Asikurtlar©

Hareketin Karın Boşluğuna Vurmak!

Hareketin Karın Boşluğuna Vurmak!
31 Mayıs 2016 - 10:08 'de eklendi ve 4116 kez görüntülendi.

 

 

İstanbul, 400 yıllık hilafet merkeziydi; şeri hukukun ve ilmiyeninkadim kalesiydi.
Bir tüketicimetropolüydü ve 1900’lerin başında Türkler % 45’le azınlığa düşmüştü.
Gayri milliydi; Bizans kültürü, % 55’lik Rum, Ermeni, Musevi ve Levanten azınlıklar tarafından sinsice beslenmişti.
Avrupa medeniyetinin ve teknolojisinin geldiği,ilk sanayileşmenin ve buna bağlısosyo-ekonomik hareketlerin yaşandığı yerdi.

Kurumsal eğitim imkanlarısayesinde İstanbul, aynı zamanda yabancı fikirlerin de ithalat merkeziydi.
Peki bu tarihi karakter özellikleri İstanbul’un, siyasi eğilimlerininasıl etkilemişti?

1- İstanbul’un bu özelliklerinin umumi sonucu olarakUlusal Laik Cumhuriyetle arası iyi olmayan bir liberal demokrat parti bu ilde beklenenden iyi sonuçlar alabilirdi.
Nitekim almıştır. (Bkz. Demokrat Parti örneği 1950 Seçimleri= 27- 0, 1954 Seçimleri 29-0, 1957 Seçimleri 39-0)

2- İstanbul’un ekonomik hayatıyla, ideolojik baz istasyonu olmasının ortak sonucu olarak İstanbul, eylemci solun kalesi olabilir, Sosyalistleri seçebilirdi.
Nitekim seçmiştir. (Bkz. 1970’ler, İsvan, Kotil, Sözen gibi Belediye Başkanları)

3- İstanbul’un bu özelliklerinden mesela Hilafetin merkezi, şeriatın kültür havzası olmasından hareketle İstanbul’da İslami bir siyasi hareket filizlenebilir, palazlanabilir ve iktidar şansı bulabilirdi.
Nitekim bulmuştur. (Bkz. Refah Partisi’nin yükselmesi ve AKP iktidarı)

4- İstanbul’un bu özelliklerini keşfetmiş bir etnik grubun yaptığı demografik bindirmeye bağlı olarak terörle motive edilen etnik siyaset İstanbul’da yüksek oy alabilirdi.
Nitekim almıştır. (Bkz. HDP örneği)

5-Bütün bu özellikler bir arada düşünür ve avantajlı partiler arasındaki rekabetin negatif etkisini de hesaba katarsak İstanbul “Milliyetçi bir partinin en zor büyüyeceği kent” olabilirdi. Nitekim olmuştur. (Bkz. MHP’nin 47 yıllık seçim sonuçları ve son seçimlerde HDP’nin gerisine düşmesi.)
Bu bin yıl derinliği olan politiktabloyu, 17 yıl görevde kalmış da olsa bir Milliyetçi liderin veya 3-5 yıllık bir teşkilat başkanının değiştirmesi mümkün değildir.
Yani bu tabloya bakmadan, sadece beş duyumuzu kullanarakMHP’nin İstanbul’daki başarısını sorgulayamayız.

MHP’nin İstanbul’da aldığı oylar, diğer partilerinki gibi cumhuriyet döneminde Anadolu’dan göç yoluyla taşınmış oylardır. Ancak MHP İstanbul’da, diğer siyasi partileri besleyen bu dokudan ve kültürel damarlardan yoksundur.
İstanbul, öncelikle bir liman kentidir. Limanlar, Afrika farelerinden Ceneviz akreplerine… Tifüsten koleraya ve fuhuştan uyuşturucuya kadar önceden Anadolu’da bulunmayan pek çok unsurun taşıyıcısı ve konaklama alanıdır.
İstanbul kronik bir başkenttir. Hem Doğu Roma’ya hem de Osmanlı’ya başkentlik yapmış çok katmanlı bir kültür merkezidir. Enaltta “Bizans” vardır. Bizans, din, kültür ve sanat demektir.

Osmanlı payitahtı İstanbul, bilimden sanata, iletişimden edebiyata kadar Anadolu’yu besleyen bir kültür kaynağına dönüşmüştür. Yeni bir kaynak yaratamıyorsanız, bu kaynakla barışık olacaksınız.
Batının üretim kültürü de İstanbul üzerinden girmiştir. Türklerin yükselen yatırım ve yaşam alanı İstanbul’dur.
İstanbul, Balkan bozgununda muhacirlerin, emniyetle nefes alabildiği ilk istasyondur. Aralarında önemli sayıda etnik celali, Osmanlı usulü Bektaşi ve batınisürgünlerinbulunması, bu kitlenin, Anadolu kentlerindeki kurtarıcı çoğunluğu “milletim” diyerekseven bir ideolojik hareketle pek de iyi anlaşamayacağınıgösterir.

İstanbul, Türkiye’de işçi nüfusunun en yoğun olduğu bir sanayi ve ticaret merkezidir. Proletarya’ya oynayan Marksist fraksiyonların ve onlardan güç alarak iktidara gelmek isteyen CHP’nin 27 Mayıs’tan itibaren en kolay oy aldığı illerin başında İstanbul gelmektedir.
Ve en önemlisi ise İstanbul’da “kim kime dumduma”dır. Yani İstanbul, Anadolu’daki gibi kentin tamamına mahsus homojen bir “mahalle baskısı”nın olmadığı yerdir.
“Birey”in “kolektif”e, “ferdiyetçiliğin teşkilatçılığa” galebe çalmasınayol açan bu özgürlük, ideolojik hareketler için bir handikaptır.

Cumhuriyet döneminde İstanbul’un siyasi dokusu doğru analiz edilmediği ve bu yönde bir tedbir alınmadığı için Cumhuriyet karşıtı sol fraksiyonların ve İslami Cemaatlerin % 90’ı İstanbul doğumludur.
Türkiye’de mevcut bütün dini ve siyasi akımların basın yayın ve iletişim ana arteri İstanbul’dur.
Tarihin en onurlu fethine sahne olan İstanbul, normalde Milliyetçiliği besleyen bir kent olması gerekirken geçmişte
Milli Mücadelenin,bugün de ne yazık ki Milliyetçi Hareketin yumuşak karnıdır.
Türkiye seçmeninin % 20’si ise İstanbul’da yaşamaktadır.
İstanbul seçim sonuçları üzerinden”hareketin karın boşluğuna” vuranlar ve Kurultay vaadi olarak “MHP iktidarı”nıkonuşanlar, bize her şeyden önce “MHP’nin 2-3 yılda nasıl bir İstanbul partisi haline geleceğini” anlatmalıdır!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER