Asikurtlar©

HENDEKLERLE ÇEVRELENEN ASIRLIK RÜYA: IRAK’IN KUZEYİNDE KURULMAK İSTENEN KÜRT DEVLETİ

HENDEKLERLE ÇEVRELENEN ASIRLIK RÜYA: IRAK’IN KUZEYİNDE KURULMAK İSTENEN KÜRT DEVLETİ
17 Ocak 2016 - 15:27 'de eklendi ve 4090 kez görüntülendi.

Irak’ın kuzeyindeki Barzani’lerin bağımsızlık rüyaları bir asırlık rüya olarak karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı’nın son dönemlerinde, Türkiye-Irak sınırının netleşmesi döneminde, Irak’ın devletleşme döneminde hep karşımıza Barzanilerin bağımsızlık iddiaları karşımıza çıkmaktadır. Bölgede dış güçlerin maşası olma özellikleri ile bilinmektedirler.
Kısa süreliğine İran’da Mahabad Cumhuriyeti girişimleri ise Kadı Muhammed’in idamı ile kısa sürede sona erer. Bu Mahabad Cumhuriyetinin en güçlü destekçileri yine Barzanilerdir.

Irak Cumhurbaşkanlığına kadar yükselecek olan Celal Talabani de bir dönem Baba Mustafa Barzani’nin en iyi adamlarından biridir. Daha sonra KDP karşısında KYB ile ortaya çıkmıştır. Irak’ın kuzeyindeki bu iki gurup konjoktürel olarak menfaatleri doğrultusunda çeşitli zamanlarda birbirleriyle kanlı bıçaklı, zaman zaman kol kola tarih sahnesine görüntü vermişlerdir.
Bir dönem Rusya tarafından kullanılarak merkezi Irak hükümeti tarafından kapının önüne konulduklarında Özbekistan’da bile yaşamışlıkları vardır.
1991’de yaşanan Körfez savaşı sonrasında 36.paralelden faydalanarak bölgedeki gelişmeleri kendi lehlerine çevirme stratejisi izlemişlerdir. 2003’te ABD’nin tekrar bölgeye gelerek Irak’ı işgal etmesiyle birlikte kendi bölgelerinin sınırlarını oluşturmuşlardır.
Bölgesel gelişmeler karşısında küresel güçlerin yanında yer alarak her zaman suni teneffüslerle yoğun oksijen desteği ile tekrar dirilmesini de bilmişlerdir.

Zaman zaman bölgesel hesapları olan küresel güçlerin tedavül süreleri sona erdiği durumlarda da büyük sıkıntı içine düşmüşlerdir.
Mesut Barzani’nin “36 başkonsolos ve ülke temsilcisiyle bir araya gelerek, olası bir bağımsızlık referandumunu ele aldık” açıklamasının ardından Musul’un kuzeyinde Rabia olarak bilinen bölgeden içine Kerkük’ü de alarak Diyala’ya kadar uzanan bir hatta hendekler kazma faaliyetleri ortaya çıkmış durumdadır.
2003’te Barzanilere bağlı peşmergeler yoluyla Kerkük’e girerek tapu ve nüfus müdürleklerini yağmalayarak verileri ortadan kaldırmışlardır. Irak anayasasında yer alan 140. Maddesinde tartışmalı bölgeler Kerkük’e yoğun Kürt göçüyle ele geçirme faaliyetleri ise adı geçen maddenin 2007 sonunda yürürlükten kalkması ile o dönem sonuca ulaşamamıştır. O dönem Türkiye’ye karşı Mesut Barzani’nin “Türkiye Musul ve Kerkük’te hak iddia ederse, biz de Diyarbakır’da hak iddia ederiz” sözleri hala hafızalarımızdaki tazeliğini korumaktadır.
Dedelerinden gelen bu bağımsızlık rüyası ile büyüyen Mesut Barzani Irak Şam İslam Devleti isimli terör örgütünün Musul’u ele geçirmesiyle birlikte Kerkük’ten de çekilen Irak merkezi ordusunun yerine hemen kendini konumlandırarak Kerkük’ü de fiili olarak işgal etmişlerdir. Bugünlerde yine bağımsızlık açıklamaları yapan Mesut Barzani IŞİD’in işgali sonrasında ise Temmuz 2014’te söylediği “Son zamanlarda olanlar, bağımsızlığı elde etmenin Kürdistan’ın hakkı olduğunu gösteriyor. Şu andan itibaren, hedefimizin bu olduğunu gizlemeyeceğiz. Irak artık bölünmüş durumdadır. Ülkenin içinde bulunduğu bu trajik durumda kalmamız mı gerekiyor?” sözleri ile yine hedefini ortaya koymuştur.
Bölgedeki hedefi Irak’ın kuzeyinde bir Kürt Devleti kurmak olan Mesut Barzani’nin üzerinden büyük planda ise bölgede kurulmak istenen ve dört parçalı olarak bilinen ve Büyük Ortadoğu Projesi ile bölgedeki üniter devlet yapılarının sonlandırılması projesi olarak bilinen bir kurgu olduğu bilinmektedir.
Bölgede bir küçük İsrail Devleti kurulmak istenmektedir. Tarihten günümüze kadar İsrail ile Barzanilerin arasındaki ilişkilerde çok çetrefilli, iç içe geçtiği de iyi tahlil edilmesi gereken en önemli konudur.
Türkiye’de PKK’nın oynamak istediği oyun Türkiye’nin güneydoğusunda bir Kürt Devleti kurma hayalidir. Mesut Barzani’nin de en büyük hayali Irak’ın kuzeyinde bir Kürt Devleti hayalidir. Türkiye için Abdullah Öcalan ne ise Irak içinde Mesut Barzani aynısıdır.
PKK ile KDP arasında PKK’nın siyasi kanadı olan HDP’nin şimdilerde milletvekili olan Osman Baydemir ile Mesut Barzani arasındaki Mesut Barzani’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesini ziyaretinde ki şu diyaloglara dikkat çekmekte fayda görüyorum.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir;
“Değerli başkan Kuzey Kürdistan’a hoş geldiniz. Bugün Güney Kürdistan’ın Başkanı, memleketi olan Amed’dedir. Burada olmanızdan çok memnununuz ki, bugün sizin hizmetinizdeyim. Birlikte ittifakımız için yemek yiyeceğiz. Kardeşlik elimizi birbirimize vereceğiz. Allah’a şükürler olsun ki ittifaka da inanıyorum. İçinde bulunduğumuz asır, birlik olarak ve çalışarak mazlum halkların ve mazlum halkların özgürlük yüzyılı olacaktır. Bir çağrım var bütün Türk kardeşlerime, Arap kardeşlerime ve Fars kardeşlerime. Kürtlerin birliği, ittifakı bu kardeşlerimizin de dostluğudur. Kürtler ittifak olursa, inşallah Ortadoğu barışa ulaşacaktır. Ortadoğu barışa ulaşırsa Araplar, Türkler ve Farslar da demokrasiye ulaşır.”

Mesut Barzani ise
“Kardeşim Osman Baydemir’e çok teşekkür ediyorum. Amed’e gelişimiz kardeşlik ve barış mesajını taşıyor. Barış sürecini desteklemek için de burada bulunuyoruz. Hewler’in selamlarını özellikle Amed halkına iletmek istiyoruz. Şunu söylemek istiyorum ki, biz Kürdistan halkı olarak barışsever bir halkız. Arap, Türk, Fars kardeşlerimize barış elimizi uzatıyoruz. Sayın Başbakan Erdoğan’ın başlatmış olduğu barış sürecini takdirle görüyoruz. Keza sayın Öcalan’ın bu yaklaşımını takdirle karşılıyoruz, barış sürecini başlattıkları için. Bu barış sürecinin arkasındayız tüm gücümüzle.
Dileğimiz bu ki Kürdistan halkı sabırlı olsun, sabırlı davransın çünkü barış projesi kolay elde edilen bir proje değildir. Barış ile kazanımlar başka yollarla elde edilmiyor. Çok açık söylemek istiyorum ki, önceliğimiz Kürtlerin birliğidir. Kürtler birlikte olursa hem kendisine daha da hizmet sunabilirler, hem de diğer Arap ve Türk kardeşlerine hizmet sunabilirler. Biz görüyoruz Amed’te yeni bir tarihi süreç başladı. Ve bunun devam etmesini umuyoruz. Yıllarca fedakârlıkla kurban verdiğimiz amaçlarımızı kazanmada barış en iyi yoldur. Benim için Amed aziz ve değerli bir yerdir. İlk kez olarak Amed şehrinde gezmekteyiz. Tüm yüreğimizle Amed’i seviyoruz. Amed bizim evimizdir Osman Bey Hewler de (Erbil) sizin evinizdir.”

Sözlerini hatırlatmakta fayda görüyorum.
Düne kadar Irak’ın kuzeyinde bir Kürt Devletinin kurulması bir kırmızı çizgi ve savaş sebebi sayılırken bugün Mesut Barzani ayakta karşılanmakta her türlü iltifata tabi tutulmaktadır. Şimdilerde ise Suriye’nin kuzeyinde kurulması an meselesi haline gelen bir Kürt Koridoru ve PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD’nin Fırat’ın batısına geçmesi kırmızı çizgi olarak ifade edilmektedir.
Suriye’de farklı, Irak’ta farklı Kürt politikasından bir an önce vazgeçilmesi Türkiye’nin faydasına olacaktır.
Merkezi Irak Hükümetinden ayrı olarak Türkiye üzerinden Barzani petrolünün sevkiyatı kar sayılmaktadır.
Bunun karşısında ise Türkiye’de siyasi karar vericiler tarafından Irak’taki Kürtlerin egemen olduğu bölgeden çıkan petrolün Suriye’nin kuzeyinde oluşturulma hesapları yürütülen ve fiili olarak üç ayrı kanton üzerinden hayat bulan Kürt koridoru vasıtasıyla açık denizlere ulaştırılma hesapları nasıl görmezden gelinmektedir.

Daha geçtiğimiz ay içerisinde bu bahsettiğimiz Mesut Barzani Türkiye’ye gelerek en üst devlet protokolü tarafından büyük ilgiye mazhar olmuştur. Başbakanlık Ofisi olarak kullanılan Çankaya köşkünde kabul sırasında Irak Bayrağının yanına Barzani’nin paçavrası da yer almıştır.

Mesut Barzani’nin Türkiye ziyareti, Dişişleri Bakanlığı Müsteşarı tarafından karşılanarak Milli İstihbarat Teşkilatı Ziyareti, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı ziyaretleri ile devam eden programına HDP ile devam ederek bir yanına Leyla Zana diğer yanına arkamıza PYD’yi aldık diyen
Figen Yüksekdağ’ı alarak da basın karşısına çıkmıştır.
Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan PKK Terörüne karşı bölgede Mesut Barzani ile hareket etmek yılanla yatağa girmekten başka bir şey değildir.
Unutulmaması gereken en önemli ayrıntı PKK Terör Örgütünün Irak’ın kuzeyinde yıllardır Mesut Barzani’nin hakimiyetinde olan bölgede faaliyetlerini sürdürdüğüdür.
Türkiye’nin güneydoğusunda PKK şehirlere hendek kazmaktadır, Irak’ın kuzeyinde Mesut Barzani hendek kazmaktadır.
Mesut Barzani cephesi de, PKK Terör Örgütü de Suriye’nin kuzeyinde ve Irak’ta IŞİD ile mücadele sırasında şehir ve sokak çatışmalarında tecrübe kazanmaktadır. Gündelik siyasi kararlar ile birlikte bölgede Mesut Barzani’nin güçlendirilmesi Türkiye’nin bölgede uzun vadeli büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacağının farkına varılması gerekmektedir.

Bölgede kurulacak bir Kürt Devleti küresel ve bölgesel hesabı olan Batılı Ülkelerin hesabına olacaktır. İsrail’in hayrına olacaktır. IŞİD’le mücadele adıyla tekrar bölgeye gelen Irak’ta üç parçalı bir devlet yapılanması hesapları yapan Amerika’nın hayrına olacaktır. Bölgedeki denklemden faydalanmak isteyen Rusya’nın hayrına olacaktır.
Türkiye’nin hayrına olacak en önemli gelişme siyasi karar vericilerin Irak’ın Öcalan’ı Mesut Barzani sevgisinden vazgeçmesi olacaktır.

Sezer YOZGAT

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER