SON DAKİKA

Hani “Kamu Düzeni” Vazgeçilmez Şarttı?

Bu haber 10 Aralık 2014 - 10:06 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

AKP’nin milletten aldığı iradeyi PKK’ya nasıl teslim ettiğinin çok vahim ve çok çarpıcı örneklerine şahit oluyoruz. Adına “çözüm” dedikleri yıkım sürecinde kontrol, tamamen PKK ve uzantılarına geçmiş durumdadır. Şartları onlar belirliyor, ne olduğuna ve ne olacağına onlar karar veriyor. Hükümete sadece kabul etmek kalıyor. Böyle bir gidişattan yıkım, ihanet ve bölünme dışında bir sonuç çıkması imkansızdır.

MASADA NE VAR?

Ankara’da kurdukları şeref masasına HDP heyeti bebek katilinin ellerine verdiği taslakla Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın karşısına oturdu. O taslakta nelerin olduğunu PKK’nın yayın organı şu şekilde sıraladı: PKK’nın anayasal ve yasal güvenceye kavuşması, demokratik özerkliğin kabulü, anadilde eğitim ve başta bebek katili olmak üzere bütün tutuklu teröristlerin serbest bırakılması ve siyaset yapmalarına izin verilmesi.” AKP’nin bu şartları kabul ettiği anlaşılıyor. Bütün mesele bunlardan hangisinin seçimlerden önce, hangisinin seçimlerden sonraya bırakıldığıdır ki, şeref masalarında müzakere edilen budur. Daha önce dayatılan sekretarya ve gözlem heyeti talebi, karambole getirilerek zaten kabul edilmiş ve uygulamaya geçirilmiş. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın sekretarya ve gözlem heyeti oluşmadığı ve böyle bir şeyin söz konusu olmadığı yöndeki açıklamalarının, milletin gazabından korkulduğu için rol icabı söylenmiş sözler olduğunu ibretle izliyoruz.

KAN DİLLİLERİN ONAYINA SUNULDU

Şeref masasında yapılan müzakerede verilen sözlerin yeterli olup olmadığı, daha doğrusu seçim öncesinde kurulan dehşet dengesinin onaylanıp onaylanmayacağına İmralı canisi ve Kan dilli katiller karar veriyorlar. Onun içindir ki, İmralı canisinin ellerine verdiği taslağı Yalçın Akdoğan’la kurulan görüşen heyet, masadan kalkar kalkmaz Kandil yollarına düştü. Oradaki katillere AKP ile vardıkları anlaşma metnini sundular. Neresinin kabul edilip, neresinin kabul edilmediğini sordular ve dönüşte yeniden masaya oturacaklar. İmralı canisinin sekretaryası olduğu için, onun ne düşündüğünü artık kolayca öğrenebiliyorlar. Sadece bu kadarı nasıl bir ihanet çarkı kurulduğunu anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yetmez mi?

KAMU DÜZENİ BOZGUNCULUKMUŞ !

Hükümet İmralı canisi ve Kan dilli katillerle dolaylı şeref masaları kurmakla kalmamış, bütün iradesini de bu katillere teslim etmiştir. Böyle olduğu içindir ki, hükümetin ne istediğinin, ne düşündüğünün zerre kadar önemi dahi yoktur. Bu tespitimizi dayandırdığımız şey, hükümet ve şeref masasının diğer tarafında oturanların yaptıkları açıklamalardır. Sayın başbakan, adına “çözüm” denilen bu ihanet yolunda olmazsa olmazlarının en başında “kamu düzeninin” geldiğini defalarca ilan etmedi mi? Peki, PKK’nın kamu düzeninden anladığı ve başbakanın bu sözlerine cevabı ne olmuştur?

Bebek katili, kamu düzeni sözlerinin bozgunculuk olduğunu söyledi. Hükümetten en küçük bir itiraz gelmedi. Bebek katili adın masaya oturan heyetin yaptığı açıklamada da kamu düzeninden anladıklarının başbakanla aynı şey olmadığının altı çizildi. Yani, bu ihanet güruhu mevcut durumun aynen korunmasını istiyor ve buna itiraz edilmesinin bozgunculuk olacağını belirtiyor. Mevcut durumun ne olduğunu, başbakanın başdanışmanı, “bölgede kamu düzeni PKK’nın kontrolünde” diyerek ortaya koyuyor. Her şey gayet net ve açıktır.

TRENİN RAYLARI

Başbakanın “kamu düzeni olmadan, hiçbir yere varmamız mümkün değildir” sözü, tıpkı yardımcısı Bülent Arınç gibi, milletin gazabından korkulduğu için söylenmiş, altı boş bir laftır. Kamu düzeni tamamen PKK’ya bırakılmıştır. Nitekim, sayın başbakanın, “tren rayına girdi” sözüyle kast ettiğinin bu durum olduğu anlaşılıyor. Ortada bir tren ve istasyonlar var. Bu terinin rayları İmralı ile Kandil arasına döşenmiş. Ankara’da bir istasyon haline getirilmiş. Bu kanlı tren Ankara’dan aldığı ihanet yükünü İmralı’ya ve Kandil’e taşıyor. Bunun adına da “çözüm” veya “barış” deniliyor.

ÇAREYİ TESLİM OLMAKTA BULDULAR

AKP’nin çözümünün PKK’ya teslim olmaktan ibaret olduğu artık netleşmiştir. Bu hainlerin taleplerinin karşılanmaması, İmralı canisi ve Kan dilli katillerin muhatap alınmaması durumunda ne olacağını 6-7 Ekim olaylarıyla göstermişlerdir. Aldıkları tavizlerle azan ve kendi ifadeleriyle hiç olmadıkları kadar güçlü ve etkin bir duruma gelen bölücü hainler karşısında, AKP’nin bir irade ortaya koyma ihtimali kalmamıştır. Nitekim, en küçük bir itirazı hemen tehdide bağlıyor ve anında sonuç alıyorlar. Selahattin Demirtaş’ın son açıklaması bunun ispatıdır. Yeni bir ihanet kalkışmasının milletin bu çözüm denilen ihanetin ne olduğunu net olarak anlamasını gibi bir sonuç doğurmasından ve bunun hesabını sandıkta sormasından korkan hükümet, çareyi PKK’ya teslim olmakta bulmuştur.

YÜZDE 92 BU REZİLLİĞE KARŞI

Bu hain güruhuyla masa kurmak, alınan kararları İmralı canisi ve Kan dilli katillerin onayına sunmak çok acıklı bir durumdur. Bu durumu ne vicdanın, ne ahlakın, ne imanın kabul etmesi mümkün değildir. Çıkardıkları kanunlarla bu açık ve kesin ihaneti suç olmaktan çıkardılar. Ancak, vicdanlarda bunun hesabını hiçbir zaman veremeyecekler. Ülke göz göre göre bir felaketin eşiğine getirilmiştir. AKP’ye bir defa daha iktidar vermek, bebek katilinin serbest bırakılması, siyaset yapması ve ülkenin bölünmesi demektir. Yapılan kamuoyu yoklamaları bu milletin yüzde 92’sinin bu rezilliğe hayır dediğini ortaya koyuyor. Bu durum ümidimizi daha da arttırmış ve sandığın önüne konulmasıyla birlikte bu milletin bu karanlık döneme bir son vereceğini en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlamıştır.

ORHAN KARATAŞ

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.