SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Hatay’da Ülkücü Hareketlilik!

Bu haber 11 Ekim 2013 - 11:31 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

Edebiyatçıların “anı – gözlem yazıları”nda kullandıkları üslup, siyasi veya bilimsel makalelerden farklıdır.

Ben bir edebiyatçı değilim. Sadece edepli, disiplinli yazmaya çalışan bir Tarihçiyim. Ancak her Türk gibi yedek subay, her Ülkücü gibi, icabında vatan için ölmeye hazır bir görev adamıyım.

Beni az evvel Esenboğa’ya indiren Hatay uçağında bunları düşünerek uçtum. Giderken Hatay’da nasıl bir programla karşılaşacağımı aşağı yukarı biliyordum. Ancak “Türk Nizam-ı Âleminin bölge sorumluluğu” şuuruyla hareket eden bir Ocak başkanıyla karşılaşacağımı henüz bilmiyordum.

Çarşamba sabahı yol arkadaşım ve asistanım İsmail Gümüş’le(*) birlikte Hatay’a uçacaktık; ama Yavuz (**) bana uçak biletlerimizin hazır olduğunu söylediğinde Antakya’ya gitmekle, Hatay ilimizin tamamına ne kadar hitap edebileceğimden emin değildim.

Ancak gördüm ki, yekvücut olmuş Ülkücülerin sevk ve idaresinde Hatay MHP İl Teşkilatı, Ülkü Ocakları Hatay İl Başkanlığı’nın düzenlediği konferans için bütün önlemini almış, il yöneticileriyle tüm ilçe başkanlarını, MHP’li Belediye Başkanlarını, İl Genel Meclisi Üyelerini, konferansa davet etmişti.

Önce Ocaklı bir dost ortamında kahvaltıya aldılar. Sonra 16 yaşında, Komünistler tarafından şehit edilen kardeşimiz Mustafa Eker’in annesinin elini öpüp çayını içtik, duasını aldık. Gördük ki Allah’ın izniyle, gördüğü bir rüya sonucunda yeniden hayata tutunan annemiz, aslında hala Mustafa’nın yanında, O’nun kendisine “Ülküdaşım” dediği yerdeydi.

Oradan bahçesinde mandalina ağaçları bulunan tertemiz, ferah, adına yakışır bir “Ülkü Evi”nde gençlerimizle sohbet ettik. Kamusen’e bağlı sendikalarımızın Ülkü evlerine şuurla sahip çıktığını görerek ideallere, geleceğe doğru, Ülkücü umutlara doğru kanatlandık.

Sonra çiçeklerle karşılandığımız MHP Hatay İl Teşkilatında İl Başkanı ve ilçe başkanlarımızla güneye ve gündeme dair “erken bir sohbete” başladık. Akşamki konferansın konusuna uygun olarak son 11 yılda değişenin ne olduğunu konuşarak, yerel seçimlere yönelik hazırlıkların önemine değindik; “gelir çayınızı demler, halınızı silkeleriz yeter ki… İlla ki çalışalım, mutlaka, vallahi kazanacağız…” dedik.

Her adımımızda gördüğümüz yüksek kabul ve itibarı, nefsimize ciro etmeden, samimi Ülküdaşlığa ve Genel Başkanımıza duyulan muhabbete, önce Allah’ın sonra da O’nun selamıyla mukabele ederek ilerledik.

Konferansa doğru, Ülküdaşlarımızın rahat girip çıktığı Öğretmenevindeki sohbetimizde yıllar önce Öğretmen yetiştiren kurumlara yapılan Başbuğ mayasıyla bu yolda verdiğimiz şehitlerin hatırası bir kez daha canlandı.

Akşamki konferansın özelikle soru-cevap bölümü daha canlı ve heyecanlıydı. Sık sık alkışlarla kesilen her cevap, belli ki Ülkücü gönüllerde epeydir açık duran bir boşluğu dolduruyordu.

Gecenin en çok alkış alan, en hatırda kalan sahnesi, Ülkü Ocakları tarafından şahsıma tevdi edilen plaketi, konferansı başından sonuna kadar büyük bir ilgiyle dinleyen Cemile Eker hanımefendinin elinden almamdı.

Konferansın bittiği an, “Biz de Mustafa kardeşimize plaket olarak gönüllerimizi verdik. Onun yolundan yürüyoruz ve onun yanına gitmek için sabırsızlanıyoruz,” dediğim andı. Salonda alkışla gözyaşı birbirine karışmıştı.

Gençlerle vedalaşarak salondan ayrılırken İskenderun İlçe başkanımızın telefona bağladığı Hatay Milletvekilimiz Adnan Şefik Çirkin beyefendiyle konferansın faydalarını konuşurken, o kritik geceyi hatırladık.

Hükümetin atıl kaldığı, Başbakanın, İçişleri Bakanının giremediği Reyhanlı’da MHP adına, kardeşlik zırhını, provokatörlerin kafasına vurarak gösterdiği “devletli” duruşu hala aklımızdaydı.

Sonra Ocak’taki gençlerle, sonra il ve ilçelerden gelen teşkilat mensuplarıyla sonra da bazı dilek ve temennilerini bizimle paylaşan hanımlarla sohbet ettik.

Hatay’daki heyecanın ve “Ülkücü Hareketliliğin” 100 kişiyi bir anda götüren bombalar patlamadan, din kardeşlerimiz köprü altlarında yatıp kalkmaya ve 10 liraya kendisini satmaya başlamadan önce herkese örnek olması dileğiyle…

Dün gece Hatay’da kelimenin tam anlamıyla Türk Milliyetçiliği, kardeşlik ve “Ülkücülük” vardı.

(*)1994-95 Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Ülkücü Teşkilat Başkanı, Eğitimci-Yazar

(**) Yavuz İbiş, İş Adamı, 2000-2005 Kocaeli Ülkü Ocakları II. Başkanı

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.