SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Hiçbir Kişi Hain Darbe Girişiminin Siyasi “Hasadını” Toplamaya Kalkışmamalı

Bu haber 15 Temmuz 2017 - 17:39 'de eklendi ve 3.124 kez görüntülendi.

Kamuoyunda tartışma yaratan 15 Temmuz afişlerine geçmeden önce kısaca hatırlatalım:

– Türkiye Cumhuriyeti 15 Temmuz 2016 tarihinde emperyalist destekli bir darbe girişimine maruz kalmış, büyük bir tehlike atlatmıştır.

– Ancak 15 Temmuz 2016’da Türk Silahlı Kuvvetleri darbe teşebbüsünde bulunmamış, aksine bu hain girişimi engellemiştir. Darbe teşebbüsü, Atlantik ötesi desteği ve denetimi altında olan Pensilvanya İmamının, TSK içinde yuvalanan, Türk subayı ve askeri olarak nitelenemeyecek bir avuç “müridi” tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çetenin darbe teşebbüsü ise, yine TSK’nın gerçek subay ve askerleri, Türk Polisi ve Türk Halkı tarafından bastırılmıştır.

– 15 Temmuz süreci ve bu süreçte yaşananlar, içinde çok sayıda yerli ve yabancı karakterin yer aldığı bir Cep FETÖ-romandır ! Kuşkusuz, tarih tarafından yazılacaktır ve yazılmaktadır.

– Özetle 15 Temmuz’da TSK darbe teşebbüsünde bulunmamış, aksine emperyalist destekli darbe girişimini önlemiştir.

– Darbe teşebbüsü, esasen Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve onun anayasal sistemine karşı ‘Paralel İhanet Çetesi’ tarafından gerçekleştirilmiştir

 

– Bu nedenlerle darbe teşebbüsünden siyasi iktidarın ve kişilerin çıkaracağı bir “kahramanlık” veya “destan” yoktur. Darbeyi önleyen; TSK’nın ana omurgası ve gövdesi, Türk Polisi ve Milletidir. Şu halde destanın sahipleri de bunlardır.

– Üstelik Türkiye’nin bu darbe girişimine maruz kalmasının zeminini, alt yapısını, iklimini kimlerin hazırladığı, kimlerin bu çeteyle aynı menzile doğru kol kola yürüdüğü biliniyor olsa da unutulmamalıdır. Bu da ayrı bir yazı konusudur. Ancak Türkiye’nin bekası, güvenliği için çok tehlikeli olan, emperyalizmin uşağı ve maşası bu çeteyle kararlı bir mücadele verilmelidir.

O AFİŞTE NEDEN ÖMER HALİSDEMİR YOK

Hal böyleyken, AKP genel başkanı ve iktidar partisi tarafından 15 Temmuz’un; darbe girişiminin ardından oluşan milli ruh ve birlikteliğe aykırı, milli birliği zedeleyebilecek ve darbenin amaçlarına hizmet edebilecek şekilde siyasi ranta dönüştürülmeye çalışıldığı görülmektedir.

Öncelikle hazırlanan afişler, Türk Milletinin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerini ve onun kahraman mensuplarını, aşağılayıcı, niteliktedir. Bazı afişlerde kullanılan asker, 1991 yılındaki Körfez savaşı sırasında, dost ateşi ile ölen arkadaşının ölüm haberini aldıktan sonra ağlayan Ken Kozakiewicz isimli bir Amerikan askeridir ! David C. Turnley tarafından çekilen fotoğraf, yılın fotoğrafı ödülünü almıştır. Amerikan destekli darbe teşebbüsünde Amerikan askerinin resminin kullanılması ne anlama gelmektedir ?

Bunun yerine niçin başta Ömer Halisdemir olmak üzere darbeyi önleyen kahraman subayların resmi konmamıştır? Yahut afişlerde halkın karşısında olması gerekenler başta Pensilvanya’daki çete başı olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerine düzmece davalarla kumpas kuran Adil Öksüz’ler, Zekeriya Öz’ler ve benzerleri değil midir ?

Afişlerde Türk askerinin halkla karşı karşıya, “düşman”, “yenik”, “teslim olmuş” ve “acz içinde” gösterilmesi kabul edilemez. Bu, Türk ordusuna, askerine ve milletine hakarettir. Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili olarak siyasi iktidarın ve yetkililerinin beyan ve tutumları dikkate alındığında bunun bir bilinç altı yansıması olduğu anlaşılmaktadır.

Üstelik Ortadoğu’daki gelişmeler ve ülkemizin ateş çemberinin içinde olduğu bir sırada sergilenen bu yaklaşım, Ordumuzun maneviyatını da etkileyebilecektir. Türk askerini düşman ateşi değil, bu yaklaşım daha çok yaralar. Yine bu yaklaşım, düşmanı ve cemaat görünümlü çeteyi sevindirir!

BU AFİŞLERİ KİM HAZIRLADI

Ordu, kesinlikle siyasetin ve parti propagandalarının dışında tutulmalıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri bir partinin veya kişinin değil, Türk Milletinin ve Mustafa Kemalin ordusudur !

Bir diğer saygısızlık da hepimizin ortak değeri olan bayrağımızadır. Gerçekten 15 Temmuz anma etkinliklerinin resmi logosunun, Türk bayrağı esas alınarak ve onun üzerinde tasarım yapılarak düzenlendiği görülmektedir.

Rengini şehit kanından alan bayrağımızın, ay-yıldızın, 15 Temmuz resmi logosu olarak kullanılması da kabul edilemez. Ay yıldızlı bayrağımız, bir partinin veya şahsın siyasi propagandasında kullanabileceği bir “amblem”, “flama” veya “logo” değildir, bu tür bir uygulama yasaktır ve suçtur. Nitekim 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanununun 7.maddesine göre “Hiç bir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz…Bu kanuna ve tüzüğe aykırı fiiller, yetkililerce derhal önlenir ve gerekli soruşturma yapılır”. Yapılan, Kanuna aykırı olup, Türk Bayrağına saygısızlık teşkil etmektedir. Bu hususta Türk Ceza Kanunu’nun 300.maddesi de hatırlanmalıdır.

Aynı şekilde 15 Temmuz için hazırlanan anma programı, bu haliyle iktidar partisi genel başkanının propagandası ve siyasi rant sağlamasına hizmet edecek, kutuplaşmayı artıracak biçimde düzenlenmiş olup, milli birliği sağlamaktan uzaktır.

Her zamankinden daha fazla milli birliğe ve güçlü bir orduya ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde siyasi iktidarın; 15 Temmuzu istismar ederek bunun üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışması her iki amaca da hizmet etmediği gibi, ayrıştırıcı ve zedeleyicidir. Bu afişleri ve logoyu kimin ya da kimlerin, hangi amacı gözeterek hazırladığı, bunlara nasıl onay verilebildiği de merak konusudur.

Türk Ordusu milletiyle karşı karşıya getirilmemeli, acz içinde gösterilmemeli, aşağılanmamalıdır. Aynı şekilde hiç bir kişi veya kurum, bu hain darbe girişiminin siyasi “hasadını” toplamaya kalkışmamalı, bunun üzerinden baskı kurmaya çalışmamalı, toplumu bölüp kutuplaştırmamalı, karşı karşıya getirmemelidir.

Bunun bedeli herkes için ağır olur.

Ümit Kocasakal

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.