SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

“Hey Kervan! Siz Hırsızsınız, Hırsız !

Bu haber 08 Ocak 2014 - 13:31 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

“Dönün babanıza ve deyin ki: ‘-Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz.”

(YUSUF SURESİ / 81)

Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: “Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!”

(YUSUF 12/70)

“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar. Zaten onlar, çılgın aleve atılacaklardır”

(NİSÂ, 4/10)

Birbirinizin mallarını, paralarını aranızda haksız, meşrû olmayan sebeplerle yemeyin. Bile bile günaha girerek insanların mallarının, paralarının bir kısmını yemek için hâkimlere, idarecilere, hükümetlere, iktidardakilere mallarınızı rüşvet olarak vermeyin. Bu tür malları alarak başkalarına zulmettiğinizi bile bile bunları yapmayın.

(BAKARA/188)

Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah’tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah izzet ve hikmet sahibidir.

(MÂİDE – 38)

Yüce Allah’ın, Kuran’ı Kerim’de içinde “hırsızlık” geçen Ayetlerinden bazıları yukarıdaki gibidir.

***

Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed’in Hadis-i Şeriflerinden bazıları da şunlardır:

(Rüşvet alana, verene ve bunlar arasında rüşvete vasıta olana da Allah lanet etsin.) [Hakim]

 

(Rüşvet alan da, veren de Cehennemdedir.) [Taberani]

(Öyle bir zaman gelecek, rüşvet, hediye adı altında alınıp verilecek, ibret olsun diye, gözdağı vermek için suçsuz kimseler öldürülecektir.) [İ.Gazali]

“Hırsızların en kötüsü, idareciye nüfuz edip yularını eline geçirerek onu istediği gibi konuşturan kimsedir. Hatâların en büyüğü, bir Müslüman’ın haksız yere malını almaktır. (Ebû Ruhm es-Sûmî)

Yüce Allah’ın ve yüce peygamberimizin hırsızlığa, rüşvete, yolsuzluğa karşı kullara yönelik uyarıları bu şekildedir. Türkiye’nin AKP’nin karıştığı hırsızlıkları, yolsuzlukları ve rüşvetleri konuştuğu bir dönemde bu kutsal ve anlamlı uyarıları tekrar tekrar hatırlatmakta fayda vardır.

Türk milleti, göbeğinde AKP’nin olduğu bir operasyona şahit oldu. Evlerde ele geçirilen milyonlar, para kasaları, para sayma makineleri, ayakkabı kutularında paralar, çantalarla götürülen rüşvetler hafızalarımızda diri ve canlı duran konulardır.

İslam’ın ölçülerini yukarıda hatırlattık. Ama ne hazindir bu olaylara karışanlar, sözde İslamcı ve Müslümanlığı kimselere bırakmayan AKP’liler olmuştur.

AKP iktidara geldiği günden bu yana sürekli rüşvet, yolsuzluk işleriyle anılıyordu. 17 Aralık tutuklamaları da bunun görüntülü belgesi olmuştur. Yüzyılın soygunu olan Deniz Feneri yolsuzluğunu da nasıl örtbas ettiklerini hatırlayın…

AKP hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk iddiaları ile suçüstü yakalandı. Olaylara adı karışan AKP’nin bakanları görevlerinden oldu, bakan çocukları, AKP’li bürokratlar, AKP’lilerin rüşvetlerle adeta tavuk gibi yolduğu iş adamları tutuklandı. Ama AKP’liler hala Uhud, Hendek, Bedir savaşından dönen mücahitler gibi pozlar veriyorlar, nutuklar atıyorlar… Utanmasalar hırsızlığı bile İslam’ın şartı ilan edecekler. Allahtan korkuları, kuldan utanmaları da yok bunların.

Camide namaz kılarken basılmadınız, evinizde Kuran-ı Kerim okurken basılmadınız, bir tarikat evinde zikir çekerken basılmadınız…

Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet adlı yüz kızartıcı suçları işlerken basıldınız.

Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan da bu suçlamalarla ilgili ifade vermek için savcılığına beklenirken “biraz utanma, biraz yüz kızarması olur” diyeceğiz ama bu adabı-edebi sizde hiçbir konuda göremedik ki?

İslam hırsızlığı, yolsuzluğu ve rüşveti lanetlerken bunlar adeta kutsallaştırıyor. Sanki faziletli bir iş yapmış gibi olayların üzerine kılıf üstüne kılıf giydiriyorlar.

Bir de utanç duyulacak, tiksinilecek türden bazı kişileri sözde imam ve din alimleri sıfatıyla piyasaya çıkardılar. Bu kişiler, hırsızlık ve yolsuzluk yapanları, rüşvet alıp-verenleri lanetleyeceğine, Allah Allah nidaları ile bu konulardan dolayı suçlanan adamlara destek verdikleri gibi toplumu da buna destek vermeye davet ediyorlar.

Bunlara kazara vahiy yoluyla kurbanlık koç gönderilse, para kazanmak için hiç bekletmeden götürüp pazarda satacak kadar meziyet sahibidirler.

İslam hırsızlara lanet okuyor ,”elini kesin” cezasını layık görüyor, bunlar ise adeta “hırsızlar korunsun” diye, “hırsızlığı yüceltmek” için toplu dualara çıkıyorlar.

Yüce Allah’ın “Aldatan, sizi Allah ile aldatmasın!” (Kur’an;Lukman 33 Fatır 5,Hadid 14) şeklinde uyardığı anlara, günlere en büyük atmosfer işte günümüzün Türkiye atmosferidir.

Kuran’ı Kerim’in (YUSUF 12/70) suresinde “Sonra bir tellal şöyle bağırdı: “Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!” şeklinde geçen bölüm var ya… Size şimdi tüm Türkiye bu şekilde bağırıyor. Cihada giden mücahit pozlarını bırakın artık. Yeterince tiksindirdiniz zaten herkesi…

KAYSERİ’DEKİ ZAVALLILAR VE MEHMET ÖZHASEKİ KOMEDİSİ

Tüm Türkiye AKP’nin hırsızlıklarını, yolsuzluklarını, rüşvet olaylarına karışmasını konuşuyor. Vatandaşlar AKP’lilerin geçtiği her yerde ayakkabı kutuları sallandırarak protestolar yapıyor. Fakat AKP’lilerde “Ya Allah Bismillah Allahuekber” sloganları ile yürüyüş yapıyorlar, dualar eşliğinde “Yedirmeyeceğiz” pankartları sallıyorlar. Bu AKP’liler ne yiyor, ne içiyor da bu hale geliyor gerçekten çok merak ediyoruz. Bunlar sağlıklı ve şuurlu bir insan modelinin yapacağı işler değildir.

Hafta sonu da Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’nin başını çektiği ve organize ettiği bir avuç insan çadır tiyatrosu gibi, hırsızlıkla, yolsuzlukla, rüşvet ile suçlanan partilerine destek vermek için Kayseri meydanında gösteri yaptı.

AKP İl Başkanı Ömer Dengiz, gösteri esnasında göz yaşlarına hakim olamayarak, “Türkiye ve hükümetimiz üzerinde, başbakanımız üzerinde oynanacak olan oyunlar tutmayacak” demiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ise “Millet artık bu oyunlara hayır diyor ve kendi seçtiği iktidarın arkasında duruyor. Elbette ki onun değerli Başbakanı değerli ve yiğit insan Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında duruyorlar” demiş…

Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarından dolayı AKP’nin bakanları görevden ayrılmış, kırk haramiler ekibi tutuklanıp cezaevine konulmuş, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ı ‘Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve kurulan örgüte üye olmak’ suçlarından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılmış, süresi geçtiği halde henüz oğul Erdoğan ifadeye gitmemiş, bu zavallı AKP’li yöneticiler de Kayseri halkına tiyatro oynamaya kalkıyor.

Bu tiyatro gösterisine Kayseri halkı itibar etmediği gibi , “Haram Saltanatını” savunmak için yürüyen ve gösteri yapan kişileri de sözleriyle ve ayakkabı kutuları sallayarak protesto etmişler.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, tramvayları ücretsiz yaptığı halde tiyatro gösterisine katılanlar 1000 kişi var ya da yok… Mehmet Özhaseki, milletin parası ile yapılmış tramvayla, milletin parasını soyanları, yetimin hakkını yiyenleri savunmak için servisçilik yapıyor.

İşte bu zihniyet yıllardır Kayseri’de Belediye Başkanlığı yapıyor. Bu utancı aslında Kayseri halkı onu seçmiş olmaktan dolayı kendi yaşamalıdır. Herhalde bu utancı yaşamaya başlamış olmalılar ki, ‘hırsızlığı fazilet gibi sunma’ tiyatrosuna katılım göstermemişler.

Televizyondan bu tiyatronun haberlerini izliyoruz. Tekbir getiriyorlar, imamlar dua ediyor bunlar eşlik ediyor… Sanırsınız cihattan gelenleri karşılıyorlar yada cihada adam yolluyorlar. Toplum içine çıkmaya utanılacak bir durumu bile siyasi ranta çevirme derdindeler. AKP’nin Kayseri’deki yöneticileri, Başbakan Erdoğan’a yalakalık yapacağız diye resmen rezil olmuştur. AKP’nin kalesi diye anılan Kayseri’de, Kayseri halkı hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk olaylarına tepkisini göstermiştir. Bu AKP adına bir eriyiş ve tükenişin fotoğrafıdır.

Kayseri’de bu tür tiyatroları organize eden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki önümüzdeki haftalarda da “Haram Saltanatına” destek vermek için yeni gösteriler tertip etsin… Yalnız tekbir getirerek, dualar okuyarak bu tiyatroya din istismarını bulaştırmasın…

Mehmet Özhaseki’ye tavsiyemiz, “Ali Baba ve Kırk Haramiler” filmindeki şu marşı söyleyerek Kayseri caddelerinde, kendisi en önde yandaşlarını yürütmesidir:

“Asmak, kesmek, kelle uçurmak. Hırsızlıktan altın vurmak. Asmak, kesmek, kelle uçurmak. Hırsızlıktan altın vurmak.”

“Kırk haramiler kırk haramiler. Doğruluk için biz haram yeriz. Kırk haramiler kırk haramiler. Doğruluk için biz haram yeriz.”

Mehmet Özhaseki ne yaparsanız yapın bu devran hep şekilde gitmeyecek, bu “Haram Saltanatı” elbette yıkılacaktır.

Mehmet Özhaseki, 1980 öncesi Ülkücü Hareketin kıyısında köşesinde bulunmuş birisiydi. Her seçim öncesi Kayseri halkına “Eski Ülkücü ve MHP’li” olduğunu hatırlatarak oy devşirmeye çalışırdı. Fakat ne olduysa AKP’ye geçtikten sonra Ülkücü Harekette olduğu günleri ve ayrılışını “Amacımız belliydi ama sonra baktık ki; yurt dışında tezgahlanmış, kocaman bir oyunun piyonuyduk. Bunu çok geç fark ettik.” şeklinde izah etmeye kalkmıştı. Mehmet Özhaseki, Ülkücü Harekete bu iftiraları attığında yine bu köşeden cevabını vermiştik.

Kendisi ABD’nin BOP’unda taşeronluk yapan partisi AKP’ye ve İslam ülkelerini işgal eden bu projede kendi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Eşbaşkanlık” yapmasına bakmadan bu iftiraları Ülkücü Harekete atabilmişti.

Ülkücü Harekete attığı bu iftiraları ayrılış gerekçesi olarak gösteren Mehmet Özhaseki, acaba AKP çöktüğünde “Bizim partimiz AKP’yi yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık her yandan kuşatmıştı, Türklüğü silmek için seferberlik başlatmıştık , PKK’lı hainlerle aynı yoldan yürümüş, aynı davaya hizmet etmiş, yabancı ülkelerin projelerine hizmet etmiştik” diye gerçekleri ifade edebilecek midir?

Haydi Mehmet Özhaseki gür sesle “Kırk Haramiler” marşını okumak için hazırlıklara başlayın… Daha gür, daha gür!

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.