Asikurtlar©

Hesap içinde hesap

Hesap içinde hesap
11 Haziran 2015 - 9:41 'de eklendi ve 4147 kez görüntülendi.

Seçim sonuçları, ne tür koalisyonlar çıkabileceğiyle ilgili birkaç alternatif sunuyor.Bunların hangisinin hayata geçeceği konusunda henüz somut bir gelişme olmasa da, AKP-CHP koalisyonunun alt yapısının hazırlandığını ve adım adım yürüdüğünü görüyoruz. Seçim öncesinde AKP’ye verilen, “devri sabık oluşturmayacağız” teminatı ile atılan temelin üzerine, bu koalisyonun inşası başladı bile. Sonuçların ortaya çıktığı dakikalarda yapılan sert açıklamalar daha iki gün geçmeden unutuldu. Arka arkaya “neden olmasın” peşrevleri çekiliyor.
Kaldı bakanlıkları paylaşmak
Bütün dünya biliyor ki, AKP’nin yumuşak karnı 17-25 Aralık’tır. Bunun dışında AKP ile CHP arasında hiçbir fark yoktur ve anlaşmalarının önünde engel kalmamıştır. 17-25 Aralık için açık bir teminat verildiğine göre, geriye kalıyor protokolü hazırlamak ve bakanlıkları paylaşmak. Yine de, millete bu işin kolay olmadığını, Türkiye’nin hükümetsiz kalmaması için sözde büyük fedakarlıkların yapıldığını söyleyebilmek için suni krizler çıkarılması, hatta zaman zaman bu işin olmayacağı yönünde bazı nutuklar atılması kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca AKP’nin ileride MHP’ye yönelik saldırılarına gerekçe teşkil edecek bazı senaryoları da hayata geçireceği muhakkaktır. Bu konularda Cumhurbaşkanının AKP’yi yönlendirmesi ve kendi imkanları çerçevesinde bazı yollar açması, yine kimseyi şaşırtmamalıdır.
Erdoğan’ın durumu
Partilerin durumu ve nasıl bir koalisyon oluşacağı kadar, Sayın Cumhurbaşkanın pozisyonu da önümüzdeki günlerde yeniden ve ağırlıklı olarak konuşulacak ve tartışılacaktır. Sayın Erdoğan’ın 7 Haziran’da ortaya çıkan meclis tablosunu kendi lehine çevirmeye çalışacağını söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Önce krizi gösterip, sonra da bu sıkıntıları çözen adam olma ve böylece ağırlığını koruma hesapları yapıyor olmasını tahmin etmek zor değil. 3 gün sustuktan sonra, birden bire Deniz Baykal’ı yanına çağırması ve 2 saatten fazla süren bir görüşme yapması bu tespitimizi ve önceki tahminimizi daha da güçlendirmiştir.
Bu neyin görüşmesidir?
Henüz meclis toplanmadı. Milletvekilleri yemin etmedi. Hükümet oluşumları için görevlendirme yapılmadı. Bu neyin görüşmesidir? Baykal, “Meclis çalışmalarıyla ilgili bir değerlendirme yapma ihtiyacı çerçevesinde bu buluşma gerçekleşti” diyor.Cumhurbaşkanı ne zamandır meclis çalışmalarına müdahale ediyor? Kaldı ki, geçici başkanın yapacağı meclis çalışmalarının sınırları bellidir. Genel kurulu toplayacak, milletvekillerine yemin ettirecek ve yeni meclis başkanının seçilmesini sağlayacak.Hepsi bu kadar. Dolayısı ile meclis çalışmalarıyla ilgili yapılacak değerlendirme birkaç dakikayı geçmez.
AKP fırsatı kaçırmadı
Erdoğan ve Baykal arasındaki özel görüşmelerin ne tür sonuçlar doğurduğunu, hangi yolları açtığını biz önceki örneklerinden biliyoruz. Zira, Baykal’ın daha sonraki sözleri, işin aslının ne olduğunu da ortaya koyuyor: “Türkiye’nin önündeki sorunlar ayrı ayrı kapsamlı bir şekilde konuşuldu. Geniş verimli bir çalışma oldu.” Diyor. Türkiye’nin önündeki en önemli ve ivedi sorun, bir hükümetin kurulmasıdır. Belli ki bu konuda kapsamlı bir değerlendirme yapılmış. Deniz Baykal’la MHP’nin veya HDP’nin hükümete girip girmeyeceği, şartlarının ne olduğu konuşulamayacağına göre, geriye kalıyor CHP.Yine geldik aynı yere. AKP-CHP koalisyonu olur mu, sorusu geride bırakılmış ve şartlar konuşulmaya başlanmıştır. Baykal’ın tavrı, tarzı ve sözleri kadar görüşmenin hemen sonrasında doğruca Kemal Kılçdaroğlu’nun yanına gitmesi bunun göstergesidir. Bu meclis tablosunda “Devri sabık oluşturmayacağız” teminatı vermiş bir partinin bulunması, AKP ve Cumhurbaşkanı için aranıp da bulunamayacak bir fırsattır ve bu fırsat kaçırılmamıştır.
Koalisyonu kiminle kuruyorsunuz?”
CHP sayesinde Cumhurbaşkanı hem 17-25 Aralık girdabından kurtulmuş, hem inisiyatifi elde tutma imkanı bulmuştur. Yarından itibaren tekrar meydanlara çıkması, günde birkaç defa konuşması ve meydan okumasına herkes hazırlıklı olmalıdır. CHP’de kendince ilk tavizi koparmış, görüşmeyi Dışişleri konutunda yaparak, güya kaçak saray dayatmasını kabul etmediğini göstermiştir. Onlar da buradan bir pay çıkaracak ve bununla övüneceklerdir. Ancak, “koalisyonu AKP’yle mi kuruyorsunuz, Cumhurbaşkanı ile mi?” sorusu cevap aramaktadır. Davutoğlu’nun Erdoğan tarafından bay-pas edilmesini anlayabiliyoruz da, CHP bunu nasıl izah edecektir çok merak ediyoruz.
HDP’nin koalisyondaki yeri
MHP lideri sayın Bahçeli’nin seçim akşamı altını çizdiği AKP-CHP-HDP koalisyonu tamamdır. Geriye sadece bunu hazmettirme operasyonları kalmıştır. Oluşturulacak suni krizler ve MHP üzerine oynanacak oyunlarla birlikte bu da tamamlanacaktır. HDP’nin bu yapının dışında kaldığını düşünenler yanılıyor. Unutmamak gerekir ki, HDP, AKP’nin doğurup, büyüttüğü, beslediği ve siyaset sahnesine saldığı öz evladıdır. CHP’de kendi üzerine düşeni yapmış ve yandan destek vererek barajı aşmasını ve meclise girmesini sağlamıştır. Koalisyonun güzelliğine bakar mısınız? Nasıl da birbirlerini tamamlıyor, nasıl da rollerini ustalıkla oynuyorlar.
Herkes varlık sebebinin gereğini yapıyor
Seçim oldu bitti. Meclis yapısı değişti, hükümet şekli değişecek, ama bir şey hiç değişmiyor. Herkes varlık sebebinin gereğini yerine getiriyor. Varlık sebebi yalan, talan ve ihanet olanlar, farklı araçlarla, yeni ortaklarla kendi yollarında devam ediyor. Varlık sebebi bu ülkenin birliğine, bu devletin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmak olanlar da her şart altında direniyor.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER