Asikurtlar©

Hedefte son kale var

Hedefte son kale var
14 Nisan 2016 - 8:48 'de eklendi ve 4087 kez görüntülendi.

 

 

7 şehit haberi birden geliyor, ama bu acı, bu kabul edilemez durum gazetelerde altlarda tek sütün veriliyor. Söylenecek o kadar çok şey var ki. Ne desek, ne yazsak ne yüreğimizdeki ateşi, ne kabaran öfkemizi, ne de bu ihaneti söndürür. Bu memleket göz göre göre felakete götürülüyor.

DEVLET VE MEDYA
Olanların, yaşananların hiç biri bizim için sürpriz değil. Böyle olacağını adımız gibi biliyorduk. Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi. Katıldığımız televizyon programlarında, yazdığımız yazılarda bunları anlatmaya, Türk milletinin gerçekleri öğrenmesini sağlamaya çabaladık. Ancak, öyle bir düzen kurdular ki, yetişebilmemiz mümkün olmuyor. Biz bir söylüyoruz, bir yazıyoruz, onlar bin söylüyor, her yeri sarıyorlar. Boşuna mı gelir gelmez devleti ve medyayı hızla ele geçirdiler. Devlet üzerinden kendi düzenlerini kurdular, medya üzerinden de kurdukları bu kirli düzeni ayağa kaldırıp, yalanı doğru, haramı helal, siyahı beyaz olarak bu milleti hazmettirdiler. Aynı adamlar, bütün televizyon kanallarını, gazete köşelerini parselleyerek, aynı şeyleri söyleye söyleye, bu milleti harama da, yolsuzluğa da, yalana da, ihanete de, teröre de, bebek katilinin affına da ve ne yazı ki bölünmeye de alıştırdılar. Bugün ülke yangın yerine dönmüş, şehit cenazeleri sıra sıra ve hergün geliyor, bir bölgemizden iç savaş görüntüleri var, ama kimsenin kılı kıpırdamadığı gibi, bu haberler gazetelerde tek sütün haber oluyor.

SOLUĞUMUZU KESTİLER
Ülkeyi bu hale düşürenlere bir defa daha iktidar vermek, zaten idam sehpasına çıkarılan Türkiye’nin altındaki sandalyeye tekme vurmak olmuştur. Başka türlüsü olsaydı şaşardık. Bir rahatlama ve sükûnet getirmesi beklenen seçimler, tam tersine gerginliği, akan kanı ve endişeleri çok daha arttırmıştır. Nitekim, aradan geçen 5 aya rağmen iyiye giden hiçbir şey olmadığı gibi, tarihimizde eşi-emsali görülmemiş bir şekilde kuşatıldık ve yalnızlaştık. Sadece içeride değil, dışarıda da soluğumuzu kestiler. Dünyanın her yerinde alay konusu oluyor, hiçbir yerde dikkate alınmıyoruz. Yazıktır bu ülkeye, yazıktır bu millete, yazıktır bu devlete. Bu gidişin sonunda hiçbir ümit ışığı görünmüyor. Karanlık gün geçtikçe daha da büyüyor ve derinleşiyor.

TEK VE SON ÜMİT
Çok daha acı ve vahim olanı, bu hazin tablo karşısında tek ve son ümit olan MHP’nin de bir kuşatmaya alınmaya çalışılmasıdır ki, bu durum ihanetin ne kadar sistemli, ne kadar derin, ne kadar kapsamlı olduğunu bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Gelinen aşamada ve ortalığa saçılanlara bakıldığı zaman artık hiç kimse MHP’de bir parti için mücadele verildiğini söyleyemez. Açık ve aleni şekilde ülkenin ve milletin son kalesi kuşatılmaya çalışılıyor. Türk milletinin çelik çekirdeği olan kadroları birbirine düşürerek son darbeyi de vurmak istiyorlar. Bunun dışında kim ne söylerse söylesin, hikayedir ve Türk milletinin olduğu kadar, ülkücü-milliyetçi camianın da aklıyla alay etmektir.

YAN YANA YATIYORLAR
14 sene tek başına iktidar verilen bir partinin ülkeyi getirdiği yer kan ve gözyaşıdır. Onun için bugün terörle mücadele konusunda söyledikleri her şey havada kalıyor ve beklenen sonucu vermiyor. Sicilleri yakalarını bırakmıyor. Şehide “kelle” diyerek çıkılan yolda, kahpe pusularda can veren kahramanlar, yan gelip yatmakla itham edilmişti. Bugün işte bu sözlerin içi doluyor. Kahpe pusularda can veren vatan evlatları, albayraklı tabutlarda yan yana yatıyorlar. İhanet ve katliamları yüzünden parmaklıklar arkasında yatması gerekenler de şehirlerde hendek kazıp bomba döşüyorlar. Analar ağlamayacak, iyi şeyler olacaktı. İyi bir şey veya ağlamayan bir tek ana gösterebilen varsa beri gelsin.

TUTARLI OLUN
Gelen şehitler karşısında ülkeyi idare edenlerin yaptıkları açıklamalara bakın. Birbirinin kopyası aynı cümleler, aynı iç boş tekerlemeler ve aynı sonuç. Öze dokunan, çözüm olan hiçbir şey yok. Açık, aleni ihanetlere rağmen dokunulmazlıkları aylarca oyaladılar, şimdi meclise sevk etmiş olmayı, büyük bir başarı, üstün bir kahramanlık olarak anlatıyorlar. Sayın başbakanın bindirilmiş kıtalara bu konuda yaptığı açıklamayı dinlerken yüreğimiz sızladı. Kime neyi anlatıyorsunuz, sayın başbakan. Dosyaları meclis gündemine biran önce alın ve gereğini yerine getirin. Meydan okumayı meclise değil, hainlere, bölücülere ve onların siyasi uzantılarına yapın. Bu ihanet, bu kan, bu acı tablo sizin eserinizdir. Sicilinizi, yaptıklarınızı bu millet unuttu mu zannediyorsunuz? Dağda katilleri şehirlere indirip özerklik ilan etmelerine, mahkeme kurmalarına, vergi toplamalarına, şehirleri sokak sokak ihanet için hazırlamalarına imkan sağlayan siz değil miydiniz? Habur ve Oslo rezillikleri hangi partinin sicilinde kayıtlı? Bebek katilini muhatap almakla kalmayıp mesajlarını Diyarbakır meydanında okutanlar kimlerdi? Bunların yanlış olduğunu, bedelinin ağır olacağını söylediğimiz için bizi, çözüm istememekle, kandan beslenmekle, anaların gözyaşını istemekle suçlayanları nereye koyacağız? Hiç olmazsa, şimdi tutarlı olun ve ortaya elle tutulur bir şey koyun.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER