SON DAKİKA

Evet, Yine Bahçeli…

Gündem Yazıları

Yenikapı Ruhu….

Gündem Yazıları

Habur’un Devamı ve Akp’nin Tedirginligi

Bu haber 17 Ocak 2013 - 14:27 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir AKP’nin geride bıraktığımız Salı günü gerçekleştirdiği meclis grup toplantısında Başbakan Erdoğan’ın konuşmasını dinleyince hafızalarımızda birden Habur’da PKK’lıların kahramanlar gibi karşılanması süreci geldi. İmralı’daki terörist başı ve diğer PKK’lı teröristlerle oturulan pazarlık masalarındaki gelişmeleri bu ölçüde değerlendirerek başlamak istiyorum. Zira bugünlerde yaşanılan süreç o günlerin devamı niteliğindeki, Türk Milleti’ni adım adım ve sistemli bir şekilde, alıştıra alıştıra bölünme ve ayrıştırmaya bir başka deyişle Türkiye’nin özerklik ve federasyon modeline doğru geçişinin sağlanmasının birer ürünüdür. AKP, bu anlamda ABD ve AB’ye verdiği taahhütler sebebiyle Türkiye’nin ayrışması işlemini süreçlere yayarak gerçekleştirmek ve böylelikle Türk Milleti’nden gelecek tepkileri ve reddiyeleri adım adım azaltarak gerçekleştirmek istemektedir. 19 Ekim 2009 tarihinde Habur’daki rezalet hala akıllardadır. Kandil’den gelen eli kanlı teröristlerin kahraman edasıyla karşılanması, gelenlerin sınırdan içeri girer girmez devlete meydan okurcasına yaptıkları “Bizler, Kürt sorununun çözümü, onurlu bir barış ve Türkiye’nin demokratikleştirilmesi için başlatılan süreçteki tıkanıklığın önünü açarak sürecin gerçek bir barışla sonuçlanması için, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısı üzerine, bu sürece mütevazı bir katkı sunmak için Türkiye’ye gelme kararını veren barış grubuyuz. Gelişimizin, 221. Maddeden yararlanma gibi bir amacı yoktur.” açıklamaları ve bunun akabinde karşısına çıkarıldıkları mahkemede aynı terörist grubun rahatsız oldukları gerekçesiyle duvarda asılı bulunan Türk Bayrağı ve Atatürk resminin indirilmesi Türk Milleti tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştır. Teröristlerin giriş yapmalarının hemen ardından “Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur. Türkiye’de iyi güzel şeyler umut verici gelişmeler oluyor.Bunu son derece olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.” diyen Başbakan Erdoğan ise Türk Milleti’nin gösterdiği tepkiler sonrasında hemen bu görüşünden çark etmiş ve sanki yukarıdaki cümleleri kendisi söylememiş gibi davranmıştır. Sonraki zamanlarda ise AKP’liler ile BDP’lilerin Habur’u beraber organize ettikleri ve en ince ayrıntısına kadar olayı planladıkları Ahmet Türk’ün açıklamalarıyla beraber ortaya çıkmıştır. Teröristlerin AKP’liler tarafından ellerini kollarını sallayarak nasıl salıverildikleri, bu konuda dönemin İç İşleri Bakanı olan Beşir Atalay’ın neler yaptığı ve hatta iddia edildiğine göre “Yeni bir sürece giriyoruz. Askerler rahatsız, tedirgin. Olabildikçe, yani hiçbir olaya meydan vermeden bunu geçiştirmemiz gerekir” sözlerini Ahmet Türk’e söylediği kamuoyuna yansımıştı. Habur’da Türk Milleti’ne yenilen AKP iktidarı, bunun bir “yol kazası” olduğunu ifade etmiş ve ilerleyen dönemlerde de benzer girişimlerin olabileceğini işte o zamanlardan vermişti. Hatta birçok AKP’li ile birlikte, AKP zihniyetindeki yazarlar bu olaydan ders alınarak yeni süreçte daha dikkatli olunması (yani Türk Milleti’ni uyandırmadan ihanet projesinin yürütülmesi) gerektiğini ifade etmişlerdir. Bugünlerde yaşananlara baktığınızda AKP’nin Habur’dan edindiği tecrübeyle ihanet yolunda ilerlediğini görüyoruz. Ortada ki oldukça planlı, koordineli ve bir birine yol açan tarzdaki söylemlerle AKP-CHP-BDP-Terörist başı-PKK ortaklığı inanın gözlerden kaçmıyor. Hatta terörist başının kardeşinin yaptığı açıklamalar dahi bu ortaklığa ve koordinasyona dâhildir. Söylediği sözlere bakılırsa dersine iyi çalıştırıldığı (!) ve hocalarının bu anlamda konuya ne derecede büyük önem verdiği belirginleşiyor. Ancak AKP ve suç ortakları ne yaparlarsa yapsınlar amaçlarına ulaşamayacaklardır. Dün Habur ile gün yüzüne çıkan hainliği ve ahlaksızlığı asla kabul etmeyeceğini ilan eden Türk Milleti’nin tepkisi karşısında geri adım atmak zorunda kalan AKP, bu sürecin devamında da mutlaka geri adım atmak zorunda kalacaktır. Elbette o gün de, tıpkı dün yaptıkları ve alışkın oldukları gibi şuanda yürüttükleri politikaları, söylem ve eylemlerini inkâr edeceklerdir. Bunun AKP’nin siyasi karakteri olduğu çok net bir şekilde, tecrübelerle sabittir. Başbakan Erdoğan bu süreçte oldukça tedirgin olduğu son grup toplantısında terörist başı ile görüşmelere, pazarlığa, PKK’nın taleplerini hayata geçirme girişimlerine, şehitleri yok saymaya, Türk Devleti’nin ve Milleti’nin aşağılanmasına, bölünmeye müsaade etmeyen ve tepki gösteren MHP’lilere yönelik “içine düştükleri çamur deryasında iyi oyalanmalar” sözlerle daha da net anlaşılmaktadır. Ancak ilginçtir Başbakan Erdoğan “çamurluk, çukura batma, alçaklık, şerefsizlik” gibi kelimeleri, hele de konu PKK olunca böyle dönemlerde ağzından pek düşürmüyor. Ama bir türlü PKK ile görüşmenin, oturmanın, müzakere ve pazarlık etmenin “namussuzluk, şerefsizlik ve alçaklık” olduğunu belirtmesine rağmen PKK ile görüşen, İmralı canisi ile kucaklaşan, terörist cenazelerinin ardından ağıtlar yakarcasına cümleler kuranın kendileri olduğunu da nedense unutuveriyorlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.