Asikurtlar©

HADİ PROFESÖR BUNLARI DA AÇIKLA!

HADİ PROFESÖR BUNLARI DA AÇIKLA!
26 Aralık 2016 - 14:06 'de eklendi ve 3918 kez görüntülendi.

Vatan, millet denince mangalda kül bırakmayan Sayın Profesör, her şeyi bilen, her konunun uzmanı olan Sayın Profesör, cephe de savaşan asker(ler)in, askeri sırlarını açıklanamayacağını ne hikmetse öğrenememiş…

Aslın da, “öğrenememiş” demek bile ağırıma gidiyor…

Hani halk arasında, “gavur gibi biliyor” derler ya…

Aslında “gavur gibi” biliyor, fakat onun derdi başka!..

Onun derdi, “Sahra koşullarında bile kullanılacak banyolar varken bunların yollanmamasından ötürü askerler operasyon başladığı günden beri banyo yapamadıklarını ancak teneke bulurlarsa su ısıtıp yıkandıklarını söylüyorlar. Kılık kıyafet ikmali olmadığı için toz çamur içinde olduklarını söylüyorlar. Askerler beslenme sıkıntısı olduğunu söylüyorlar. Kilis’te devlet hastanesinde yaralı olarak gelen askerler kendi ceplerinden aldıkları gıdalarla karınlarını doyurduklarını söylediler.” diyerek, milleti ajite etmek, galeyana getirmek!..

Böyle bir durunda askerlerinize moral vereceğine…

Böyle bir durumda milletimizin yüreğine su serpeceğine…

Çok bilen Sayın Profesör kalmış, “savaş alanın da banyodan”(!) bahsediyor…

Kendi yaşadığım bir kaç olayı anlatayım:

Yıl 1998…

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, PKK’ya karşı başlattığı Murat Operasyonu…

Murat Operasyonu, Muş, Elazığ, Bingöl, Diyarbakır arasında 16 bin kilometrekare genişliğindeki alan içinde gerçekleşen bir operasyondu…

O gün Türk askerinin neler yaşadığını bilen oldu mu?

-Hayır…

Ama ben tek cümle ile yazayım:

Vatanın bekası için operasyon bölgesinde banyo yapama imkanı olmadığı için bitlendik…

Yıl 1996-2001…

Kış koşulları gereği, 5 yıl kar suyu eriterek banyo yaptık…

5 yıl boyunca kış koşulları nedeniyle ekmek kızakla geldi…

Gelemediği gün, ne bulduysak, onu yedik…

Belki bunlar en basiti…

Fakat bunları o gün kimse bunları anlatmazdı, her yerde duyamazdınız…

Çünkü askerinin savaş durumunuzdaki hali, milleti için çektiği çileyi, İKK gereği kimseyle paylaşmazdı!..

Anası, babası, eşi halini, hatırını telefon açıp sorduğunda; Asker(ler): “iyiyim” der, hiçbir şeyden bahsetmezdi!..

Şikâyet etmezdi…

Öyle anlar vardır ki; aç kalmak, banyo yapamayıp, bitlenmek bunların yanında hiç kalır!..

Çünkü görev kutsaldır; ya ölünür, ya da kalınır…

Çünkü bu vatanın sınırları şehit kanları ile çizilmiştir…

Bu vatanın toprağı şehit kanı ile yorularak vatan yapılmıştır…

Öyle basın toplantısı yaparak; “hariçten gazel okuyarak” değil!..

Aslında böyle bir durumun günlük siyasi çekişmelere malzeme edilmesi ‘garibime gitmedi’ desem yalan olur…

Çünkü her şeyi bilen Sayın Profesör nasıl olur da böyle bir gaflete düşer?

Nasıl olur da böyle bir durumu çıkıp bir basın toplantısında açıklar?!..

“Düşmana askerlik, vatana ihanettir” mi diyelim?!

-Demiyorum… Diyemiyorum…

Fakat bunu da Sayın Profesöre hiç yakıştıramıyorum!!!

Bu Sayın Profesör basın toplantısı yapıp askerinizin vatan için cephede çektiği çileyi açılıyor da, Fetöcü Mümtazer Türköne’nin evinde kapının arkasına niye saklandın? Seni orada gören kişiye, “Beni burada gördüğünü sakın yazma” diyerek yalvardın mı? diye soruyoruz.

Çıtı çıkmıyor…

“2005 yılında genel başkanımız beni çağırsa, Ümit odan bu, makamın şu deseydi, ben asla muhalif olmazdım, beni de o şekilde tamamen bitirmiş olurdu” diyordun, istediğini Sayın Devlet Bahçeli sana verdi. Niye arkana bile bakmadan bırakıp kaçtın? diyoruz.

Çıtı çıkmıyor…

Devlet Bahçeli’yi savunmak, Anayasa’nın ilk 3 maddesini savunmaktır” diyordun. Ne oldu da Sayın Devlet Bahçeli’yi sattın diyoruz.

Çıtı çıkmıyor…

“Örneğin radikal dinciliğin temsilcisi olma iddiasını taşıyan MSP/RP çizgisinde, lider hegemonyası CKMP/MHP den çok daha güçlü iken, CKMP/MHP’nin lider olgusunu sürekli vurgulayışı CKMP/MHP yi parti içi demokrasiden yoksun tek parti konumuna düşürmüştür. Keza devletin demokrasiden daha önemli olduğu şeklindeki açıklamalar, partiyi, proleterya diktatörlüğünü savunan veya milli egemenliği reddeden partilerden daha anti-demokrat bir konuma itmiştir.” diyerek Rahmetli Başbuğumuzu “Diktatör” diye suçladınız mı? diyoruz.

Çıtı çıkmıyor…

Sayın Profesör, askerin cephedeki sırların açıklamaya kadar düşmüşse…

Bu Sayın Profesör, bir basın toplantısı yapsın ve sorularımızın cevabını açıklasın…

Bizleri ve sevenlerini merakta bırakmasın…

 

Cengiz KORKMAZ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER