SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Her Yer Rüşvet, Her Yer Yolsuzluk , Her Yer İkiyüzlülük , Her Yer Yalancılık

Bu haber 17 Ocak 2014 - 11:34 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

İSMAİL ÖZDEMİR

İkiyüzlü siyasetin, bugünü dünle inkâr eden anlayışın, kendi sözünü yine kendisinin bir başka sözüyle yalanlayan zihniyetin “ustası” Adalet ve Kalkınma Partisi’dir.

İşine geldiğinde karayı ak, işine gelmediğinde düğünü cenaze yapan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP, siyaset üslubunu 11 yıldır bu anlayışla sürdürmektedir. AKP’nin hangi meselede olursa olsun, her zaman yaklaşımı doğruyu savunmak değil, gündelik menfaatlerini kurtarmaktır.

Şimdilerde gündemde olan HSYK’nın yapısının değiştirilmesi konusuna da aynen bu ölçüyle bakmak gerekir. Bugünlerde AKP iktidarı tarafından şikâyet edilen, çalışmalarından ve söylemlerinden rahatsız olunduğu söylenen HSYK’yı kim şuanki yapıya kavuşturdu dersiniz? Bizzat AKP’nin kendisi!

Hatırlayalım, HSYK’nın şimdiki yapısı 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum sonucunda hayat bulmuştu.

Meydan meydan dolaşıp “evet” nağraları atan Recep Tayyip Erdoğan, HSYK’nın bugünlerde şikâyet ettiği durumunu, o dönem ballandıra ballandıra anlatıyor, bu yapıya geçilmesiyle birlikte hukuk sisteminin dünya standartlarına ulaşacağını, üstünlerin hukukunun son bulacağını, daha sağlıklı bir hukuk düzeni kurulacağını iddia ediyordu. Şimdi geldiğimiz noktada ise bu dediklerinin hepsini inkâr ediyor.

Bakın 12 Eylül referandum dönemi ve hemen akabinde yaptığı konuşmaların bazılarında Erdoğan, referandumdan çıkan kararla bizzat kendi elleriyle dizayn ettikleri hukuk sistemi ve HSYK ile ilgili neler demiş:

*Üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne, 12 Eylül’le yüzleşmeye, yeni 12 Eylül’lerin yaşanmamasına, Avrupa standartlarında, modern dünyanın standartlarında bir özgürlüğe, demokrasiye, istikrara, hukuka ‘evet’ diyeceksiniz (23 Temmuz 2010, Yalova).

*Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısını değiştiriyoruz. Anadolu’da, Trakya’da binbir zorlukla, meşakkatle görev yapan ilk derece mahkemeleri hâkim ve savcıları artık kendi kaderlerini tayin hakkına kavuşacaklar. Hamdolsun, evelallah bu iş bitti. Ve onlar kendi temsilcilerini seçecekler (05 Ağustos 2010, Denizli).

*Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını değiştiriyor, bu Kurulu siyasi müdahalelerden, ideolojik kamplaşmadan kurtarıyor, tarafsızlığını güçlendiriyoruz (06 Ağustos 2010, Eskişehir).

*Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu evrensel normlara kavuşuyor. Siyasetin hukuk sistemine müdahalesine son veriyoruz. Hukukta ideolojik yapılanmaların, taraf tutmanın önüne geçecek düzenlemeyi getiriyoruz (07 Ağustos 2010, Isparta).

*İleri demokrasilerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu nasıl bir yapıya sahipse, Türkiye’ye onu kazandırıyoruz (07Ağustos 2010, Antalya).

*Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı değişiyor. İnşallah orası da birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkıyor (10 Ağustos 2010, Rize)

*Türkiye’yi daha güçlü bir hukuk sistemine kavuşturuyoruz. Anayasa Mahkemesinin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını değiştiriyor, hukukta artık kast sistemine, kapalı devre sisteme son veriyoruz (18 Ağustos 2010, Kocaeli).

*Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu diye bir kurulumuz var. Yeniden yapılandırılıyor. Artık yargı birilerinin arka bahçesi olmayacak. Milletin ön bahçesi olacak ön (02 Eylül 2010, Ağrı).

*12 Eylül’de gerçekleşen Anayasa değişikliğinin özellikle de Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısındaki değişikliğin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur (12 Ekim 2010, AKP Grup Toplantısı).

* Dikkatinizi çekerim, HSYK seçimlerinde ilk defa 10 binin üzerinde yargı mensubu kendi hür iradeleriyle ve tamamen şeffaf ve demokratik bir ortamda oy kullandı ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçti (26 Ekim 2010, AKP Grup Toplantısı).

*Belli çevrelerin arzusuna göre karar veren bir yargıdan, vicdanıyla karar veren bir yargıya geçişi inşallah tamamlayacağız (15 Ocak 2011, AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı).

Evet, bu açıklamaların hepsini Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi yapmıştır. Eksiği yok, fazlası çoktur. Sanki bunları kendisi söylememiş, savunmamış gibi bugünlerde ise yolsuzluk soruşturmaları ile gün yüzüne çıkan AKP’nin hırsızlıklarını, rüşvetleri, ayakkabı kutularına konulmuş dolarları gizleyebilmek, soruşturmanın daha fazla ilerlememesini sağlayabilmek adına HSYK’nın yapısını değiştirmek için uğraş vermektedir.

Derdi gerçekten yargının bağımsızlığı ve adam gibi işlemesi olan bir iktidar dün yukarıdakileri söyleyip, bugün kendi söylediğini yalanlayarak HSYK’nın yapısını değiştirmek ister mi?

Bu mevzudan da bir kez daha anlaşılabileceği gibi Türk Milleti’nin karşısında omurgasız siyaset yapan bir parti var. Günü birlik gelişmeler karşısında, hangi söz, eylem yada duruş AKP’nin şahsi menfaatlerine uyuyor, gerçekteki kirli yüzünü kapattığını düşünüyorsa, AKP onu kullanıyor. Olansa maalesef devlete ve millet oluyor.

AKP’nin yolsuzluğunun pis ve rezil kokusu memleketi baştanbaşa sarmıştır. Türkiye’nin, AKP’nin ikilemlerine daha fazla tahammülü yoktur.

Aldatılan, soyulan, malı çalınan millet, AKP’nin elinden iktidar mührünü almak için vaktin gelmesini bekliyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.