Asikurtlar©

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
02 Ağustos 2016 - 18:53 'de eklendi ve 4109 kez görüntülendi.

 

 

Şurası kesin ki, hiçbir şey 15 Temmuz öncesi gibi olmayacaktır. Belki henüz tam olarak farkında değiliz, ama Türk milleti çok ağır ve etkileri yıllarca sürebilecek bir travma yaşadı. Bunun istisnasız her alanda yansımaları ve sonuçları olacaktır. Bu etkiyi fırsata çevirmek ve çok daha kalıcı ve herkesi kucaklayan bir düzene dönüştürmek de mümkündür, tam tersine otoriter, baskıcı ve zulme giden bir yapı kurmak da ihtimal dahilindedir. Bütün ümidimiz ve beklentimiz, ülkenin acil biçimde ihtiyacı olan kardeşliğin öne çıkarılması, demokrasinin ve hukukun esas alınması ve herkesin kucaklanmasıdır. Şimdiye kadar yapılan açıklamalar ümidimizi arttırmıştır. Bunun lafta kalmaması ve biran önce hayata geçirilmesi ve kurumsal hale getirilmesi gereklidir.

BİRLİKTE YAŞAMAK ZORUNDAYIZ
Siyasette daha şimdiden olumlu bir değişim yaşandığına şahit oluyoruz. Kalleş darbe girişimi öncesindeki yüksek tansiyon düştü. Liderler son derece makul açıklamalar yapıyorlar ve biraraya geliyorlar. Görüşmelerin devam etmesi yetmez, bunun istişareye de dönüşmesinin çok daha isabetli olacağı kanaatindeyiz. Zira, “ben yaptım oldu” mantığı ile bu sıkıntının aşılması imkansızdır. Yeniden başa dönülmesine fırsat verilmemelidir. Bir defa daha ve bedel ödeyerek anladık ki, bu ülke hepimizin ve hep birlikte yaşamak zorundayız. Yeter ki, ihanet olmasın, özel hesaplar öne geçmesin. Dolayısı ile buna göre bir düzen kurmak ve işletmek gerekiyor. Neresinden bakılırsa bakılsın bütün yollar, hukuk ve demokrasiye çıkıyor. Bütün mesele bunun içini doldurmaktır. Zira, hukukun günü geldiğinde herkese lazım olabileceğini de yine ibretle test ettik. Bir zamanlar hukuku kendi hain emelleri için istediği gibi eğip bükenler, bugün herkesten daha çok hukuka ihtiyaç duyar hale geldiler. Aynı şey demokrasi için de geçerlidir. Demokrasi bir kurallar ve kurumlar rejimidir. Liyakat ve adalet esastır. Bunu ayakta tutabilmek ve devam ettirebilmek için de doğru ve işleyen bir denetim mekanizması kurmak gerekiyor.

TSK’NIN DURUMU
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili çok hızlı gelişmelere şahit oluyoruz. Olağanüstü Hal uygulamasının imkanları ile çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle çok hayati kararlar alınıyor. Ordunun bütün kurumlarıyla birlikte elden geçirilmesine, çağa ve günün ihtiyaçlarına göre yeni düzenlemelere gidilmesine kimsenin itirazı olacağını zannetmiyorum. Bütün mesele bunun nasıl yapıldığı ve nelerin esas alındığıdır. Yönetim kademesinden, okullara ve hatta hastanelere kadar kökten bir dönüşüme gidildiğini görüyoruz.
Bir sivilleşmeye gidilmesi yerindedir. Ancak, böyle hayati kararların aceleye getirilmesi ve birkaç saatte sığdırılması doğru değildir. Çok dikkatli ve titiz bir çalışma yapılması şarttır. Hatta bunun muhalefet partileri ile de istişare edilmesi yerinde olacaktır. Sayın başbakanın CHP ve MHP liderleriyle görüşmesinde nelerin gündeme geldiği, bu yazının yazıldığı saatlerde henüz açıklanmamıştı. Yapılandırma duruma göre değil, ihtiyaca göre olmalıdır. Duruma göre yapılan değişiklerin, bir süre sonra ne tür sonuçlar doğurduğunu bedel ödeyerek gördük.

EHLİYET VE LİYAKAT
Bu hain kalkışmanın diğer alandaki etkilerini anlayabilmek için henüz erken. Ekonominin çok ağır bir sarsıntıya uğramadığı anlaşılıyor. Ancak, özellikle turizm sektöründe ciddi bir tahribat yaşadığı ortadadır. Çok dikkatli olunmalı ve şimdiden tedbir alınmalıdır. Zira, ekonomide meydana gelebilecek bir sarsılmanın çok derin yaralar açacağı muhakkaktır.

Bürokrasinin durumu ayrı bir parantez oluşturuyor. FETÖ’cü ihanet yapılanmasından temizlenen yerlere kimlerin getirileceği önemlidir. Devlet kurumlarına yeni atamaların yapılacağı ve yeni personel alımı olacağı yönünde toplumda büyük bir beklenti oluşmuştur. Ortaya çıkanlardan sonra, daha önce sınava girmiş olanların büyük bir kısmı hakkının yenildiği kanaatindedir. Ehliyet ve liyakatin esas alınmaması durumunda çok büyük bir hayal kırıklığı oluşacaktır.

HAİNLER BOŞ DURMUYOR
Toplumsal bütünlüğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Kendi meclisini, kendi vatandaşını hiç gözünü kırpmadan bombalayanların, daha neler yapabileceğini kestirmek imkansızdır. Bütün uzmanlar bir iç karışıklık çıkarmak için kurulabilecek alçak tuzaklara dikkat çekiyorlar. Diğer taraftan fırsatı ganimet bilen diğer terör örgütleri de boş durmuyor. PKK’li kahpelerin saldırıları yeniden yoğunlaştı. 2 günde 8 şehit verdik. Bu durum bir an önce toparlanmak ve bütün güvenlik güçlerini yeniden morallendirmek gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin asli görevine acil olarak dönmesi hayati önemdedir. Eğer bu bölgede yaşayacak ve bütün kirli planları bozacaksak; güçlü, moralli, kudretli, devletinin ve milletinin hizmetinde bir ordumuzun olması şarttır.

DIŞARIDAKİ YANSIMALAR
İhanetin dışardaki yankıları ve yansımaları çok vahimdir. Başta ABD olmak üzere dostumuz olduğunu zannettiğimiz, hatta aynı ittifak içinde olduğumuz ülkelerin hiçbirinden beklediğimiz desteği bulamadık. Tam tersine, meseleyi başka yerlere çekmeye, Türkiye’yi sıkıştırmaya ve bu ihaneti sulandırmaya çabalıyorlar. Neden bu duruma geldiğimizi, herkesi karşımıza alıp bu kadar geniş bir hasım oluşturduğumuzu ayrıca değerlendirmek gerekiyor olsa da, şu anda bunu sırası değil. Tek ses ve tek nefes olmak, Türkiye üzerindeki hesapları boşa çıkarmak her Türk vatandaşının birinci görevidir.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER