SON DAKİKA

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

CHP nereye?

KÖŞE YAZILARI

Halının Altına Süpürmediler, Kullanıyorlar

Bu haber 25 Eylül 2014 - 10:05 'de eklendi ve 26 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’deki temaslarından yansıyanları ibretle ve hayretle takip ediyoruz. Tutarsız, çelişkili, teslimiyetçi, duruma göre vaziyet alan AKP zihniyetinin yeni versiyonlarıyla ve kayıp ve teslimiyetin yeni türevleriyle karşı karşıyayız.

Ne istendiyse verdiler

Her şeyden önce Erdoğan’ın hiç kimseyle istişare etmeden, kimseye danışmadan, tamamen kendi ufkuyla sınırlı kararlar alması ve hükümeti bağlayan açıklamalar yapması davul ve tokmak dengesizliğinin yeni ve ileri bir örneğidir. Hatta, sadece hükümet adına kararlar alıp sözler vermekle yetinilmemiş, Meclis iradesi de cepte sayılmıştır. Bu kadarla da kalmıyor, Türkiye’de söylenenlerin tamamı ABD’de unutulmuş ve tam tersi açıklamalar yapılmıştır. Bu çelişkide halının altına süpürülme korkusunun etkili olduğu son derece açıktır. BOP yolunda ne istenmişse hepsine “tamam” denilmiş ve daha fazla Müslüman kanı akıtılması, bölgenin kendi deyimleriyle daha çok batağa dönüşmesi için tam bir teslimiyet gösterilmiştir.

Açıklamayı Kerry yaptı

Türk askerinin bataklığa sürülmesiyle ilgili verilen sözlere ait açıklamanın ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’den gelmesi ayrı bir skandaldır ve BOP yolunda hangi teslimatların yapıldığının belgesidir.Kerry, Türkiye’nin koalisyonun önemli bir parçası olduğunu ve ön cephede bulunacağını ilan etmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’da “Askeri ve siyasi üzerimize düşeni yaparız” diyerek, bu açıklamayı doğrulamıştır. Ortada henüz bir meclis kararı yoktur, hükümetin bilgisi bulunmamaktır, ama Cumhurbaşkanı Türk askerinin bataklığa sürülmesinde bir sakınca görmemiş ve bu yönde karar alıp söz vermiştir.

Akdoğan’ın telaşı

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan telaşla yanaşma ve besleme takımını hemen toplamış ve durumu kurtarabilmek için bir takım beyanlarda bulunmuştur. Akdoğan’ın “askeri destek illa kurşun sıkmak anlamına gelmiyor. Lojistik ve istihbarat anlamında da işbirliği olabilir. Tavrımız net, Türkiye terörle mücadelede her türlü işbirliğine hazırdır” sözleriyle Türk askerinin bataklığa sürülmesiyle ilgili Cumhurbaşkanının sözlerine yeni anlamlar yüklemeye çalışması, beyhudedir. Lojistik ve istihbarat işbirliği Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ABD’ye gitmeden önceki teziydi. Orada beyzbol sopası devreye girdi ve bu sözler unutuldu. Nitekim, dönüşte daha önce bir çok örneğini gördüğümüz gibi, Akdoğan’ın da okkalı bir azar yemesi, sözlerinin havada bırakılması ve kendisine yeni bir ayar verilmesi, bizi kesinlikle şaşırtmayacaktır.

PKK terör örgütü değil mi?

Durumdan vazife çıkaran yanaşma ve besleme takımının hiç vakit kaybetmeden, IŞİD’in vahşi bir terör örgütü olduğundan dem vurduklarını ve Türkiye’nin bu duruma seyirci kalamayacağını söyleyip askerin bataklığa sürülmesini hazmettirmek için üzerlerine düşeni yapmaya çabaladıklarını, ibretle izliyoruz. Bu hazmettirme ekibine birileri, “IŞİD mutlaka mücadele edilmesi ve ortadan kaldırılması gereken bir terör örgütüdür de, PKK ve PYD nedir? Musul konsolosluğumuzu yapılan uyarılara rağmen niçin boşaltmadınız ve vatandaşlarımızı bu vahşi örgütün eline rehin verdiniz? Kimin terör örgütü olup olmadığına ABD menfaatlerine ve BOP hesaplarına göre mi karar veriliyor? ” diye sorarsa, ne cevap vereceklerini gerçekten çok merak ediyorum. Aynı soru sayın Cumhurbaşkanı da dahil, IŞİD üzerinden bir kahramanlığa soyunan herkes için geçerlidir ve mutlaka cevap beklemektedir.

Tampon bölge!

AKP’nin ne kadar ciddiye alındığını ortaya koyan bir başka yakıcı örneği bütün dünya yine ibretle izlemiştir. Tampon bölge ve uçuşa yasak bölge oluşturma teklifi ne yazık ki, çok ciddiye alınmamıştır. Ağır ve büyük bedeller ödendikten sonra AKP’nin MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin 6 yıl önce yaptığı öneri noktasına gelmiş olması bir gelişme olsa da, bunu ABD’nin insaf ve inisiyatifine bırakmak beyhude bir çabadır. Türk askerinin varlık sebebi, BOP yolunda sonu kestirilemeyen bataklıklara sürülmek değil, Türkiye’nin varlığını ve birliğini korumaktır. Dolayısı ile ülkenin güvenliğini ilgilendiren tedbirleri ABD’nin izni ve inisiyatifine bırakmak, milli hükümetin yapacağı bir iş olamaz.

Büyük Kürdistan’a yol veriliyor

Terör tanımının ve alınan tedbirlerin sadece IŞİD’le sınırlı kalması,

PKK ve PYD başta olmak üzere büyük Kürdistan peşinde olan hainleri daha da ümitlendirecek ve cesaretlendirecektir. Bu durum aynı zamanda IŞİD’in ne olduğunu, nereden çıktığını ve ne işe yaradığını da bir defa daha net şekilde ortaya koyuyor. Nitekim, bu bahaneyle Barzani konumunu daha da güçlendirmiş, PYD uluslararası yardım ve destek alacak duruma gelmiş, PKK’da onlardan geri kalmamak için yeni ihanetler sahnelemeye ve kalkışma provaları yapmaya başlamıştır. IŞİD cambazına bakarken ihanetin en büyüğü arkadan yürümektedir ve bu durumun görmezden gelinmesi, nasıl bir oyun oynandığını bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Açık ve aleni şekilde, Büyük Kürdistan ihanetine yol veriliyor.

İşin aslı

Neresinden bakılırsa bakılsın, bölgede kaybeden, zor duruma düşen ve bölünme tehdidi daha da büyüyen ülke Türkiye’dir. BOP’un hedeflerinden birinin de Türkiye olduğunu ilan edenler, şimdi de gereğini yapıyorlar. Halının altına süpürülmek yerine kullanılmayı kabul edenleri de Eşbaşkan olarak bu projelerinde kullanıyorlar. İşin aslı budur.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.