymuştur: ” İşte bu medya bizim tam karşımızdadır, karşı grubumuzdur. Bize yönelik sansürün sebebini herkes anlamalıdır. Bizim oylarımız üzerinde manipülasyon yapan, kamuoyu yönlendiren gafillerin amaçları anlaşılmalıdır. Bu medyanın bizi vermesine gerek yoktur. Bu medyanın görüşlerimizi haber yapmasına lüzum da yoktur. Yandaş anket şirketlerinin bizimle ilgili kamuoyu araştırmasına kalkışmasını da bundan sonra hakaret kabul edeceğimizi bildirmek istiyorum. Son sözü şüphe etmeyin Türk milleti söyleyecektir. Yetki, karar ve mühür egemenliğin sahibi asil milletimizindir. Şarlatanların hükmü millete geçmeyecektir. Sandık yolsuzluğunu düşünenler, 30 Mart günü oy dağılımında sahtekârlık planlayanlar şunu aklınızdan çıkarmayınız ki, böylesi bir rezilliğin en ufak ipucunu yakalarsak dünyayı başınıza yıkarız.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.