SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

“HAYIR”CILAR VE “ÖCALAN BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DESTEKLİYOR” YALANI!

Bu haber 31 Ocak 2017 - 19:31 'de eklendi ve 28 kez görüntülendi.

Türkiye’de ne meydana gelirse gelsin, şuan Türkiye’nin gündemi, referandumda Yüce Türk Milletine sunulacak olan anayasa değişikliğidir.

Hatta referandum bitse bile, bunun artçı etkilerinin devam edeceği şimdiden bellidir!..

Bugün Türk milleti, “EVET” ve “HAYIR”cılar olmak üzere ikiye bölünmüş/ayrılmıştır.

Genel eğilime baktığınızda; elbette iki seçenek vardır; bir kesim “EVET“, diğer kesim de “HAYIR” diyecektir.

Fakat meydana gelen bölünme/ayrışma öyle, böyle bir bölünme/ayrışma değildir!..

Ola ki, yarın bi savaş çıksa, o diyecek: “Önce EVET’ciler gitsin”…

Onlar diyecek: “Önce HAYIR’cılar gitsin“…

-Hani iki kesiminde ortak noktası vatan ve milletti?!

-Böyle bir bölünme/ayrışma, hatta kim duyma kabul edilebilir mi?!

-Elbette kabul edilemez, etmekte mümkün değildir!

Kabul edilemez böyle gariplikler hat sayfaya çıkmışken, yine ne gariptir ki; kişilerin kendilerini haklı çıkarmak ve isteklerinin istedikleri gibi olması için yine yalana başvurduklarına şahit oluyoruz…

Burada dikkat çekmemiz gereken en önemli husus “HAYIR”cıların ortaya attığı yalan ve iftiralardır. Gerçeği gözler önüne sermemiz için “HAYIR”cıların başvurduğu; ortaya attığı yalan ve iftirayı analiz etmeliyiz.

Başlayalım o zaman…

1-Kendilerini haklı çıkarmak ve isteklerinin istedikleri gibi olması için ortaya koydukları yalana ve iftiralara geçmeden, bunların kim olduğuna bir bakalım:

Daha neyin ne olduğunu bilmeden, vatan, millet sevdası ile “HAYIR” diyenleri çıkarıp, bu “HAYIR”cılar kimler diye baktığımızda;

Başı CHP çekiyor…

Komünistler orada…

Devlet Bahçeli düşmanı olan ve kendilerine “ülkücüyüm” diyenler orada…

PKK’lılar orada…

Ermeniyim” diyenler orada…

İbneyim” diyenler orada…

Sosyalistler orada...

Anlayacağınız çok renkli bir yapı…

Aynen PKK’lı Cemil Bayık’ın dediği ve istediği gibi…

PKK’lı Cemil Bayık, “Türkiye’de Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli el ele vermişler. Faşizmi geliştirip, kurumsallaştırmaya çalışıyorlar.

Bunun için önlerinde ne engel varsa, bu engelleri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Devlet Bahçeli’nin faşist siyaseti ve onun düşünceleri, Erdoğan tarafından pratikleştiriliyor. Zaten onun için Erdoğan ve Bahçeli hemen hemen her konuda birlikte hareket ediyorlar. Onun için hiçbir kürdün, hiçbir demokratın, aydının, sanatçının, yazarının, kısaca; faşizme karşı olan hiç kimsenin Erdoğan ve Bahçeli politikalarına destek vermemeliler. HAYIR demeleri lazım.” diyor…

 

-PKK’lı Cemil Bayık’ın istemiyle, “HAYIR“cıların yapısı nasıl uyum sağlamış değil mi?

PKK’lı Cemil Bayık, “Devlet Bahçeli’nin faşist siyaseti ve onun düşünceleri, Erdoğan tarafından pratikleştiriliyor.” diyerek, Milliyetçi Türkiye’nin nasıl geliştiğini ortaya koyduğu gibi aynı zamanda Sayın Devlet Bahçeli Beyi hedefe koymuştur…

Çünkü Milliyetçi Türkiye’den ve bunun ortaya çıkmasından PKK’lılar çok rahatsız olmaktadırlar ki;

“Onun için hiçbir kürdün, hiçbir demokratın, aydının, sanatçının, yazarının, kısaca; faşizme karşı olan hiç kimsenin Erdoğan ve Bahçeli politikalarına destek vermemeleri, HAYIR demeleri lazım.” demektedir!

2-“HAYIR”cıların başvurduğu; ortaya attığı yalan ve iftiralara gelince;

cengiz-korkmaz-asikurtlar

Öncelikle şunu ifade etmek isterim:

Terörist başı, bebek katili Öcalan piçinin ismi nerede geçerse geçsin, söyleyen, duyan önce onu küfürle anarken, şimdilerde birileri bunu değiştirdi; küfürle anmak yerine, övmeye başladı(lar)…

-Nasıl mı?

-Aynen şöyle:

Anayasa değişikliği ile ilgili “EVET“ciler ile “HAYIR“cılar arasındaki siyasi gündem çekişmesine bakarsanız; “HAYIR”cılar tarafından, “Öcalan’da başkalık sistemini destekliyor” yalan ve iftiraların ortaya atıldığını göreceksiniz…

Hatta bazı müptezellerin, “Anayasa değişikliğine EVET diyenler Türk ve Türk milliyetçisi olamaz” söylemlerini de göreceksiniz…

Ortaya atılan bu yalan ve iftiranın gerçek olmadığını biliyorum. Fakat yanlış bir şey yazmamak için internette araştırma yaptım, lakin MHP ile AKP’nin bir araya gelip anayasada yapmış olduğu değişikliği; yani Partili Cumhurbaşkanlığı veya meşhur söylemle, “Başkanlık Sistem” ile ilgili terörist başı bebek katili Öcalan’ın hiçbir açıklamasını bulamadım…

Fakat 2010 yılının Aralık ayında terörist başı bebek katili Öcalan’ın, “Biz demokratik özerklik konusunda 1921 Anayasası’nı referans alıyoruz. 1921 anayasasında buna ilişkin düzenlemeler var. Yine Meclis’te alınan 10 Mart 1922 tarihli muhtariyet-özerklik kararı-yasası var. Zaten bizim isteğimiz de statümüzün belirlenmesi değil mi, bunun için çabalıyoruz.

Kürtlerin ve Türklerin tarihsel ittifakı 1925’lerden itibaren Kürtler aleyhine bozuldu, bunun mimarı da İngilizlerdir. Kürtlerin soykırım tarihinin başlangıcı 15 Şubat 1925’tir. İşte bizim bugün verdiğimiz mücadele de bu tarihi temelden kopulmasından sonra yaşanan haksızlığa karşıdır. Biliniyor Osmanlı’da, Yavuz döneminde de Kürtlerin muhtariyeti, özerk yönetimleri, hükümetleri, yerel yönetimleri vardı. Bugün dile getirdiğimiz demokratik özerkliğin bir tarihi arka planı var, buna dikkat çekiyoruz. Bizim aslında bugün gerçekleştirmek istediğimiz, ikinci bir kurtuluş mücadelesidir. 1925’lerden itibaren raydan çıkan Türk-Kürt ilişkilerini raya sokma mücadelesidir. Verdiğimiz mücadelenin tarihi anlamı budur ve büyüktür.” açıklamasını buldum…

Hatta 2013 Yılı Ocak ayının içinde terörist başı bebek katili Öcalan’ın, “Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir başkanlık ittifakına girebiliriz. Yalnız Başkanlık ABD’deki gibi olmalı”dır açıklamasını da buldum…

 

Bunu okuyunca birden aklıma, “ABD’deki gibi başkanlık sistemini getirecekseniz buyrun getirin” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geldi…

-Terörist başı bebek katili Öcalan’ın açıklaması; isteği ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması; isteği birbiriyle örtüşürse!.. nasıl gelmesin ki?!

Hani, MHP ve onun Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Beye kızıyorlar ya… Birden AKP, CHP ve HDP=PKK’lıların anayasa değişikliğini AKP ile beraberce yaptıklarını hayal ettim…

Bunlar hep birlikte anayasa değişikliği yapmış olsaydı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan yine Başkan olacaktı…

Rejim değişecekti…

..ve ABD’deki gibi başkanlık sistemi gelecekti!..

Çünkü “ABD’deki gibi başkanlık sistemini getirecekseniz buyrun getirin” diyen CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve “Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir başkanlık ittifakına girebiliriz. Yalnız Başkanlık ABD’deki gibi olmalı” diyen terörist başı bebek katili Öcalan’dı…

Böyle bir durumda, başka bir ihtimalin olması, ortaya çıkmadı mümkün mü?

Elbette değil!

Böyle bir aşamada, yeni anayasa değişikliğinde CHP’nin ve PKK’lıların isteği ve hevesleri kursaklarında kaldığı için Sayın Devlet Bahçeli Beye düşman olmakta, kızıp, hakaret etmekte çok haklısınız/haklılar…

Çünkü her seferinde, her söylediğinde haklı çıkan Sayın Devlet Bahçeli Bey tarafından Devlet adamlığı gereğince uyarılan AKP hükümeti, yıllar sonrada olsa yaptığı yanlış uygulamalarından vazgeçmiş, bu günkü noktaya gelmiştir…

-‘Gelinen nokta; yeni uygulamalar doğru mu?’ derseniz…

-Evet… gelinen nokta doğrudur ve Devlet politikası gereğince, doğrunun yanında yer almak elzem ve evladır.

Çünkü Türkiye’nin geleceği herşeyden önemlidir!..

 

Sayın Devlet Bahçeli Beyin önerisi ile MHP ve AKP ile yapılan anayasa değişikliğinde, CHP ve HDP=PKK’nın=Öcalan’ın istediği başkalık sistemi yerine, Partili Cumhurbaşkanılığı sistemi vardır!..

Sayın Devlet Bahçeli Beyin önerisi ile MHP ve AKP ile yapılan anayasa değişikliğinde, CHP ve HDP=PKK’nın=Öcalan’ın istediği rejim değişikliği yerine, mevcut sistem kendini muhafaza etmektedir!..

Kısa ve öz olarak: yeni anayasa değişikliğinde, ne CHP’nin, ne de PKK’lıların istediği gibi bir değişikliğe asla yer verilmemiştir!

-Şimdi “mevcut sistem kendini muhafaza etmektedir” dedim ya, birileri “tek adamlık geliyor” diyebilir(ler!)..

CHP ve HDP=PKK’nın=Öcalan’ın istediği, “ABD’deki gibi başkanlık sistemi” kaç adamlık acaba?!

Sakın Yüce Türk milletini kandırmaya çalışmayın!

“Bizim istediğimiz olsun” diye ortaya attığınız yalan ve iftiraların hiçbiri gerek olmadığı gibi böyle bir düşünce ile hareket etmek acizliktir, vatana ihanettir!..

Hatta şartlar ne olursa olsun, durum neyi gösterirse göstersin, Öcalan’a şerefsizine ve düşüncelerine sarılmanın izahı mümkün değildir!..

Geçmişe baktığımızda, terörist başı bebek katili Öcalan, “özerklik” içeren başkalık sistemi desteklemiştir. Hatta bu konu ile ilgili birçok açıklamasını bulmanız mümkündür. Fakat terörist başı, bebek katili Öcalan’ın, MHP ve AKP’nin üzerinde anlaşma yaparak Yüce Türk milletinin iradesine  sunulacak olan anayasa değişikliğine dair hiçbir açılması yoktur.

Dolayısıyla, “terörist başı bebek katili Öcalan yeni anayasa değişikliğini ‘EVET’ diyerek destekliyor” diye ortaya atılan yalan ve iftiraların, MHP ve AKP’nin üzerinde anlaştığı anayasa değişikliği madeleri ile hiç ilgisi alakası yoktur!

Fakat terör örgütü PKK’nın sözde Avrupa sorumlusu olarak bilinen Rıza Altun, “Anayasaya hayır oyunun kesinlikle verilmesi gerekiyor.” diye 23.01.2017 tarihinde PKK’nın sesi olan ANF ajansına yaptığı açıklaması gerçek olmakla birlikte, “HAYIR” diyenler bundan hiç bahsetmezlerken, bunu da çarpıtarak saklama gayreti içine girdikleri de bir gerçektir!

“HAYIR”cılar, “PKK’lılar, referandumda ‘EVET’ çıkmasını istedikleri için HAYIR diyor” diye propaganda yapmaktadırlar!..

Ne hikmetse(!) bunu yapan PKK’lılar ile “HAYIR”cılar arasından su sızmamaktadır…

Peki çok güzel diyorsunuz da, bu PKK’lı piçler, “referandumda “HAYIR” çıkmasını istedikleri için “EVET” dediklerini/diyeceklerini ve eskiden olduğu gibi AKP hükümetini yerinden kıskaca alınıp, HDP=PKK‘lıların yeniden muhatap alınması isteklerinin olduğunu hiç düşündünüz mü?!

 

 

Cengiz KORKMAZ

Cengiz Korkmazcengiz@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.