Asikurtlar©

HDP PKK’NIN PARTİSİ İSE AKP NEDİR?

HDP PKK’NIN PARTİSİ İSE AKP NEDİR?
29 Temmuz 2015 - 18:56 'de eklendi ve 5113 kez görüntülendi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, geçtiğimiz günlerde artan terör olaylarına karşı yaptığı açıklamada “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise teröristlere övgüler düzen, şehitlerimizin kanına giren çürümüşleri kınamaktan dahi imtina eden ve terörle arasına mesafe koyamayan Kandil siyasetçileri hakkında hemen devreye girmeli, hukuku çalıştırmalıdır. Anayasa’ya ve Siyasi Partiler Kanuna muhalif ve aykırı davranışlar sergileyerek şiddet ve teröre siyasi mühimmat sağlayanlara atıl ve hareketsiz kalmak PKK’ya dolaylı arka çıkmak anlamına gelecektir.” değerlendirmesinde bulunmuştu. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu sözlerle kimi kastettiği ortadadır.

 

Zaten kastedilen HDP’nin Eşbaşkanlarından ve PKK’nın kölesi Selahattin Demirtaş “Partileri halk açar, halk kapatır. Tarih bunu defalarca göstermiş, ispatlamıştır. Ortada eğer suçlanacak, hatalı bir politika varsa bugün Türkiye’yi bu savaşa, bataklığa sürükleyen ve onun arkasından şakşakçılık yaparak, AKP’ye koltuk değnekliği yaparak yürüyen faşizan düşünceler olur. Sorgulanması gereken bunlardır. Bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yoktur.”

açıklamasını yaparak konunun muhatabı olduğunu göstermiştir. Oslo’da, İmralı’da, Kandil’de, Habur’da, Dolmabahçe’de AKP ile aynı yatakta yatan ve PKK’nın eylem alanını genişletmek için AKP ile her türlü işbirliğini yapan PKK’nın kölesi Selahattin Demirtaş birde suç bastırmak için kanlı diline MHP’yi dolamaya çalışmıştır.

 
HDP, terör örgütü PKK’nın tartışmasız siyasi uzantısıdır. Zaten bunu da “HDP Öcalan’ın Projesidir” diyerek itiraf edende PKK’lı Selahattin Demirtaş olmuştur. Tüm talimatları Kandil ve İmralı’dan alan ve tüm vücudunu PKK’nın kucağına bırakmış HDP, anayasal suç işlemektedir. Eli kanlı terör örgütüne hizmetkârlık yapan HDP’nin bu haline işaret eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, doğal olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını görevini yapmaya davet etmektedir. HDP, Anayasa sınırları içinde hareket eden bir siyasi parti değil, terör örgütü PKK’nın ön bahçesi olduğu için muhatap olacağı sonuçlar bellidir. Aldığı oy oranı işlenen suçu ortadan kaldırmayacağı gibi, bu suçu yaşayan-yaşatan tüm HDP yetkilileri de gereken cezayı almalıdır. PKK’nın kurduğu tüm siyasi partiler bundan önce “Terör örgütüne yardım ve yataklıktan” dolayı kapatılmıştır. HDP’nin de akıbeti bu olmalıdır. Tabi bu duruma köklü bir çözüm bulunmalıdır. Kapatma meselesi sadece bir partinin adını, logosunu değiştirmek olmamalıdır. Suça bulaşan herkes gereken bedeli ödemeli ve bundan sonra suça meyilli olanlara da ders verilmelidir. Yoksa şimdi zaten HDP’nin kaç tane yedek partisi sırada beklemektedir. Kapat HDP’yi topluca yeni partiye geçsinler, böyle bir sistem zaten caydırıcılık yaratmaz. “PKK sizi tükürükle boğar” diyen HDP milletvekilleri, HDP kapatılınca ve başka partiye geçince bu şerefsizliğini terk mi edecek?

 
“HDP kapatılsın” çağrıları yapılırken asla HDP’ye bu yolu açanların varlığı da görmemezlikten gelinmemelidir.
Mesela “HDP’ye de büyük rol verildi, yani HDP aslında -önce BDP, sonra HDP- yani biz onlara siyasetin tekrar içinde etkili rol verdik. Aslında onlar çok da eleştiri alıyorlardı yani parlamentodaki çalışmalarıyla ilgili falan. Biz bir anlamda onları güçlendirdik.” diyen ve yine “HDP, Hakan Fidan’la Öcalan’ın başbaşa verip gerçekleştirdikleri güzel bir proje” diyen AKP’nin eski bakanı ve şimdi sözcüsü olan Beşir Atalay gibiler, HDP parti olarak kapatma cezası, milletvekilleri siyasetten men cezası alınca aklanacak mı?

 
Ya Dolmabahçe’de HDP’lilerle birlikte teröristbaşı Öcalan’ın taleplerini madde madde okuyan AKP’li bakan ve milletvekilleri ne olacak?

 
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla da iyice köşeye sıkışan Recep Tayyip Erdoğan “Terör örgütlerini kendi arkalarında gösterenler, ‘biz sırtımızı şuraya, buraya dayıyoruz’ diyenler, bu ifadelerin bedelini ödemelidirler” diyor. HDP konusunda açıklamaları olan Beşir Atalay ve Dolmabahçe’de PKK’lılarla birlikte kırıta kırıta oturan ve teröristbaşı Öcalan’ın mesajlarını okuyan Yalçın Akdoğan, Efkan Ala, Mahir Ünal gibi en yakın adamlarında bu bedeli ödeyecek mi?

 
“PKK’ya yardım ve yataklıktan” AKP’nin de bedel ödemesi gerekmiyor mu?
PKK’dan için “Ne istediler de bu hükümet vermedi?” diyen sen değil miydin Erdoğan?
MHP Lideri Devlet Bahçeli 2007 yılında da PKK’ya hizmet eden DTP milletvekilleri içinde yargıyı göreve çağırmış ve bölücülük yapan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için MHP olarak meclise önerge vermişti. Aynı Recep Tayyip Erdoğan o günlerde de “Siyaseten lincin bizim kitabımızda yeri yok.” ve “Yatıp kalkıp sadece terörü konuşuyorlar. Türkiye’nin gündemi sadece terör değil.” diyerek DTP’ye sahip çıkmıştı.

 
MHP Lideri Devlet Bahçeli de o günlerde Recep Tayyip Erdoğan’a ” Devletin, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne kastetmek isteyenlerin yargı önüne çıkartılmasının neresi linçtir?

– Linçe vasıta olamayacağını söylenen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, acaba ihaneti himaye vasıtası olması mı tercih edilmektedir?

 

– Devletin temellerini yıkmak amacıyla Anayasa’yı ve kanunları her gün çiğneyenler için Yüce Meclis çatısının bir sığınma limanı olması, hukuk devletinin bir gereği midir?” şeklinde sorular yöneltmişti.
AKP ve HDP’nin terör örgütüyle olan ilişkileri her boyutuyla aydınlanmalı ve “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı” hukuku, kanunu bu manada işletmelidir.

 
PKK ve onun siyasi uzantısı HDP bu noktalara geldiyse AKP’nin sorumluluğu da göz önünde bulundurulmalıdır.
PKK ve AKP arasında nasıl bir ilişki ağının olduğu MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 13 yıldır yaptığı uyarılar ve tespitler içinde delil olarak bulunmaktadır.

 
Bu ülkede terör örgütü PKK hakkında en son konuşması gereken Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’dir. Ama konuşmalarına bakarsanız sanki PKK ile pazarlık yapan, onlara taviz veren bunlar değilmiş gibi duruş sergiliyorlar. Türk milleti artık bu oyuna son vermelidir.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER