SON DAKİKA

Hırsızların Arsızlığı

Bu haber 30 Aralık 2013 - 9:41 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

AKP’li bakanlar, oğulları ve yandaşlarının rezilliğini Türkiye günlerdir yakından takip ediyor. Son bir hafta içerisinde nereye gittiysem ve yediden yetmişe kiminle konuştuysam herkesin gündemi AKP’nin yolsuzluğuydu.

İstisnasız herkesin görüşü ortak. Ortada bir yolsuzluk, hırsızlık, rezillik ve kabul edilemez bir durum var. Hiç kimse AKP’nin bu konuda masum olduğunu düşünmüyor. Sosyal medyada belli başlı tipler haricinde de bu meseleye bakış hep açısı aynı. Yolsuzlukla mücadele etme vaadiyle iktidarda bulunan AKP’ye karşı bakış açısı artık, yolsuzluğun AKP’nin kurumsal bir kimliği haline geldiği yönünde.

Evlerden, yatak odalarından fışkıran ve ayakkabı kutularında saklandığı görülen milyonlarca dolarlar, çelik kasalar, para sayma makineleri milletin şahitlik ettiği ve gün gibi karşısında duran gerçeklerdir. Haramzadelerin aile boyu AKP’de buluşarak neler yaptığı, toplumsal algıdaki yerini çoktan bulmuştur.

Ancak hala Recep Tayyip Erdoğan çıkmış, bunun ABD ve İsrail’in bir komplosu olduğu masalını millete anlatmak için didinip duruyor. Bunun neresi ABD ve İsrail’in komplosu doğrusu merak ediyorum.

Bu komplo komedisine baktığınızda zannedersiniz ki yatak odalarında fışkıran paraları gizlice ABD ve İsrail ikilisi oraya yerleştirdi, yüzlerce kilo ağırlığındaki birçok çelik kasaları bakanın oğlunun yatak odasına bu ikili koydu. Böylesi bir komedi olabilir mi Allah aşkına. AKP, kepazeliğinin ortaya çıkması sonrasında neyi yapacağını şaşırdı ve resmen saçmalamaya başladı.

Şuan için tek dertleri yolsuzluk soruşturmasının sağlıklı bir şekilde ilerlememesi ve başarabilirlerse de önünün kesilmesi. Sorarım sizlere, kendinden emin olan, hırsızlık yapmadığını bilen, yolsuzluğa kesinlikle bulaşmamış, çalmamış bir zihniyet, adaletten kaçma yolunu seçer mi? Soruşturmanın kesilmesi ve devamının gelmemesi için canla başla uğraş verir mi?

Hangi adli vakaya bakarsanız bakın, kaçma eğiliminde olanların hepsinin suçlu olduğunu bilmelerinden kaynaklandığını görürsünüz. AKP’de işte şimdi bunu yapıyor. Şayet başta Erdoğan’ın kendisi olmak üzere AKP’li diğer kabine üyeleri “temiz” olduklarına inansalardı bu meselede böylesine hareket etmezlerdi.

Ama gelin görün ki Erdoğan’ın başında olduğu AKP iktidarı yolsuzluk soruşturmasının önüne geçebilmek için elinden gelen herşeyi yapmayı tercih etti. Yüzlerce polisin görev yerini değiştirmesi, soruşturmayı yürütecek savcının sağlıklı bir şekilde çalışmaması için ne kadar engel varsa yoluna onların konulması, hukuku hukuksuzlukla katletme çabaları, AKP’nin kendi rezilliklerini bilmesinden kaynaklanmaktadır.

Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın bu bilinçle, baş sorumlu olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini işaret etmesi ve asıl sorumlunun da o olduğu gerekçesiyle istifa etmesi gerektiğini söylemesinin dayanağı işte burada yatıyor. Erdoğan Bayraktar’ın ima ettiği asıl mesele, kendisinin yaptığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlükleri Erdoğan’ın talimatı ve bilgisiyle yerine getirdiğidir. Ancak ne hikmetse böylesi son derece ciddi bir ifadeye karşın konunun muhatabı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın açık açık cevap verememiş olması milletin gerçekleri görmesine yetiyor.

AKP ve Erdoğan ne kadar inkar ederse etsin, bu meselenin üzerini kapatmak adına ne yaparsa yapsın muvaffak olamayacaktır. İnanın AKP’ye üç dönemdir oy verenler dahil kimse bahane olarak sunulmak istenilen, ABD ve İsrail komplosu masalına kanmıyor.

Millet gözüyle gördüğü ayakkabı kutularına saklanmış milyonlarca doları, çelik kasaları, para sayma makinelerini, Erdoğan’ın kuru sıkı laflarından daha inandırıcı buluyor. En nihayetinde millet gözüyle gördüğüne inanıyor. Ve cevabını bulmak istediği tek soruda bu yolsuzluğa başka kimlerin bulaştığıdır.

Düne kadar ABD’nin BOP eşbaşkanlığını yapıp, ABD’den talimatlar alan ve bu ölçü çerçevesinde hareket eden, İsrail’in güvenliğini sağlamak için gözü kara bir şekilde davranıp füze kalkanının Türkiye’ye yerleştirilmesine onay veren AKP iktidarı iken, bugünlerde söylenilen yolsuzluk soruşturmasının ABD-İsrail ikilisinin komplosu olduğu iddiası boş laftan başka bir anlam ifade etmiyor.

Bakın bu anlamda bir başka örnek daha var. İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesi, Türkiye AKP’nin yolsuzluk ve hırsızlığını konuşurken ilginç bir haber yayınladı. Bu habere göre AKP iktidarı, Mavi Marmara’da öldürülen vatandaşlar için istediği tazminat miktarını düşürdüğünü İsrailli yetkililere iletmiş ve bunun da İsrail’in işini kolaylaştırdığını söylenmiş. Yine aynı haberde Türkiye ve İsrail arasındaki anlaşmanın da hazır olduğu, yalnızca tazminat miktarı hanesinin boş bırakıldığı, bu bölümünde yakın zamanda doldurulacağı vurgulanmış.

Tüm ülke AKP’nin yolsuzluk ve hırsızlıklarını konuşurken, AKP kalkıp kendi vatandaşını katleden İsrail’e daha önce hesap soracağız derken, şimdi onları memnun edecek adımlar atıyor, gizli gizli görüşme ve anlaşmalar yürütüyor ama bunun üzerine kalkıp hala yolsuzluk operasyonunun arkasında İsrail de var diyebiliyor…

Ne diyelim, bizim yaptığımız da iş yani; yolsuzluğu ve hırsızlığı arsızlığa vuranları dürüstlüğe davet ediyoruz. Adam zaten ahlaklı ve namuslu olsaydı hırsızlıkla ne işi olurdu, değil mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.