Asikurtlar©

HDP’YE YAR , HDP’YE ARKADAŞ , BARİŞ (Y) (AR) KADAŞ

HDP’YE YAR , HDP’YE ARKADAŞ , BARİŞ (Y) (AR) KADAŞ
14 Temmuz 2015 - 10:39 'de eklendi ve 4542 kez görüntülendi.

Geçtiğimiz gün CHP’nin yeni milletvekili olan Eren Erdem ismindeki milletvekili hakkında yazı yazmıştım. Halk TV’yi izlerken onun ekürisi olan Barış Yarkadaş’ın bir programdaki MHP hakkındaki nefret yüklü konuşmalarına şahit oldum.

Barış Yarkadaş ve Eren Erdem’in eküri olduklarını beraber yaptıkları programlardan ve Barış Yarkadaş’ın yazdığı bir yazıdaki “Tabii bu arada, genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu da ziyaret ettiğimi sizinle paylaşmak istiyorum. Sevgili arkadaşım 3. Bölge milletvekili Adayı Eren Erdem’le birlikte Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettik.” cümlelerinden çok net anlamıştık. Bu iki isim milletvekili olana kadar MHP hakkında ne olumsuz yazı yazarlar, ne de MHP’ye böyle nefret kusarlardı. Bunlara ne olduysa milletvekili olduktan sonra oldu. Çıldırmış gibiler. Şimdi, kalemlerinin mürekkebi MHP nefretiyle doluyor, dilleri MHP’ye öfke kusuyor. Barış Yarkadaş, Halk TV’deki MHP’ye nefret kustuğu son programda “MHP’ye ne sempatim var, ne düşüncelerinin yanından geçerim” şeklinde bağırıp çağırınca, onunla 2007 yılında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi’nde tanıştığımız gün aklıma geldi. O beyefendi, nezaketli, cana yakın kişi gitmiş, kendini CHP’ye kabul ettirmek için MHP’ye ölçüsüzce saldıran Barış Yarkadaş gelmişti.

Barış Yarkadaş’ın CHP milletvekili yapılsa da gerçekten CHP’ye kendini tam kabul ettirmesi gereken durumu vardır. Mesela Barış Yarkadaş’ın “Kılıçdaroğlu’nun kafası neden karışık?” başlıklı yazısındaki “Kılıçdaroğlu, Açık Toplum Enstitüsü kurucusu Soros’un desteklediği TESEV’in 183 no’lu kurucu üyesidir. Vakfın kurulması için gerekli olan “vakıf senedi”nin de hissedarları arasındadır. TESEV’in kurucuları, üyeleri ve mütevellileri arasında Ethem Sancak, İnan Kıraç, Can Paker, Asaf Savaş Akat, Nuri Çolakoğlu, Osman Kavala, Tarhan Erdem, Gazi Erçel, Jak Kamhi, İshak Alaton Cüneyt Zapsu ve Bülent Eczacıbaşı gibi isimlerin olduğunu hatırladığımızda, Kılıçdaroğlu’nun “kafa karışıklığı”nın sebepleri daha iyi anlaşılacaktır. Kılıçdaroğlu, 2001 – 2002 döneminde hisse sahibi olarak mütevellileri arasına girdiği ve ideolojik gıdasını aldığı TESEV’den o denli etkilenmiştir ki; CHP’nin duracağı yeri de bu yüzden bir türlü belirleyememiştir.” (13 Kasım 2011) cümleleri sizce de bu durumu göstermiyor mu?

Barış Yarkadaş’ın, aynı yazı içindeki “CHP lideri neden bir türlü tutarlı bir ideolojik – politik çizgi tutturamıyor? CHP neden kafası karışık ve rotasını kaybetmiş bir parti görüntüsü veriyor. Bunda sanırım temel etken, partinin değil, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kafasının karışık olması…” ifadesi bile bugün niçin bu hale geldiğinin göstergesidir.

Barış Yarkadaş, geçmişteki bir yazısında “CHP’ye kızıp sandığa gitmememin, aslında sadece AKP’ye değil, ÖCALAN ve PKK’ya oy vermek anlamına geldiğinin bilincindeyiz…” derken bugün PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin ekranlardaki avukatı olmuştur.

MHP, “HDP’yi niye muhatap almıyormuş, niye yok sayıyormuş, niye flu görüyormuş…” bunu sorgulamak nedense Barış Yarkadaş’ın derdi olmuştur. CHP’den milletvekili ama sanırsın HDP’nin haklarından sorumlu avukat…

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik’in “Ben ve çevremdekiler de HDP’ye oy verdik” dediği bir partide, Barış Yarkadaş’ın HDP’yi savunmasına niye şaşıralım ki?

Ama şaşırdığımız şudur. Barış Yarkadaş, CHP milletvekili olmadan önce, 25 Ocak 2015 tarihinde de köşesinde HDP’ye “operasyon partisi” diyerek şunları yazıyordu:

***

Bu bağlamda, Hakan Fidan’a yönelik projeksiyon, kuşkusuz ki; AKP Genel Başkanı ve seçimi kazanabildikleri takdirde, ”Başbakan” olması… Tayyip Erdoğan, en çok güvendiği üç isimden biri olan Hakan Fidan’ı AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık koltuğuna oturtmak istiyor. Bu, AKP’nin seçimi yeniden kazanması halinde, Türkiye’nin ”gerçek anlamıyla bir polis devleti” haline dönüşeceğini işaret ediyor.

Tabii bu planın tam anlamıyla işleyebilmesi için, Hakan Fidan’ın Abdullah Öcalan’ı etki altında tutması ve yönlendirmesi sürecinin de uzaması gerekiyor. Fidan’ın, siyasi hesaplarına ilişkin olarak Öcalan’la görüştüğü ve “Ben Başbakan olduğum takdirde, senin dışarı çıkman kolaylaşır” dediği kulislerde dillendiriliyor. Öyle ki; Fidan’ın HDP’nin ”parti olarak seçime girmesi” projesini Öcalan’a benimsettiği, Öcalan’ın da bu plana onay verdiği konuşuluyor. Fidan, HDP’yi baraj altında bıraktırmayı başardığı takdirde, HDP’nin oyları ile seçilecek olan vekillerin büyük çoğunluğunun AKP’nin hanesine yazılıcağı görülüyor. Fidan bu operasyonu yapabilirse, AKP hiç hak etmediği halde, fazladan 40 vekile daha sahip oluyor.

Öcalan, Hakan Fidan’ın kendisine getirdiği bu projeyi HDP’ye kabul ettirdi. HDP yönetimi, kendi dışında gelişen bu sürece müdahil dahi olamadı. Kandil’in karşı çıkmasına rağmen, HDP parti olarak seçime girmek zorunda kalıyor…

HDP’nin parti olarak seçime girmesi, kendi tabanındaki kaygıları da artırıyor doğal olarak… Tabanın bir bölümü, “Ya barajı aşamaz ve parlamento dışında kalırsak…” kaygısını dile getiriyor. HDP yönetimi, bu kaygısını ifade edenlere “Baraj altında kalırsak, Bölgesel Kürt Parlamentosu’nu ilan edeceğiz” yanıtını veriyor.

HDP’nin planına göre, belediye meclis üyeleri, hayali kurulan parlamentonun temsilcileri olarak görev yapacak. Bu hayal, HDP tabanını motive etmekte kullanılıyor. HDP, 7 Haziran günü baraj altında kalırsa, yerel parlamentoları ilan etme hazırlığı yapıyor. Türkiye, böylece fiilen özerkliğe geçiyor ve federasyonun ilk adımı atılıyor.

Tabii bu bağlamda, HDP’yi baraj altında bırakmaya çalışan AKP, B planını da sümen altında tutuyor. Seçimden birinci çıkmayı tasarlayan AKP; HDP’nin barajı geçmesi halinde, hem yeni anayasayı HDP ile yapmayı, hem de koalisyon ortağı olarak HDP ile hareket etmeyi tasarlıyor. Böylece, Erdoğan’ın”Başkancı Model” hayalinin kolaylıkla gerçekleşebileceği düşünülüyor. HDP’ye yönelik hesapların içinde CHP de önemli bir yer tutuyor… 10 Ağustos öncesi de yazdık ama CHP yönetimi bildiğini okumakta ısrar etti… HDP o günlerde de bizzat MİT tarafından kurgulanan bir operasyon çerçevesinde parlatıldı ve öne çıkarıldı.”

***

Bunları yazan Barış Yarkadaş şimdi çıkmış böyle tarif ettiği, bir operasyon partisi olarak gördüğü HDP’yi “MHP niye muhatap almıyor?” diye kendinden geçiyor. AKP’nin doğurup beslediği HDP’yi, bugün CHP daha da büyütmek istiyorsa, MHP bu operasyonda figüran mı olmalı Barış Yarkadaş?

Senin HDP’ye yaptığın operasyon partisi vurgusunu AKP’nin eski bakanı ve şimdi sözcüsü olan Beşir Atalay’da daha önce “Hakan Fidan’la Öcalan’ın başbaşa verip gerçekleştirdikleri güzel bir proje” diyerek seni doğrulamıştı.

Halk TV’deki konuşmanda MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik ukalaca iftiralar atarken, “Öcalan’ı özgürlüğüne kavuşturmak onurumuzdur” “Öcalan’ın daha heykelini dikeceğiz.” diyen Selahattin Demirtaş’ı da “Barış isteyen, kardeşlik isteyen, akan kan dursun isteyen, silahlar patlamasın diyen politikacı” olarak tarif edebiliyorsan sana yazıklar olsun Barış Yarkadaş!

Eğer HDP noktasında şimdiki duruşun buysa, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın Halk TV’deki programınıza telefonla katılıp “Barış Yarkadaş, eğer bu kadar PKK seversen o zaman HDP’ye katıl” demesi zorunuza gitmeyecek o halde…

Barış Yarkadaş, siyaset sana yaramamış ve bu halin senin tabirinle ‘kafası karışık ve rotasını kaybetmiş bir parti görüntüsündeki CHP’ye’ hiçbir katkı sağlamayacaktır…

Yolun başında iken gel bu yoldan dön… Bu gittiğin yol gerçekten yol değil…

Sana göre MHP “Yobaz, faşist, kafatasçı” ama 40 bin kişinin katili terör örgütüne uşaklık eden, eli kanlı İmralı ve Kandil çetesinden talimat alan HDP “sevgi kelebeği” öyle mi?

Sana ne desek boş be Barış Yarkadaş!

YILDIRAY ÇİÇEK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER