Asikurtlar©

Herkes her şeyin farkında

Herkes her şeyin farkında
01 Ağustos 2016 - 19:38 'de eklendi ve 4056 kez görüntülendi.

 

 

Aile büyüklerimizi ziyaret ve kısa bir dinlenme fırsatı bulmak ümidiyle sılayı rahim yaptık. Gittiğimiz her yerde, girdiğimiz her ortamda tek ve değişmez konu, ülkenin içinde bulunduğu girdap oldu. Alçak darbe teşebbüsünü doğru ve haklı bulan bir tek kişiye rastlamadım. Millet burnundan soluyor. İdam dahil bu kalleşlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyor. Türk milletinin vatanseverliğinden, birlik ve beraberliğe olan inancından, bölünmez bütünlüğe sadakatinden zaten hiçbir zaman zerre kadar şüphemiz yoktu. Buna bir defa daha ve gururla şahit olduk.

BÜTÜN BUNLAR TESADÜF MÜ?
Böyle bir milletin yaşadığı ülke, nasıl oldu da bu hale geldi? Her türlü terörün kıskacında, en alçak saldırıların hedefinde kıvranıyor. PKK terörünü 30 yıl önceden başlatmak, FETÖ terörünün kökünü 1970’lerde aramak içinde bulunduğumuz vahameti örter mi? Terörün her türlüsüyle bu kadar tanışık olan, her türlü bedeli ödemek zorunda kalan bir ülkenin varacağı yer bu mu olmalıydı? Bu kadar birikim, bu kadar teçhizat, bu kadar yetişmiş eleman ve bu kadar ağır şekilde ödemmiş bedellerin hiç mi bir anlamı ve değeri yok? Ve hepsinden önemlisi, PKK’dan IŞİD’e, DHKP-C’den FETÖ’ye kadar bütün terör örgütlerinin bu kadar mesafe alabilmiş olması ve elde ettikleri imkanlarla en amansız biçimde saldırması bir tesadüf mü?

BELLİ Kİ BİR YERLERDE SORUN VAR
Unutmayalım ki, Cumhuriyet tarihinde tek parti dönemi hariç ilk defa bir siyasi parti bu kadar uzun süre tek başına iktidarda bulunuyor. 15’inci yılına girmek üzere. Dolayısı ile eğer bütün bunların bir siyasi sorumlusu olacaksa, bu bellidir. Birlik beraberlik içinde bulunmak, darbeye ve ihanetlere karşı topyekün direnmek, birbirimize tahammül etmek, hoşgörüyü yaymak, demokrasi ve hukuku işletmek elbette herkesin birinci görevidir. Zaten yeri ve zamanı geldiğinde bu görevi can pahasına yerine getirmekte bir tereddüt göstermiyoruz. Ancak, belli ki bir yerlerde sorun var. Hem de çok ciddi sorunla karşı karşıyayız. Aksi halde, ülkeyi yönetenlerin kendi itiraflarıyla bu kadar amansız biçimde kuşatılmaz, bu kadar ağır bedeller ödemek zorunda kalmaz, bu kadar büyük tehdit ve tehlikelere maruz kalmazdık. Kimse aklımızla alay edip, bu durumu gelişmeyle, büyümeyle ve birilerinin bundan rahatsız olup taş koşmaya çalışmasıyla izah etmeye kalkışıp komik duruma düşmesin. Birincisi gelişme ve büyümenin olup olmadığı dahi tartışılır, ikincisi de dünyada büyüyen gelişen ülke sadece biz miyiz? Niye başka yerlerde bu tür yıkımlar, ihanetler, kalleşlikler olmuyor da, her şey gelip Türk milletini buluyor? Ve üçüncüsü de, hadi diyelim ki, bir üst akıl Türkiye’nin içini oyuyor ve bütün bu kahpelikleri planlayıp piyasaya sürüyor. Peki, biz ne yapıyoruz? Bu palanların tutmasına, bu ihanetlerin yürümesine, bu kalleşliklerin zemin bulmasına fırsat vermek zorunda mıyız? Bizim aklımız, izanımız, devletimiz, istihbaratımız, güvenliğimiz yok mu? Eğer güçlü ve bir iddialı devletsek bu ihanetlerin karşısına dikilmek ve bütün bunları aşmak zorunda değil miyiz?

İÇİMİZDEKİLERİ NE YAPACAĞIZ?
Her ne kadar şimdilik ertelenmiş olsa da, bütün bunları masaya yatırmak ve hatanın nerede yapıldığını doğru tespit etmek zorundayız ki, bundan sonrasını kurtaralım. Aklı başında olan herkes çok iyi biliyor ki, tehdit ve tehlike bitmemiştir. Dağdaki teröristle mücadele etmek kolay. Üzerinde asker elbisesi de olsa, bu milletin imkanlarını kullanarak bir yerlere sızıp gününü bekleyen kalleşliklerle de karşılaşmış bulunsak, sonunda kendini ele veren ve karşımıza geçenlerle mücadele etmekte de bir sorun yaşamayız. İşte hepsi ifşa oldu ve önce sokaklardan, sonra ordudan ve bürokrasiden temizlendiler. Peki, milletin içindekileri ne yapacaksınız? PKK terörünün bu kadar uzaması ve bu kadar can yakmasının sebebi dağdaki kalleşler midir, yoksa onları her türlü besleyen içimizdeki hainler midir? Bu ülke ne çekiyorsa bizim gibi görünüp de, bizden olmayanlardan çekiyor. Ve FETÖ teröründe de aynı yere geldik. Bizim gibi görünüp de bizden olmayanların ne sayısını biliyoruz, ne de ne yaptıklarını ve neyi planladıklarını kestirebiliyoruz. Hadi diyelim ki, isim isim tesip edip sayılarını da ortaya çıkardınız, mesele bitiyor mu? Ne yapacaksınız bu kadar insanı? Toplayıp fırınlarda mı yakacaksınız, yoksa toplu sürgünlere mi göndereceksiniz?

YETERSİZLER KENARA ÇEKİLMELİ
Onun için diyoruz teşhisi iyi koymak ve bu duruma nasıl geldiğimizi iyi anlamak zorundayız. Bunda mutabık kalacağız ve yanlışı, yetersizliği, eksiği görüp ona göre tedbir alacağız. Eğer gerekiyorsa, yetersizleri bir kenara çekip ehil, iddialı, kararlı ve birikimli olanlara fırsat vereceğiz ki, sonuç alabilelim. Bu siyaset için de, bürokrat için de, hatta bütün kurumlar için de böyledir. Aksi halde bugün susar, siner ve kenara çekilirler ve fırsat kollarlar. Günü geldiğinde de kaldıkları yerden devam ederler. PKK teröründe aynı şeyler olmadı mı? IŞİD terörü böyle semirmedi mi? FETÖ terörünün de aynı şekilde uzadığını anlamamız için daha ne olması gerekiyor?

FIRSAT KAÇMAMALI
Her ne kadar iki haftadan uzun bir zaman geçmiş olsa da, olayın tozu-dumanı henüz kalkmamıştır. Siyaset başta olmak üzere, silkinip kendimize dönmemiz konusunda ümit veren gelişmelere şahit oluyoruz. Kurumların ve kuralların yeniden ve sağlam temellere dayalı olarak oluşturulması konusunda tam bir görüş birliği var. Dileğimiz bu tarihi fırsatın doğru değerlendirilmesi ve ucuz siyasi hesaplara malzeme edilmemesidir. Eğer bunu başarabilirsek gerisi kendiliğinden gelecektir. Unutmayalım ki, yaşadığımız tarihin en büyük kalleşliğinin siyasetten ekonomiye, dış politikadan güvenliğe, devlet yapılanmasından günlük yaşantımıza kadar her alanda derin etkilerinin olacağı muhakkaktır.
Bu yazdıklarımız bir temenninin ötesinde, bir tespittir. Emin olun, Türk milleti her şeyin farkında. Sesi çok çıkanlara aldanmayın. Ne olduğunun da, niye bu hale geldiğimizin de, kimin nerede durduğunun da, bundan sonra ne olacağının da muhasebesini çok sağlıklı şekilde yapıyor. Bizi asıl ümitlendiren ve güven veren de milletin bu sağduyusudur.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER