Asikurtlar©

HDP Destekçilerinden Kandil’e…

HDP Destekçilerinden Kandil’e…
03 Mayıs 2016 - 18:14 'de eklendi ve 4194 kez görüntülendi.

 

 

Diyarbakır, Lice, Sur, Mardin, Nusaybin, Şırnak, Cizre, Yüksekova ve benzeri yerler Batı’daki herhangi bir ilçe, ilimiz kadar Türk toprağıdır, ecdat yadigarıdır. Yedi düvelin işgalinden kurtarılmıştır. Şimdi ne yazık ki buraların, Türkiye’de yaşayan, nefes alıp veren, ekmeğini yiyen, toprağını süren, işyerini işleten, eğitimini alıp, kafalarını dış güçlerin kullanımına sunan, PKK’nın emrine veren bazı kuduz köpekler, ora topraklarının Türk toprakları olmadığını savunmaktadırlar.

Bizdeki bazı aymazlar da, bu Türk, Türkiye düşmanlarını düşman olarak görmediklerini açıklıyorlar. Tek gayeleri Kürdistan’ı kurmak olan, bununla beraber Türkiye’de bırakılan topraklara, ‘ortak vatan’ tabiriyle ortak olacak olan PKK’yı ve onun siyasal uzantısı HDP’yi partner olarak görenlerin ve oylarıyla onları destekleyenlerin sayesinde ülke bugün bu haldedir.

Bu duruma gelmemizse kim göz yumdu, açıklamalarıyla ya da destek oldularsa bugünün sorumlusudurlar. Akan şehit kanları ellerinize bulaşmıştır. Hamamda 40 tuğla eritip yıkanarak tövbe etseniz de yine de kabul olunmayacak bir tövbe olur. Çünkü tövbe ettiğiniz her şeyi, daha tükürüğünüz kurumadan sil baştan yine gerçekleştiriyorsunuz. Yani “dön baba dönelim” yapıyorsunuz. Bebek katilinin fikirlerinin ne kadar güzel olduğunu, hatta onun düşüncelerinin AKP iktidarının düşünceleri olduğunu söylüyorsunuz. Valilere dedikleriniz, verdiğiniz emirler kulaklarımızı kanatıyor. Bu yaptıklarınızı korkusuzca anlatmanız bizi mahvediyor.

Şimdi, bugünlerde hemen herkesin gündeminde MHP’de yaşanan olaylar yer alıyor. Ne ilginçtir ki bu konuya, Kandil gurkaları da değişim diyerek karışmış durumdalar. Kandil teraneleri tarafından böyle seslendiriliyor. HDP’liler, HDP fanları da MHP’de değişim diyor. Bütün basın tarafından, ileri uç sol tarafından değişim naraları atılıyor.

Mahkemelerin aldığı kararlar karşısında şaşkına dönenler, Çankaya YSK’nın verdiği karar karşısında ne yapacaklarını bilemeyenler, koskoca MHP’yi, Türk Milliyetçilerinin dava hareketini, kendi besin kaynakları olduğu için olsa gerek, bir marjinal sol fraksiyon gibi otele hapsedenlerin maşallahları var aynı zamanda sol gazetelerin manşetlerini süslüyorlar.

Elbette ki Türk’ün bayrağını yakan bayraksızlar mevcut MHP’yi sevmezler… Tabidir ki, Türk vatanı diyemeyen, Türkiye Cumhuriyeti diyemeyenler mevcut MHP’yi istemezler. Çok doğaldır ki, müptezellerin açıklamalarına rağmen HDP’yi flu gördüğünü söyleyen mevcut MHP’den yana olamazlar. Bilmem kaç milyon oy almış, en az MHP kadar vekil çıkarmış HDP’nin desteğinde hükümet kurmamızı bekleyenler gayet doğaldır ki Lider Devlet Bahçeli demezler.

Peki, bu bayraksızların, vatansızların, topraksızların, Türk düşmanlarının söyleyecekleri şey o zaman ne olabilir diye düşündünüz mü?

Anayasanın ilk 4 maddesi kesinlikle değiştirilemez diyen, her şeyden önce Türkiye diyen, ‘Bağımsızlık benim karakterimdir’i ilke edinmiş olan mevcut MHP yerine; Demirtaş HDP’yi Türkiyelileştirdi diyenler, HDP’nin barajı aşmasının kendisini hiçbir şekilde etkilemeyeceğini itiraf edip bir yerlere sinyal verenlerin ‘değişim’ döngüsünü kabul edecek ve destekleyeceklerdir.

Biz hiçbir zaman, soysuza soy, şerefsize şeref verilmesinden yana olmadık, olamayız. Baktemur’lar, Esendağ’lar, Duracık’lar, Kerse’ler, Orkan’lar, Arıkan’lar… Karakaş’lar, Şahin’ler, Pelivanoğlu’lar; soysuzlar, şerefsizler, Kandil’de şehit kanları üstünde oturanları bugün Milliyetçi Ülkücü Hareketin dolayısıyla Türkiye’nin geleceği için planlar yapsınlar, kalem oynatsınlar, şehit sayısı fazla olunca halaylar çeksinler diye 12 Eylül’ün kurduğu idam sehpalarında asılmadılar.

Onlar, tam bağımsız, büyük, Türk, Türklük davası için, Allah rızasını kazanmak için şehit oldular, uçmağa eriştiler. Meraklanmayın şehitlerim bu karga sürüleri ne yaparsa yapsınlar onları Kandil batağında bırakacağız. Devlet olunca da ilk işimiz Kandil’i gömmek olacak.

Türkiye’nin bugünkü hali Başbuğ Alparslan Türkeş’in anlatmaya çalıştığı meseleye beziyor. Rahmetli bir konuşmasında diyor ki: “Ancak istila ve işgal altındaki bir millet milliyetçilik yaptığı için suçlanabilir.” Milliyetçiliği İslam dışı gibi suçlamaya çalışanlar, işgalcilerle birlikte hareket ediyor demektir.

Allah rızası için bütün bunlara dikkat ederek hareket edelim. Ülkücü oyuna gelen değil, oyunları bozan adamdır.

Samimi, inanmış, içten, imanlı Ülkücüleri ve karşılarında yer alan bozuk zihniyet, Türk, Türklük düşmanlarını, en güzel şekilde şu güzel dörtlükle anlatılabilir:

“Adam var ki
Adamların nahşıdır.
Adam var ki
Hayvan ondan yahşıdır.”

Sağlıcakla kalın!
Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER