Asikurtlar©

HER BİRİMİZ ŞEYH ŞAMİLİZ; RUSYA’YA YETERİZ

HER BİRİMİZ ŞEYH ŞAMİLİZ; RUSYA’YA YETERİZ
07 Şubat 2016 - 11:07 'de eklendi ve 4155 kez görüntülendi.

Şamil Kafkas dağının Hürriyet güneşidir. Şamil atalarımın Öz be öz gardaşıdır.
Şamili bilmeyenler Ata’sını ne bilir.
Evet şeyh şamil öz ve öz atamız ve hatta, şiarımızdır.
Meşhur Kafkas kartalı; Rusların korkulu rüyası, âlim ve veli zat.
Rusların, Kafkasya’da ortadan kaldırmak istediği İslamiyet’i, tekrar ihya etmek, yaymak için uğraşan, Kafkas-Rus mücadelesinin en unutulmaz siması ve düzenli Rus ordularını dize getiren büyük Alperen.
Kafkasya’da yaşayan Türkler, onu başlarına İmam, olarak seçmişlerdir.

İmam Şâmil, Daha önce Rusların esaretini kabul etmiş diğer kabileleri de saflarına katarak, düzenli küçük bir ordu kurmuştur. Bu küçük ordusuyla yirmi beş sene, İslamiyet’i yok etmek, Müslümanları kahretmek isteyen Ruslara kan kusturmuştur.

Nice generallerini harp meydanlarında öldürüp, nicelerini de çarlarına karşı küçük düşürerek, onları âciz bırakmıştır.
Şeyh Şâmil, teşkilâtlandırdığı yiğitleri hem din bilgilerinde yetiştirir, hem de askeri eğitimden geçirirdi. Köylerde bulunan bütün çocukların Kur’an-ı kerim okumasını sağlar, zamanın fen bilgilerinde de yetişmesi için uğraşırdı. Din bilgisi olmayan cahillerin Ruslara aldanacağını, vatanını koruyamayacağını, böylece hem dünyada esaret altında kalacağını, hem de ahirette acı azaplara duçar olacağını buyururdu.
Bu sebeple, emri altında olan her köy, kasaba ve şehirde medreseler açtırır, hem din, hem de fen ilimlerinin okutulması için uğraşırdı. Kendisi bizzat bu derslere katılır, talebelerine ders veridi. Başarılı olan talebelerine mükâfatlar dağıtırdı. Medresede okutulan dersler yanında, silâh kullanmak, kılıç çekmek, ok atmak, ata binmek gibi konularda eğitimler yaptırır, savaş ânında her biri birer komutan olacak şekilde yetiştirirdi. Bundan dolayı Şeyh Şâmil, hem milletinin, askerinin devlet reisi, kumandanı, hem de hocası, İmamı idi. Bu sebeple Kafkasyalı Müslümanlar, onu canları gibi çok severler, her emrine şartsız itaat ederlerdi.
Vatanlarını Ruslara karşı müdafaa etmek ve bu uğurda şehit olup Allahü telanın rızasını kazanmak, her Kafkasyalı ‘nin yegâne arzusu idi. Çocuklarını, Allahü telanın dostlarını sevecek, düşmanlarından da nefret edecek şekilde yetiştirirlerdi. Onlar için Rusları sevmek, onlara boyun eğip emirlerine girmek kadar tehlikeli birşey olamazdı.
Şeyh Şâmil, birlikleriyle zaman zaman Rus ordularına baskınlar yaparak, onları Kafkasya’dan çıkarıp atma teşebbüsünü başlattı.
Yaptığı baskınlarda ve karşılıklı yaptığı harplerde hep galip geldi. Düşmandan aldığı silâhları, ganimetleri askerine dağıttı. Kısa zamanda ismi her tarafta duyulmaya başladı. Çar Birinci Nikola, yıllardır Kafkasya’da yapılan savaşlarda başarılı olamadığını ve Şeyh Şâmil’in düzenli ordu kurarak hücumlarını sıklaştırdığını görünce, bu memleketi bir de sulh yoluyla elde etmeyi denemek istedi.

Şayet Şeyh Şâmil’i elde edebilirse, bu işin burada biteceğine kesin olarak inanıyordu. Kafkasya’daki Müslümanları bir bayrak altında toplama sevdasından vazgeçerse, kendisine en büyük makamların, rütbelerin verileceğini, başına krallık tacı giydirileceğini, Çarlık hazinelerinin ayakları altına serileceğini bildiren göz kamaştırıcı şeytanî bir teklif hazırlatıp, en güvendiği generallerinden Viyanalı Kluk Von Klugenav’a verdi ve Şâmil’i sarayına davet etti.
General, Şeyh Şâmil’in huzûruna çıkmak için aracılar koydu. General, güçlükle Şeyh Şâmil ile görüşmeye muvaffak oldu.
Çar’ın sonsuz va’d ve pek parlak teklifleriyle dolu mektubunu okuyan General susar susmaz, İmam hızla ayağa kalkarak; “Namazım geçiyor” diye heybetle geri çekildi.

Namazını kıldıktan sonra gelen Şeyh Şâmil, sapsarı kesilen Generale kesin cevabını şöyle bildirdi: “General! O Nikola’ya git ve de ki: Senin yerinde şu anda kendisi olsa ve bu alçakça teklifleri bana bizzat yapmak cesaretinde bulunsaydı, ona ilk ve son cevabı şu kırbacım verirdi.”

İyice hiddetlenen Şeyh Şâmil şöyle devam etti: “Ona söyle! Kahraman tebaamın kalplerinde kök salan bu eşsiz zafer inananı kökünden kazımadıkça, bu mübarek vatan topraklarını en son kaya parçasına kadar karış karış müdafaa etmekten bizi men edemeyeceksiniz.

Dinim ve vatanım uğrunda, bütün çocuklarımı ve ailemi kılıçtan geçirseniz, zürriyetimi kurutsanız, en son tebaamı öldürseniz, yek başıma son nefesimi verinceye kadar sizinle savaş edeceğim.
Nikola’yı tanımıyorum. Son cevabım budur. Diyerek cevabını bildirmişti.

Şeyh şamil ciddi manada idrak edilmesi gereken, yaşantısı yaşantımız olması ve hayata onun penceresinden bakmak hele ki günümüz Türkiye’sinde elzemdir.
İsmiyle, duruşuyla cesareti ile Rusya’ya korku salan, Rusların korkulu rüyası olan Şeyh şamil Hazretlerinden sadece küçük bir kesitti bu sadece.
Onu daha yakinen tanımak bilmek ve yıl dönümü münasebetiyle bir nebzede olsa anma adına kendisine ait olan meşhur sözleri hatırlayalım.
****
-Sonunu düşünen Kahraman olamaz!
-Dünyalık menfaat elde etmek için, sevgi gösterisinde bulunan insanlar kadar alçağı yoktur..!
-Bizden torunlarımıza kalacak en büyük miras, hürriyet uğunda savaşmak, Hakkı yayma uğrunda can vermek olacaktı..!

-Bir dava, uğrunda ölünecek kadar değerli değil ise, uğrunda yaşanacak kadarda değerli değildir..!
-Ölüm bizi Allah’ımıza kavuşturan en ulvi hadisedir. Dünyaya geldik O’nun eserlerini gördük, O’nun emirlerindeki isabete inandık, O’nun eserlerine gönlümüzden vurulduk.
Şimdide sevine sevine O’na kavuşmayı özlemeliyiz. Ölüm kafirler için bir azap, birɾ ıstıraptır. Müslümanlar için bir şuur ve saadet olmalıdır.

****
Cenabı Allah yolunu yolumuz eylesin. Bizi şeyh şamillerin şuurundan, azminden ve vatanseverliğinden mahrum eylemesin.
Ve şeyh şamilin korku saldığı soyu düzük kalleşler, masum, gariban Türkmen soydaşlarımıza bomba yağdırırken şunu bilsin..!
”Bugünlerin hesap vakti gelecek ve şeyh şamiller hiç bitmeyip tükenmeyecek!!!
Şamilce her daim Allahüekber diyeceğiz ve zulme baş eğmeyeceğiz..!

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER